İstanbul’da sanal tura çıkmaya hazır mısın?


Setenay Gökdağ
13 Ekim 2020 | 37

2020 yılının çoğu evlerimizde geçti maalesef. Bazılarımız önlemlerini alıp tatile çıkabilse de çoğumuz için yeni yerler görmek, şehirler gezmek hayal oldu. Neyse ki teknoloji imdadımıza yetişti de sanal turlar ile evimizden çıkmadan yüzlerce kilometre ötedeki yerleri 360 derece gezebiliyoruz. Gel, seninle sanal olarak İstanbul’da gezilebilecek yerleri turlayalım. Bakalım, evde kalarak bu güzel şehrin nerelerini keşfedebiliyoruz?

Tarihi Yarımada

İstanbul’da kültür turu denilince akla gelen ilk bölge tarihi yarımada oluyor. Eski İstanbul sınırları içerisinde kalan alanda gezilmesi gereken çok sayıda önemli mekân bulunuyor. Madem yürüyerek tüm yarımadayı gezemiyoruz o zaman biz de online gezeriz!

Topkapı Sarayı

Tarihi Yarımada

Sarayın inşası 1460 yılında, Fatih Sultan Mehmet’in isteği üzerinde başladı. İstanbul siluetinin önemli bir parçası olan ve 19. yüzyılın ortalarına kadar saray halkı ile Osmanlı padişahlarını ağırlayan Topkapı Sarayı, 1924 yılında Atatürk tarafından müzeye dönüştürüldü. Burası yapıları, mimarisi, koleksiyon değerindeki eserleri ve manzarası sebebiyle mutlaka görmen gereken yerlerden biri.

Dünyanın en büyük saray müzelerinden biri olan Topkapı yaklaşık 300.000 metrekarelik bir alana yayılıyor. Konumu sayesinde tüm boğaza hâkim olan Topkapı’yı daha önce hiç gezmediysen üzülme! Bu heybetli ve şahane yapının her köşesini sanal tur ile 360 derece görebilirsin. 

Sultanahmet Meydanı

Tarihi Yarımada

Gelelim şehrin en bilinen, bir yılda milyonlarca insan ağırlayan, merkezi noktasına… Bizans döneminde Hipodrom, Osmanlı devrindeyse At Meydanı ismiyle bilinen Sultanahmet’te Alman Çeşmesi, Yılanlı Sütun, Dikilitaş, müzeler, çeşme, kilise, saray, camiler ve külliye bulunuyor.

Hanedanlığın sünnet düğünlerinin düzenlendiği, isyanların başlangıç noktası, Ramazan aylarının eğlence merkezi olan meydanı ziyaret etmek zaman makinesine binerek geçmişi görmek gibi hissettiriyor. Sultanahmet’i sanal turla görmek istersen tepedeki noktaya tıklamayı ve ihtişamını izlemeyi unutma! 

Yerebatan Sarnıcı

Tarihi Yarımada

İstanbul’un en egzotik tarihi yeri olan Yerebatan Sarnıcı, Bizans döneminde şehrin su ihtiyacını karşılamak için inşa edilmiş. İçinde bulunan 336 sütunun su içerisinden yükselen görüntüsü sebebiyle “Yerebatan” ismini alan sarnıca ayrıca önünde bulunan bazilikadan dolayı “Bazilika Sarnıcı” da denmekte.

Ortamın etkileyiciliği, suyun verdiği daimî serinlik ve sakinlik ile katlanarak artıyor. Dünyaca ünlü yazar Dan Brown’ın Cehennem isimli romanında kullandığı mekanlardan biri olan Yerebatan Sarnıcı’nda zaman zaman çeşitli kültür-sanat aktiviteleri de gerçekleştiriliyor.

Sarnıcın en ünlü tarafı arka kısmında bulunan biri ters çevrilmiş biri yan yatırılmış Medusa başları. Efsaneye göre yılan saçlı Medusa’nın gözlerine bakanların taşa dönmesi sebebiyle bu şekillerde koyulan heykelleri ve tüm sarnıcı panoramik olarak gezmek için tıkla!

Müzeler

Türkiye’nin Kültür Başkenti olan İstanbul’da çok sayıda müze bulunuyor. Çeşitlilik olarak geniş bir yelpazeye sahip bu müzelerin hepsini giderek ziyaret etmek de oldukça zor. Neyse ki sanal gezi imkanları var da bir kısmını koltuğumuzda uzanarak görebiliyoruz.

İstanbul Oyuncak Müzesi

Müzeler

Şair ve yazar Sunay Akın’ın kuruculuğunu üstlendiği İstanbul Oyuncak Müzesi, her yaştan misafire hitap ediyor. Sunay Akın müzede 20 yıldan fazla sürede, 40’tan fazla ülke gezerek topladığı oyuncak koleksiyonunu çocuklara ve çocukluklarını hatırlamak isteyenlere sunuyor.

