Gezi Parkı olayları hepimizin malumu! Ekonomiye ise belirgin olarak sıcak para çıkışı, borsanın düşmesi ve bono faizlerinin yükselmesi şeklinde sirayet etti. Aslında bu duruma neden olan yalnızca gezi olayları değil!

Gösterilerden kısa bir süre önce FED’in açıklamaları, parasal genişleme döneminin sonuna yaklaşıldığı beklentisini kuvvetlendirdi. Faizlerin yükseleceği endişesi ile diğer gelişmekte olan ülkelerle birlikte Türkiye’den de para çıkışları oldu. Gezi olayları da siyasi risk algısını yükselterek Türkiye’nin risk primini dolayısıyla borçlanma maliyetlerini yukarı çekti. Son duruma FED’in mi yoksa Gezi’nin mi daha etkili olduğu ise tartışılıyor…

Mevduat ve kredi faizlerinde değişiklik yok

Değişen koşullar karşısında bazı bankalar, özellikle 1 aydan daha kısa vadeli mevduat oranlarında yüzde 0,5’in altında küçük artışlar uyguladı. Bir iki bankanın ufak dokunuşları haricinde, kredi faizlerinde değişiklik yapan banka olmadı.

Merkez Bankası verileri de bu tespitimizi doğruluyor. Mayıs ayı başından 7 Haziran’a kadar olan dönemde ihtiyaç, konut ve taşıt kredisi faizleri düşme eğilimini koruyor. Bankalarca TL üzerinden kullandırılan ihtiyaç kredilerine uygulanan ortalama faiz 10 Mayıs’ta yüzde 13,10 iken 7 Haziran’da yüzde 11,81’e geriledi. Aynı kaynağı ve tarihleri baz alarak yaptığımız incelemeye göre konut kredisi faizleri yüzde 8,99’dan yüzde 8,31’e; taşıt kredileri ise yüzde 10,29’dan yüzde 9,57’ye geriledi.

Kredi almanın tam zamanı

Gezi parkı gelişmelerinin piyasaya etkisinin geçici olacağı, ancak küresel şartların belirsizliğini hala koruduğu görüşü hâkim! Merkez Bankası’nın bu hafta ki toplantısında faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmeyeceği bekleniyor. Faiz indirimlerinin sonuna geldiği de bir süredir konuşuluyordu zaten. Sonuç olarak; kredi faizlerinde ilave indirim beklentilerinin de askıya alınmış olduğunu söylemek mümkün. Hal böyle olunca kredi almak isteyenler için doğru zamanlardayız.