Merkez Bankası (TCMB) haftaya beklenen açıklamayı yaparak başladı ama zorunlu karşılık oranlarını tahminlerin üzerinde artırdı. Bankaların fon maliyetlerini artıran ve kaynaklarını daha da  kısıtlayan bu son karar, bugün tüketici kredisi faizlerinde artış olarak yansıma buldu. Bankalar kararın ardından konut kredileri, taşıt kredileri ve ihtiyaç kredilerinde faizleri yükseltmeye başladı. 

TCMB Başkanı’nın son açıklamalarına göre düşük faiz ve yüksek zorunlu karşılık oranlarından oluşan bu politika, gerekirse uzun bir süre devam ettirilecek. Zira bu kararların hem cari açık hem de enflasyon hedeflemesi üzerinde olumlu etkileri olması hedefleniyor. Tedbirlerin özellikle kredi genişlemesi üzerine etkileri gözlenecek ve gerekirse ilave tedbirler alınacak. Bu da ilerleyen dönemlerde kredi faiz artışlarının devamı ihtimalinin indirim ihtimalinden daha yüksek olduğuna işaret ediyor. Zira 2011’de de kredi talebinin devamı öngörülüyor. Daha önce de bu tedbirlere ek olarak konut kredilerinde %25 peşinatı, KKDF oranının %10’dan %15’e çıkarılması gibi kredi miktarını ve maliyetini etkileyecek kararlar da alınmıştı.

Gelelim rakamlara:  Merkez Bankası kredilerde 2011 yılı için %20-25 aralığında bir büyüme temenni ediyor, hedefliyor. Bir de kısa vadeli fon kaynaklarıyla mücadele ediyor. Bunun için zorunlu karşılık oranlarındaki artış vadeye göre çeşitlenmiş durumda… 12. Kasım.2010’da tüm vadeler için uygulanan zorunlu karşılık oranı ‘%6’ iken Aralık,2010 ve Ocak,2011’de yapılan artırımlarla vadesiz mevduata uygulanan zorunlu karşılık oranı %6 artırılmış oldu. Bu artışlar, 1 ay kadar vadeli mevduatta %4, 3 aya kadar vadeli mevduat % 3, 6 aya kadar vadeli mevduatta ise %1 oranında gerçekleşti. Uzun vadeli mevduatların zorunlu karşılık oranlarında indirim bile yapıldı.  6 ay-1 yıla kadar vadeli mevduat karşılık oranı değişmezken, 1 yıl ve daha uzun vadeli mevduata uygulanacak zorunlu karşılık oranı %1 düşürüldü. Bu gelişmeler paralelinde bankaların mevduat fiyatlamalarında da vadeye göre çeşitlemeler olması bekleniyor.

Karar Tarihi

Vadesiz

1 aya kadar

3 aya kadar

6 aya kadar

1 yıla kadar

1 yıl ve daha uzun

Birikimli

Mevduat/Katılım Fonu dışı diğer

12.Kas.10

6

6

6

6

6

6

6

6

17.Ara.10

8

8

7

7

6

5

5

8

24.Oca.11

12

10

9

7

6

5

5

9

TCMB kararlı adımlarla ilerliyor! Ancak kararları hem yurtiçinde hem de yurtdışında tartışılıyor. Alışılan stratejilerden farklı olarak aynı anda birden fazla hedefleme yapan Merkez Bankası’nın başarılı olup olmayacağı birçok kesim tarafından izleniyor. Kararların birbiriyle çeliştiğini düşünenler de, anlamaya çalışanlar da süreci ve sonucu merak ediyor. Hatta ‘deney’ diye niteleyenler bile var. Ancak başarıları ve başarısızlıkları ile  ‘case study’ olmaya aday, üniversitelerde işlenecek türden bir süreç yaşanıyor!

Bu kararın ardından banka bazında yapılan faiz değişikliklerini de, bunun kredilerin toplam maliyetine etkilerini de çok yakında paylaşacağız.

Finansçı olmadığı halde konuyu anlamak isteyenler için kısa bir açıklama:

Bankalar topladıkları mevduatın belli bir yüzdesini TCMB nezdindeki hesaplarında tutmak zorundadır. Buna zorunlu karşılık deniyor. Bir başka ifade ile zorunlu karşılıklar, bankaların yarattığı kaynağın kredi vermek gibi amaçlarla kullanamadığı kısmı. Zorunlu karşılık oranını TCMB tayin ediyor. Bu oran artınca bankanın TCMB’ye transfer edeceği miktar arttığından kendi fon kaynaklarında azalma sözkonusu oluyor. Aslında bankalar bu hesaplarına eskiden faiz de alıyorlardı. Ama TCMB onu da kesti.  Durum özetle bu! Düşük faiz politikasını devam ettirme niyetinde olan TCMB, zorunlu karşılıklar ile bankaların fon kaynağını kısıtlarken maliyetini de artırmış oluyor. Böylece bankaların kredi verme iştahını sınırlamaya çalışıyor.