Erenköy’de konumlanan 3 katlı tarihi bir köşkte, 23 Nisan 2005 yılında açılan müzeyi ziyaret ettiğinde kendi çocukluğundan izler bulacağına eminim. Müzenin etkinlik alanlarında kitap sohbetleri, tiyatro ve sinema gösterimleri, atölye çalışmaları da yapılıyor. “Önce bir göz atalım, sonra ziyaret ederiz” diyorsan rengarenk bir sanal tur seni bekliyor! 

İstanbul Modern Sanat

Müzeler

Türkiye’nin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi olarak kurulan İstanbul Modern, Beyoğlu ilçesinde yer alıyor. Sanatın toplumun her kesimi için kolay ulaşılabilir olmasını amaçlayan mekandaki sergilenen eserler dönem dönem değişiyor. Ayrıca burada film gösterimleri, atölye çalışmaları, söyleşiler gibi etkinliklere de katılabiliyorsun.

İstanbul Modern’in toplam üç adet sanal turu bulunuyor. Bunlardan biri pandemi döneminde evde sıkılan çocuklar için tasarlanmış. “Sanat ve Zaman” isimli sergiye giriş yaptıktan sonra renkli yuvarlakları takip etmen ve ses kayıtlarını dinlemen yeterli. Çocuklarıyla verimli zaman geçirmek isteyen aileler için ideal bir iş olmuş.

Kalan iki sanal turdan biri “Lütfi Özkök: Portreler” isimli fotoğraf sergisi. Edebiyata ve sanata yön vermiş 80 sanatçının portresini anlatımlarla içeren sergi oldukça etkileyici. Diğer sanal tur ise 2018 – 2020 yılları arasında İstanbul Modern’de sergilenmiş olan “Şimdinin Peşinde” sergisi. 33 sanatçının 42 eserini görebileceğin bu sergi alanında günümüz dünyasının insanlık hallerine tanık olacaksın.

Saraylar

Yüzlerce yıl Osmanlı İmparatorluğu’na ev sahipliği yapan kentin dört bir yanında, birbirinden güzel saray ve kasırlar bulunuyor. Dönem mimarisi sevenlerin özel ilgi alanlarından olan bu yapıların çoğu sanal gezi ile görülmeye uygun.

Yıldız Sarayı

Saraylar

Beşiktaş’ta konumlanan Yıldız Sarayı, Osmanlı mimarisi sarayların sonuncu örneği olarak da anılır. Yıldız Bahçeleri’ndeki ilk yapı Mihrişah Sultan için yaptırılmış. Daha sonrasında da aynı alana çeşitli amaçlara uygun yapılar inşa edilerek son halini almış. Geniş alana yayılan Yıldız Sarayı, Sultan II. Abdülhamid’in tahta geçtiği dönemde idari merkez olarak kullanılmış.

İçinde tiyatro salonu bulunan tek saray olan Yıldız, içinde bulunduğu koruluk sayesinde bugünün kalabalığına rağmen sessizlik arayanlar için ideal bir yer. Tepede konumlanması sebebiyle eşsiz manzarayı rüzgârlı bir havada izlemek mümkün değilse 360 derece çekilmiş sanal turuna bakmaya ne dersin? 

Ihlamur Kasrı

Saraylar

Günümüzde Fulya semtinde yer alan Ihlamur Kasrı, padişahların günübirlik dinlenme için kullandıkları tarihi bir yapı. Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılan köşk, dinlenme dışında yabancı diplomatik misafirleri ve sanatkarları ağırlamak amacıyla da kullanılmış. Neo-Barok izleri taşıyan mimarisi oldukça zarif ve ilgi çekici.

Tek yapı gibi algılansa da aslında burada iki ayrı köşk inşa edilmiş. Merasim ve Maiye Kasırları isimli yapılar sultan ve ailesinin tüm isteklerini karşılayabilmek amacıyla yapılmış. Şimdilerde yeşil bahçesinde kaz ve ördekler dolaşan, Beşiktaş kalabalığından kaçarak nefeslenmek için uğrayabileceğin Ihlamur Kasrı’nı fiziken ziyaret edene kadar sanal olarak bir gör derim! 

Dolmabahçe Sarayı

Saraylar

İlk olarak Yavuz Sultan Selim’in av köşküne ev sahipliği yapan arazi, Sultan II. Mahmud döneminde batılı tarzda bir sarayın inşası için kullanılmış. 1856 yılında Osmanlı’nın merkez sarayı Topkapı’dan buraya taşınmış. Beşiktaş-Kabataş arasında bulunan Dolmabahçe Sarayı, boğazın muhteşem manzarasına bakıyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatının son yıllarını geçirdiği yer olması tarihi önemini arttırıyor. 1924’ten itibaren saray, kamu malı ilan edilerek çeşitli bilim, kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Her sene binlerce turist tarafından ziyaret edilen sarayda, Atatürk’ün son nefesini verdiği oda ilk günkü haliyle korunuyor. Bu odayı, saltanat kapısını, ince işlemelerle dolu salonlarını ve girişteki saat kulesini 360 derece görebilirsin.

Setenay Gökdağ
281 Yazı
Antalya doğumlu İstanbul ikametli metin yazarı-editör. Okumak, yazmak ve gezmek en büyük üç hobisi. Yarı zamanlı olarak kamp ve doğa yürüyüşü ile meşgul.