Merkez Bankası, dünkü Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından açıkladığı zorunlu karşılıklarda artış kararı ile piyasaları bu kez tamamıyla şaşırttı. Bankalar karara tepkili! Türkiye Bankalar Birliği’nden yapılan ilk açıklamalar; alınan ilk kararların etkilerinin henüz yeterince gözlenmediği, kredilerde %25 artış öngörüsünün kredi türüne göre ayrı ayrı incelenmesi gerektiği, zorunlu karşılıklardaki artışın bankalara yönelik vergi niteliğinde olduğu gibi karşıt görüşler barındırıyor. Bankaların karlılığını bu kez daha fazla etkilemesi beklenen yeni karar ışığında, hem mevduat faizlerinde hem de kredi faizlerinde artış bekleniyor. Kredi faizlerindeki artışın yıllık bazda %1’lere varabileceği konuşuluyor.

Piyasalarda bir süre sonrasına dair zorunlu karşılık oranlarında ikinci bir artış beklenmesine rağmen dünkü kararlar, hem zamanlama açısından hem de artış miktarı açısından beklenmedik bir karar oldu. Yeni belirlenen zorunlu karşılık oranlarındaki artış miktarları bir öncekine göre çok daha fazla! Örneğin Ocak sonunda, 1 ve 3 ay vadeli mevduata uygulanacak zorunlu karşılık oranları %2 artırılmıştı. Yeni kararlar ile zorunlu karşılık oranlarında 1 ay vadeli mevduat için %5; 3 ay vadeli mevduat için de %4’lük ilave bir artış daha söz konusu oldu. Beklenti hem %1-2 arasında olmasıydı hem de karara daha zaman vardı. Banka mevduatlarının özellikle bu vadelerde yoğunlaştığı düşünülürse ilgili kararın bu kez bankalar açısından çok daha fazla önem kazandığını söylemek mümkün. 

Karar Tarihi

Vadesiz

1 aya kadar

3 aya kadar

6 aya kadar

1 yıla kadar

1 yıl ve daha uzun

Birikimli

Mevduat/Katılım Fonu dışı diğer

12.Kas.10

6

6

6

6

6

6

6

6

17.Ara.10

8

8

7

7

6

5

5

8

24.Oca.11

12

10

9

7

6

5

5

9

23.Mart.11

15

15

13

9

6

5

5

13

 

Politika faiz oranlarında ise dünkü PPK toplantısı sonucunda herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Merkez düşük düzeyde faiz ve yüksek zorunlu karşılık oranları bileşiminden oluşan politikasına devam edecek. Gerekirse ilave tedbirler alacağına da yine değiniyor. 

Sonuç olarak, bankaların kredi faizleri ile ilgili alacağı kararlar bir miktar yükselişe neden olsa da düşük faiz ortamını değiştirmeyecek gibi duruyor. Maliyetlerde bir miktar artış olacağı beklense de halen makul seviyelerde borçlanmanın mümkün olabileceğini söyleyebiliriz. Ancak hemen eklemekte fayda var ki;  geçtiğimiz yıldan bu yana beklenen faiz artışlarına başlanması için de piyasalarda yılın üçüncü çeyreği konuşuluyor. Zorunlu karşılık oranları kararı ile bu beklentiyi birleştirince kredi faizlerinde hareketin, bundan sonra da yukarı yönlü olacağını tahmin etmek zor değil!

Dün açıklanan yeni düzenleme, 1 Nisan’dan itibaren geçerli olacak ve 15 Nisan’dan itibaren uygulanmaya başlanacak. Bankalar bu süre zarfında fiyatlamalarını yeniden gözden geçirecek. Bu sebeple kısa vadede kredi almayı düşünenler için ‘vakit nakittir’ diyoruz!