WebrazziSummit gününde, biz de bir kısım sosyal medya ve e-ticaret görüşlerimizi paylaşmak istedik. Bizler alışkanlıklarımızla yaşayıp onlarla varoluyoruz. En zor kırılanlar ise eski alışkanlıklarımız. Peki ne oldu da 140 karakter ile kendimizi ifade edip facebookta birbirimizi izler olduk? Alışveriş alışkanlıklarımızdan, yaşam biçimimize, kullandığımız markalara kadar her alanda etkili ve sürekli güncellenene bu kanallar çeşitli iş kolları yaratarak, alanlar yaratarak sürekli büyüme gösteriyorlar.

Geleneksel pazarlama ve medya yöntemlerinin artık kesmediği, bilgi paylaşım ağının an be an örüldüğü ve sizin için bu ağı örmeye hevesli bir fan grubunuz varsa
işiniz çok kolay!

Hepimiz işlerimizin başına oturduğumuzda günlük işlerin yanı sıra bir yandan facebook, twitter gibi hesaplarımızı kontrol ediyor, o günün trendleri hakkında düşünmeye konuşmaya ikna oluyor hatta bazen zorlanıyoruz. Bu süreçlerin tamamını ise, dereceli olarak yakın çevremiz yürütüyor. Tavsiye etmek, beğenmek gibi basit paylaşımlarla ve bazen WOMM çalışmaları ile etki ve ilgi büyüyor.

Dolayısıyla markalar reklam ve pazarlama çalışmalarında, yaratılan mecrayı da göz önünde bulundurarak bizlere;

Parçası olmak isteyebileceğimiz,
Değer yaratmış ya da değer yaratmayı vaadeden,
Mecranın özelliklerini doğru kullanan ancak gasp etmeyen, irrite etmeyen bir sosyalleşme ve iletişim çabasında olmalı. Böylece önce like edeceğimiz sonra satın alıma gideceğimiz markalar doğuyor! Ki bunların ilk temsilcileri de e-ticaret siteleri gibi görünüyor. Önce mantıklarını, çalışma yapılarını ve yaklaşımlarını seviyoruz sonra dünyanın en zor işlerinden birini, henüz ortada olmayan bir ürünü bize satabilmelerini, tüm teferruatına rağmen makul buluyoruz.

Etrafınızda bunu başaran markalar, iletişim çalışmaları mutlaka ki var. Bize bir kaç sevdiğiniz benimsediğiniz örnek vermek ister misiniz? Yorumlarınızı bekliyoruz!