Küreselleşme ile beraber ekonomilerde çarklar farklı dönmeye başladı ve artık halk tabiri ile ekmek aslanın ağzından midesine indi. Bu şartlar çalışanlar için çalıştıkları işte kalabilme durumu da güçleşti. Bu dönemde bir de krizin eklendiğini düşünürsek, işten çıkarılmalar büyük bir risk teşkil eder halde. Kısacası iş garantisinin oldukça zor olduğu bir dönemdeyiz.

Ben de yazılarımda bireysel hesaplarda risk yönetimi yaparken, bütçe planlarında yer alabilecek risklerden bahsederken, ilk sıraya ‘ işten çıkarılma ‘ riskini dahil ediyorum. Böyle bir durumla karşılaşıldığı takdirde, zor duruma düşmemek için önceden planlama yapmak gerekli olacaktır. Borçlanmalarınızda ve özellikle kredi kartı kullanımlarınızda dikkatli olmanız gerekiyor. Bu nedenle harcamalarınızı belirli bir limitin üzerine çıkarmamanızda fayda var.

Harcamalarımda limiti nasıl koymalıyım?

Basit mantıkla yıllık gider toplamınızın, yıllık gelir toplamınızı geçmemesi gerekir. Yıl içerisinde ikramiye vb aldığınızı varsayarsak, yıllık gelir toplamına göre düşünmek faydalı olabilir. İşleriniz yolunda gittiği sürece, yıllık giderleriniz yıllık gelirinizi aşmıyorsa bıçak sırtında bütçenizi dengede tutabilirsiniz. Ancak ters bir durum olduğu ve işten çıkarılmayla karşılaştığınız takdirde, bütçeniz size büyük sıkıntı yükleyecektir. Böyle bir durumla karşılaşmamak için, kötü durumlarda kullanılmak üzere fon biriktirmeniz sizi rahatlatır. Kurtarma fonu adı altında bir birikim için, işleriniz sağlıklı giderken bir birikim yapmanızı öneririm.

Bununla beraber, işten çıkarıldığınız takdirde alacağınız tazminat miktarını yaklaşık olarak hesaplayarak, harcamalarınızın o miktarı geçmemesine özellikle dikkat edin. Yani burada dikkat çekmek istediğim nokta; elinizde kullanabileceğiniz miktarı yaklaşık olarak her zaman belirleyin. Bu miktar sizin limitiniz olmalı. Bunun üstünde harcama yaptığınız takdirde, borç batağına düşersiniz. O limite yakın seviyelerde devam ederseniz, bıçak sırtında bir dengeyle yaşarsınız. Ancak olası kötü durumlarda, bütçe her an açığa düşmek için hazır olur.

Kıdem tazminatı kalkıyor, kişisel tazminat geliyor

Hükümet mevcut kıdem tazminatları konusunda düzenlemeye giderek, kişisel tazminat sistemini getirmeyi amaçlıyor. Bu mevcut yasa ile işçiler işten ayrıldıklarında toplu para alamayacak. Bunun yerine İşsizlik Fonu’na benzer bir yöntemle Tazminat Fonu oluşturulacak ve her çalışan adına açılacak bireysel hesaplarda toplanacak para nemalandırılacak. Fonda biriken paranın kullanımı belirli şartlara ve kurallara bağlı olacak. Yeni sistemin en önemli özelliği ise, herkesin kendi özel hesabını, bu hesapta biriken tutarı takip edebilmesi olacak.

Çalışanın hesabında biriken fona devlet ve işverenler dokunamıyor. Yeni kıdem tazminatı modelinde;

- Çalışanın maaşından veya ücretinden kesilen primler Kıdem Tazminatı Fonu’nda işçi adına bir hesapta toplanacak.


- Çalışana ödeme yapılabilmesi için fona en az 3 yıl boyunca prim yatırılması gerekecek.

- Kıdem tazminatına hak kazanmak için tek bir işverene bağlı çalışma koşulu kaldırılıyor. Buna göre, 3 yıl içinde işten ayrılan bir kişinin primleri sıfırlanmıyor ve Kıdem Tazminatı Fonu’nda değerlenmeye devam ediyor. Yeni işe başladığında yeniden primler aynı hesaba yatırılıyor.


- Yıllık maaş zamları ve fonun getirisi hesapta biriken tutarın artmasına neden oluyor.


- Bu hesaplamada 40 yıl boyunca ücretlerde yıllık yüzde 3, fonun getirisinde de yıllık yüzde 6’lık reel artış olacağı dikkate alındı.


- Çalışanın kıdem tazminatına hak kazanması halinde seçim hakkı var. İşçi dilerse Kıdem Tazminatı Fonu’ndan bu tazminatını çekebileceği gibi, dilerse parasına dokunmayıp değerlendirilmeye devam edilmesini talep edebilir.


- Çalışma hayatı boyunca Kıdem Tazminatı Fonu’ndaki parayı kullanmayan bir kişi, emekliliğinde bu parayı alabiliyor.

Sistem yasalaşırsa tazminat hakkını bireyler takip edecek

Mevcut tasarı onaylanır ve yasa çıkarsa, çalışanlar kendi hesaplarını görme imkanına sahip olacaklar. Yani ne kadar alacaklarını ve tazminat hakkının ne kadara ulaştığı bilgisine erişim hakkına sahip olacak. Bu durumda bireyler, işten çıkarılma riskini bütçeye uyarlayabilirler. Kıdem tazminat fonunda biriken parayı bir mevduat güvencesi olarak görürlerse, buradaki parayı aşmadan harcama yapmaları gerekecektir.

Yıl içinde yaptıkları borçlanma noktasında – özellikle kredi kartlarından taksitle alışveriş yapma durumunda – uzun vadeli borçlanmalarında, işten çıkarılma riski karşısında sahip oldukları tazminat miktarlarını takip ederek, ne kadarlık bir borçlanma yapabileceklerini hesaplayabilirler.