Kredi genişlemesine önlem alınma politikaları sonrasında ‘ kredi notu ‘ kavramının hayatımıza gireceğinden ve her bireyin kişisel kredi skoru olacağından sıkça bahsetmiştik. Bankalar, tüketicilerin kredi skorlarına göre faiz oranlarında uygulamalar yapacak. Kredi faizleri yükseliyor diye basitçe düşünmek hata olacak artık. Çünkü her birey kendisine özgü değerlendirilip, çeşitli imkanlardan yararlanabilecek.

Tüketicilerin kredi skorlarına göre, kredi alırken borçlanma şartları değişiklik gösterecek. Borçlanma maliyetinde avantaj sağlamak istiyorsanız, kredi skorunuzun yüksek olması gerektiğinin bilincinde olmalısınız. Kredi almak icin başvurduğunuz zaman, bankalar sizin ödemelerinizi zamanında yapıp yapamayacağınızı tahmin etmek isterler. Bunun icin de hem şu andaki net gelir hem de geçmis kredi (mortgage, tüketici kredisi, kredi kartı v.s.) bilgilerinizi kullanarak matematiksel bir sekilde hesaplanan kredi notunuza bakarlar. 

Sizin kredi kartı faturalarını düzenli ödeyip ödemediğiniz, kaç adet ve tipte banka hesabınız olduğu, gecikmiş ödemeleriniz, karşılıksiz çekleriniz ve batık kredileriniz, bankanız ile kaç yıldır calıştığınız, şu andaki toplam borç miktarınız gibi bilgiler kredi notunuzu belirler.

Bilgiler Kredi Kayıt Bürosu’nda tutuluyor

Kredi-Finans kuruluşları (Bankalar, Finans kurumları, Sigorta şirketleri, Tüketici finansman şirketleri vb) Bankalar Birliği’nin de desteğiyle kredi takibini kolaylaştırmak amacıyla Kredi Kayıt Bürosu’nu kurdular. Kredi Kayıt Bürosu, bankalara kredi kartı, kredi başvurusu yapanların ve bu kişilere kefil olanların son 5 yıldaki tüm kişisel,negatif ve pozitif  sicili kredi bilgilerini saklıyor. Yani özet olarak Türkiye'de hakkınızdaki kredi bilgileri Kredi Kayıt Bürosu’dan saklanıyor.

Birçok banka, Kredi kayıt Bürosu’na müşterilerinin kredi hesapları ile ilgili bilgi aktarıyor. Yani daha önce bir bankadan kredi ya da kredi kartı kullanmış bir kişiye ait olumlu ve olumsuz bilgiler KKB’de toplanıyor. Kredi kayıt Bürosu; kredi hesaplarına dair bilgileri kredinin kapanmasının ardından 5 yıl süreyle, ödeme performans bilgilerini 36 süreyle, kredi ya da kredi kartı başvuru kayıtlarını ise başvuru anından itibaren 6 ay süreyle kendi bünyesinde saklıyor. Oluşan bu ortak veri havuzu, bankaların kredi tahsis kararlarında referans aldığı kaynaklardan birini oluşturuyor.

Müşteri bilgilerinin saklanmasından tüketiciler rahatsız mı?

Kredi alma şartlarında zorlukların meydana gelmesi ile artık her tüketici bir nevi gözetleniyor. Yani Kredi Kayıt Bürosu tarafından her bireyin mevcut durumu izleniyor. Ancak bununla beraber kişisel bilgiler de tutuluyor. Tüketicilerin bazıları bu durumdan rahatsız ve gelen sorularda bu bilgilerin saklanmasının insan haklarına aykırı olup olmadığını soruyorlar.

KKB’de; Tüketicilerin kredi başvuru bilgileri başlığı altında, geçmişte veya güncel başvurduğu krediler ile ilgili bilgiler haricinde, nüfus cuzdanı ve pasaport bilgileri gibi verilerin yer alması tüketicilerin kafalarında soru işareti yaratıyor.

Bu bilgilerin KKB bünyesinde kredi hesapları kapanışından itibaren 5 yıl, başvuru kayıtlarının ise başvuru tarihinden itibaren 6 ay süre ile saklandığı bilgisini paylaşalım. KKB’nin kredi onay/ret kararı vermemesi ve bankaların kredi vermek için müşteri sicil bilgisi almak için kurulan bir veri sistemi olduğunu da tüketicilere hatırlatalım.