Bir süredir akıllarda olan soru kredi faizlerinin yükselip yükselmeyeceği yönünde. Yalnızca konut kredilerinde değil, tüketici ve taşıt kredilerinde de faiz artışları olması bekleniyor. Dış ticaret açığı nedeniyle, ekonomiyi biraz soğutmak isteyen hükümet, tüketimdeki çılgın talebi bir ölçüde azaltarak önlem alma yoluna gidiyor. Aslına bakarsanız kredi faizlerindeki cazibe, gelir düzeyi belli bir seviyenin üstünde olan insanlar için oldukça iştah açıcı oldu. Dünyanın en pahalı benzinini kullanıyoruz diye ağlayan ülkede araba satışları krize rağmen tavan yaptı.

İnşaat şirketleri tarihlerinin en iyi bilanço sezonlarını geride bıraktılar, bir inşaatı bitirmeden diğerlerine başladılar. Çok düşük faizli ihtiyaç kredisinin tuzağına kapılan bir çok tüketici evlerinde düzenlemelere gitti. Bu durum ekonomide büyümeyi artırsa da, bazı sorunları da beraberinde getirdi. İthalata dayalı üretim sistemi olan Türkiye’de dış ticaret açığı önlenemez bir kabus olmaya devam etti. Şimdi bunu düzeltmek için bazı önlemler geliyor.

Konut alacaksanız; kredi için acele edin ancak doğru karar verin!

Ev almak isteyen tüketiciler faizlerin ne kadar artacağını merak ediyor. Bu soruya ‘Yükselen kredi faizleri cazibeyi etkiler mi’ yazımda cevap vermeye çalışmıştım. Merkez Bankası temmuz ayındaki PPK toplantısında faiz artırımına gitmeyecek gibi duruyor. Faiz artırımını bir süre daha geciktirip, diğer yollarla kredilere kalkan indirme niyetinde. Bu nedenle bankalar artan maliyetler diyerek, faizleri biraz daha yükseltecek. Faiz artışları tüketiciyi elbette etkileyecek. Ancak burada önemli olan doğru karar vermek. Nasıl mı?

Öncelikle ev seçiminiz çok önemli. Kredi faizlerinin yükselmesi sektöre biraz olsun darbe vurabilir. Konut fiyatlarındaki artıştan bahsetmiştim. Bunun büyük kısmı talepten kaynaklanırken, bir ölçüde de artan inşaat maliyetlerinden kaynaklanıyor. Ancak talepteki yüksek artış, artan inşaat maliyetlerinin gerektirdiğinin üzerinde fiyata yansıyor. Bunun nedeni de malum, kar iştahının kabarması. Bu dönemden sonra fiyatlarda meydana gelebilecek bir durağanlık veya düşüş sizin zararınıza olacaktır.

Konut alacağınız bölgeyi iyi araştırın

Kredi ile ev aldığınız için bir sorunla karşı karşıyasınız. Çünkü sizin aldığınız evin değerine artı olarak kredi faizini eklemeniz gerekiyor. Diyelim ki siz 10 yıllık bir apartmanda 200 bin TL’lik bir daire alıyorsunuz. 10 yıllık bir vadede 60 bin TL kredi faizi ödemeniz gerekecek. Bu ev sizin olduğu zaman, apartman 20 yaşında olur ve dairenizin maliyeti 260 bin TL olur. Bu noktada yapmanız gereken inceleme, konut almayı düşündüğünüz bölgedeki, 20 yaş ve civarındaki apartmanlarda, sizin almak istediğiniz özellikteki dairelerin fiyatlarının ne kadar olacağı yönündedir. Eğer 20 yaşındaki bir apartmanda almak istediğinize benzer dairelerin fiyatı 200 bin TL civarındaysa, o evi almaktan vazgeçmeniz akıllıca olabilir.

Konut fiyatları bazı bölgelerde oldukça artıyor. Lokasyon bu konuda çok önemli. Ancak aynı bölgede yeni bir binadaki benzer özelliklerdeki bir daire 350 bin TL olurken, 10 yaş ve üzeri apartmanlarda üst sınır 240 bin TL civarında olabiliyor. Özellikle İstanbul’da deprem yönetmeliğinden önce yapılan evlerde net şekilde tavan fiyat var. Çevresi ne kadar değişirse değişsin, o semt ne kadar gelişirse gelişsin, o tarz evlerin satış fiyatları çok yükselmiyor. Bu nedenle konut alırken, çok iyi araştırma yapmanız gerekli. Faizlerde yıl başına kadar yaşanabilecek artış, ortalama 100 bin TL kredi alacağınızı varsayarsak, size 10 yılda 5-8 bin TL arasında bir artan kredi maliyetine malolabilir. Ancak bundan önemlisi sizin alacağınız evin değerinin, kredi bitiminde alacağınız çevrede ne kadar olacağıdır. Lütfen bunu göz ardı etmeyin.