Merkez Bankası, Kasım ayında başlattığı sıkılaştırma politikasına paralel olarak zorunlu karşılıkları birkaç gün önce yeniden artırdı. Gerekirse daha da artıracağını açıkça belirtiyor. Amaç ülkedeki kredi genişlemesini sınırlayarak cari açığı en azından bir koldan kontrol altına almaya çalışmak! Elbette önlemler sadece bireysel kredilere yönelik değil, ticari, kurumsal tüm kredileri içeriyor. Bizi şimdilik bireysel krediler ilgilendirdiğinden, şu ana kadar alınan kararların konut, taşıt ve diğer kredilere gerçekte nasıl yansıdığına bakmak istedik.

Geçtiğimiz hafta artırılan zorunlu karşılık oranları, Nisan ayından itibaren yürürlüğe girecek ve 15. Nisan’da fiilen uygulanacak. Bu kararın etkilerini ilerleyen zamanlarda göreceğiz. Şimdilik birkaç bankanın kredilerde bir miktar faiz artırımına gittiğini söyleyebiliriz sadece. Garanti Bankası ve Denizbank bunlar arasında… 

Zorunlu karşılıklarda bundan bir önceki artış kararı 24.Ocak.2011’de alınmış, Şubat ayında da uygulamaya konmuştu. Bazı bankalar faiz oranlarında bir miktar artışa gitmiş, bir kısmında da hiçbir değişiklik olmamıştı. Ancak sektörel ortalamaya bakıldığında görünen o ki; genel olarak bu süre zarfında tüketici kredilerinde ne kredi yavaşlamasından ne de kredi faizlerinde talebi etkileyecek boyutta bir artıştan bahsetmek mümkün! 

Rakamlara anlatalım: 2010 yılı tüketici kredilerinin altın yılı oldu. Özellikle yılın son ayında tüketici kredi hacmi %3.75’lik aylık artışıyla büyümenin en çok yaşandığı ay oldu. TCMB’nin yayınladığı ‘Bankalarca TL üzerinden açılan kredilere uygulanan faiz oranları’ verilerine göre ise, 2010 yılsonu itibariyle Türkiye’de verilen konut kredilerinin ortalama yıllık faizi %9.58, taşıt kredilerinin faizi ise %9.33 olarak gerçekleşti.  18.Mart.2011 tarihi itibariyle ise bu oranlar konutta sadece %9.73’e, taşıt kredilerinde ise %10.56’ya yükselmiş durumda. Görüldüğü üzere özellikle konut kredi faizlerinde kararlara rağmen değişim çok küçük ve talebi etkileyecek boyutta değil! Peki, bankalar kredi verirken seçici davranıp kredi musluklarını kısmış mı? Bu sorunun yanıtı da şimdilik ‘hayır’ görünüyor. Zira Şubat ayında uygulamaya konulan bir önceki zorunlu karşılık artış kararının ardından kredilerde genişleme devam etmiş: 18.Şubat-18.Mart.2011 arasındaki bir ayda, tüketici kredileri %2.79 büyümüş durumda… Bu oran 2010 Aralık ayı büyümesinden küçük olsa da 2010 yılının 8 ayında görülen aylık büyümenin üzerinde! Kredi türü bazında incelendiğinde ise aynı dönemde konut kredileri %2.29; taşıt kredileri %1.93; diğer krediler(ihtiyaç, kredili mevduat hesabı vs) %3.31 büyümüş görünüyor. Dolayısıyla yeni kararların etkisiyle bir miktar değişen kredi fiyatlamalarının talebin yönünü değiştiremediği ya da bankaların kredi verme iştahını çok da bastırmadığı sonucuna varmak mümkün!

Zorunlu karşılıklar bir kez daha artırıldı. Bundan sonraki süreçte tüketici kredileri karardan nasıl etkilenecek gözden geçireceğiz. Ancak görünen o ki; Merkez Bankası kredi yavaşlaması konusunda ısrarcı olacak. Hatta kredi genişlemesini yavaşlatmayan ya da öngörülenden fazla büyüyen bankaların uyarılacağı şeklinde söylemler de var ortada! Zaten bankaların kredi pazar paylarının birbirinden çok farklı olduğu düşünülürse bir bankanın öngörülenden fazla büyümesi sektör genelini çok değiştirmese de pazar payı yüksek bankaların büyümesi önemli hale gelecektir diye düşünüyoruz. Bu süreçte kredilerde rekabetin boyutu da değişebilir. Bu sebeple “Kredi almadan önce bankalar arası karşılaştırma yapmayı ihmal etmeyin” diyoruz.