Kabul edelim, hepimizin kanka olduğunu hayal ettiği bir ünlü var. Mesleki yakınlıktan olabilir, sadece sohbetini sevdiğin için olabilir, “kafalarımız aynı abi” dedirttiği için olabilir… Bir sebepten “kanka elektriği” alırsın bazısından. Misal benim Tarkan’la konser verdiğim bir dolu rüyam var. Nasıl yerleşmişse zihnime, bir gece Harbiye, bir gece Olympia Music Hall turne yapıyoruz. Yine böyle konser verdiğim bir gecenin sabahında “acaba hangi ünlüden iyi yol arkadaşı olur” diye düşündüm ve bir liste yaptım. Hatta yetmedi, artılarıyla eksileriyle irdeledim. Vallahi ortaya güzel de bir liste çıktı. Biri bile gerçek olsa ömürlük anı çıkar, net.

 

İlber Ortaylı – Yaşayan zaman makinesi

İlber Ortaylı – Yaşayan zaman makinesi

İlber Hoca’yı sevmemek çok zor benim gözümde. Tarih gibi ehil olmayan ellerde aşırı sıkıcı işlenebilecek bir konuyu öyle güzel, öyle sempatik, öyle akıcı anlatıyor ki; Malazgirt Savaşı’nı mı anlatıyor üst komşunun yöneticiyle kavgasını mı ayırt etmek zor. Sanki hep bildiğin ama unuttuğun bir şeymiş gibi canlanıyor zihninde ve unutmuyorsun. Lisedeki tarih öğretmenim Necla Hocam da böyleydi ve sayesinde -sayısalcı olarak- asla unutmadığım ufak bir tarih birikimim var.

İnsanın yol arkadaşı hem böyle hoş sohbet hem de aşırı bilgili olunca tatilde mükemmel geçer bence. İlber Hoca’nın, yürüdüğün kaldırımın taşının çıkarıldığı madenin açılması emrini veren kralın şeceresini anlatmaya yetecek bilgisi var sonuçta. İnsanın sıkılmaya fırsatı olmaz. A kalite rehberlik hizmet ve bedava, tam hayal ettiğim şey! Ama tabii cahil cahil sorular sorup sinirlenmemek lazım. ;)

 

Vedat Milor – Gurmelerin gücü adına!

Vedat Milor – Gurmelerin gücü adına!

Benim için yemek en önemli seyahat motivasyonu. Hatta yaşama amacı da diyebiliriz ama uzatmayacağım şimdi. İşte bu yüzden ben yol arkadaşının zeki, çevik ve damak tadına düşkününü severim. Kimse kusura bakmasın ama her gördüğüne “ben bunu yemem”, “ay bu ne be”, “boş ver bunu gel şurada hamburger yiyelim” diyen insandan yol arkadaşı olmaz. Pardon arkadaş demişim… 

Vedat ağabeyin yemek konusundaki bilgisi, görgüsü herkesin malumu zaten. Adam tek bir lokma ile yediği kuzuyu otlatan çobanın kızının düğününde kaç çeyrek takıldığını tahmin edebiliyor. Dünyanın tüm mutfaklarına da hâkim. Nerede ne yenir, en iyisi nerededir, yanında ne içmek gerekir tak tak sayıyor. Böyle bir adamla dünyayı yürüyerek de gezerim ben. Tabii tatil sonunda baskül kırmak gibi bir ihtimal de var ama değer be!

 

Ayhan Sicimoğlu – O hayatın hastası, biz onun!

Ayhan Sicimoğlu – O hayatın hastası, biz onun!

Ayhan Sicimoğlu bu dünyaya gezmek, denemek, anlatmak için gelmiş desem abartmış olmam. Adam “yaşamak” kelimesinin fiziki karşılığı resmen. Hayatını anlatsa roman değil, kadim yazıt olur. Bakın mesela benim üniversite anılarım Taksim’de, öğrenci evinde, kafede falan geçiyor en fazla. Ayhan Ağabeyin sadece bir gençlik anısının mekanı ise asilzade arkadaşının Kuzey İtalya’daki şatosu. “Bu duvarların dili olsa da konuşsa” dediği duvarlarda bilmem kaç yıllık freskler var. Bizim öğrenci evinin duvarında Üçkardeşler Market’in takvimi vardı. Onu da boş kalmasın diye asmıştık. Neyse, ağlamadan konuyu kapatıyorum.

