Bankaların trendlerini izlerken bir dönem çokça konuştuğumuz konuları da bir kenara bıraktığımızı farkediyoruz.

Örneğin 2011'in son ayları ve Ocak civarında bankaların kredi iştahlarındaki düşüşü konuşur olmuştuk. Bu dönemde 12 aylık 5.000 TL krediler yükselmişti. Mart'ın son iş günü itibarıyla baktığımızda ise, kredi onayların ve vade sürelerinin esnediğini, faiz oranlarınınsa gerilediğini gördük.

Bankaların aldığı önlemler doğrultusunda hayatımızda yükselen ve gözden yiten kavramları bir hatırlayalım. Borç yapılandırma - borç transferi gibi kampanyalar bir süredir gündemde değil.

Borç transferi bizim de sıklıkla bahsettiğimiz kredi / kredi kartı borçlarınızın büyüdüğünü hissettiğiniz anda camı kırıp alarma bastığınız bir kredi ürünü.

Borç transferi yapmaya karar verdiğinizde tüm borçlarınızı bir noktada toplamak, aynı faiz oranıyla ödemeleri yapmak ve takibe düşmekten korunmak gibi avantajlar kazanırsınız. Başvuruda bulunduğunuz banka, ilgili hesapları inceler ve bu hesaplara gönderilmesi gereken tutar ederinde size kredi çıkarır ve bu para sizin elinize değmeden bankalar arasında değiş tokuş edilir. Siz borçlu olduğunuz hesapları kapatır. Kredinizi aldığınız bankaya, eşit taksitler halinde borcunuzu ödemeye başlarsınız.

Borç transferi ile ihtiyaç kredisi arasında ne fark var?

Yukarıda da anlatmaya çalıştığımız üzere aslen, bu ikisi arasında bir fark yok. En önemli fark paranın bankalar arasında değiş tokuş edilmesinden doğabilecek operasyon maliyetlerinden ötürü daha farklı işlem ücretleri ve faiz oranları mümkün olabilir.

Bir de paranın bankadan bankaya aktarılması ile kişinin insiyatifine bırakılması önemli bir fark. Yani eğer borçlarınızı kapamak üzere kredi alıyorsanız, kendinize hakim olun ve plana uyun!