İşte böyle bir adamla dünyayı gezmek nasıl kötü olabilir! O anlatır sen dinlersin, o pişirir sen yardım edersin, o çalar sen söylersin… “Hayat nasıl yaşanır – 101” tadında, dev gibi iyi tatil planı.

 

Ezgi Mola & Enis Arıkan – Yancısı olmak istenen ikili

Ezgi Mola & Enis Arıkan – Yancısı olmak istenen ikili

Açık konuşayım, ben güleni/eğleneni kıskanırım. Ama öyle hasetlenerek değil bak, böyle “ben de sizinle güleydim olmaz mıydı” tadında biraz. Bu ikili de öyle benim gözümde. Taşı sıkıp eğlencesini çıkarıyorlar. Öyle güldürürken düşündürelim kafası da yok. En sevdiğim: Absürt mizah! 

Misal çıktın bu ikiliyle tatile, makarası kukarası, dedikodusu gıybeti sebil gibi akar. Hem gülersin hem anlatır açılırsın. Ayrıca güzel de yiyorlar, tam benlik ikili. 

 

II. Elizabeth – Üzerinde güneş batmayan tatilin kraliçesi

II. Elizabeth – Üzerinde güneş batmayan tatilin kraliçesi

Öncelikle söyleyeyim, babaannem olmasını çok isterdim ama kader işte. Zat-ı şahanelerinin her hareketi içimdeki kontu hazır ola geçiriyor, kayıp veliaht olduğuma dair hayal falan kurduruyor. Kadın 93 yaşını yeni doldurdu ama biraz bükülse de hala dağ gibi ayakta ve fıtı fıtı geziyor. Mis gibi hayat! (Bu arada konu açılmışken yeni yaşın kutlu olsun Lilibeth, burayı okuduğuna eminim.)

“Peki neden iyi bir yol arkadaşı olur?” sorusunu sorduğunu duyar gibi ama duymazlıktan geleceğim. Arkadaşım kadın kraliçe! Uçağı, treni, gemisi, botu bitmiyor. Adımını attığın yerde sarayı var, şatosu var. Bakın otel demiyorum, SARAY! Mükemmel tatile yardım ve yataklık edecek her şey fazlasıyla onda. Sen yine ara istersen ama bundan iyi yol arkadaşı biraz zor yani. 

 

Danla Bilic – “Merhaba arkadaşlar, tatilime hoş geldiniz!”

Danla Bilic – “Merhaba arkadaşlar, tatilime hoş geldiniz!”

Çok net konuşacağım. 30 yaşında bir erkeğim, 1-2 sene öncesine kadar ruj haricinde tanıdığım makyaj malzemesi yoktu. Danla çıktı, sırf muhabbetini seviyorum diye izleye izleye baz, kontur falan bilir oldum. Şimdi Chanel ve Yves Saint Laurent’in insan kaynakları kendi aralarında kavga ediyor benim için. (Şaka tabii ki, küçük bir münakaşa çıktı sadece)

Kız komik, doğal, eğlenceli. Bir de doğruya doğru, bir gustosu var. Giydiği, gezdiği, yediği, içtiği gayet iyi. Yazıya başlarken arkadaşlarımla konuştuğumda ofisteki 20-30 yaş aralığı direk “Danla ile çıkılır bak tatile” dedi. Zihinlere de yerleşmiş demek ki. Kocaman kahkahalar atmaktan çekinmeyen insanlarla zaman geçirmek her zaman zevklidir zaten ya. Somurtkan insanla bakkala bile gidilmez.

 

Tabii şimdi, böyle liste yapmak iyi hoş ama iş gerçek dünyaya gelince öyle istediğinle tatile çıkamıyorsun. Var olan ünsüz kankalarla idare edeceğiz, başka çare yok. :P Kankanla seni istediğiniz yere uçuracak biletleri de nerede bulacağınızı biliyorsunuz tabii artık, siz gitmek istediğiniz yere karar verin yeter. ;)

 

Ucuz Uçak Bileti Bulun