İstanbul’a EN yakın gezilecek yerler


nihanbayram
Nihan Bayram
13 Ağustos 2020 | 101

İstanbul’da yaşamak hem çok güzel yanları olan hem de çok zorlayıcı tarafları olan bir tecrübe. Trafik, kalabalık, gürültü her şehrin olumsuz ve zorlayıcı taraflarından olsa da İstanbul gibi bir metropolde bu etmenler bazen insanı sınıra kadar sürükleyebiliyor. İşte böyle anlarda da İstanbul’un güzel yanlarından biri devreye giriyor: konumu. İstanbul konumu dolayısıyla birçok doğal güzelliğe, temiz plaja ve tarihi destinasyona yakın. 2 ya da 3 saatlik araba yolculuğuyla kendini denizin ya da doğanın kollarında bulabilirsin. İstanbul’dan çok bunaldıysan ve kendine güzel bir kaçamak arıyorsan bu liste tam sana göre.

Ballıkayalar Tabiat Parkı, Gebze

Ballıkayalar Tabiat Parkı, Gebze

İstanbul’dan 68 kilometrelik bir yolculuğa çıkıp doğayla baş başa olabileceğin bir yere gidebileceğini biliyor muydun? Bilmiyor olabilirsin çünkü Ballıkayalar Tabiat Parkı, henüz çok büyük kalabalıklar tarafından keşfedilmedi. Genelde kaya tırmanışıyla ilgilenenler Ballıkayalar’ın güzelliklerini görmüş durumda. 1995 yılında milli park olarak koruma altına alındığı ve çok fazla ziyaretçi ağırlamadığı için el değmemiş doğal güzelliklere sahip. Sen de bir hafta sonunu buraya ayırıp dere kenarında piknik yapabilir, doğa yürüyüşlerine çıkabilir ya da bisiklet turları düzenleyebilirsin. Bana sorarsan buraya gittiğinde kamp eşyalarını da yanına almanı öneririm çünkü tabiat parkının tertemiz havasına kuş sesleri eşliğinde uyanmak oldukça keyifli oluyor. Parka ulaşmak için Marmaray’ı kullanarak Gebze’ye kadar gidebilirsin. Sonrasında da Tavşanlı Köyü’ne giden minibüslere binerek Ballıkayalar’a ulaşabilirsin.

Çınarcık, Yalova

Çınarcık, Yalova

İstanbul’dan sadece 109 kilometre uzakta olan Çınarcık, sahil şeridi ve doğasıyla İstanbulluların sık tercih ettiği yerlerden biri. Özellikle Erikli Yaylası’nın bulunduğu ilçe olması nedeniyle birçok kişi Çınarcık’a gittiğini bilmeden gidiyor. Doğa yürüyüşü ve kamp severler için Erikli Yaylası, tam bir cennet. Kestane, köknar gibi ulu ağaçların arasında Erikli Deresi’ni takip ederek yürüdüğünde gizli kalmış şelaleler keşfedebilirsin. Erikli Yaylası’nın yanı başındaki Delmece Yaylası da ıhlamur ağaçlarının kokusuyla seni kendine çekecek. Yaylanın doğal yollarla oluşmuş bisiklet yollarında pedal çevirerek gezintiye çıkabilirsin. Çınarcık’ta sadece yaylaları gezmeyeceğiz tabii. Yazın gittiysen denize girip serinlemeden dönmek olmaz. Çınarcık sahili boyunca denize girip güneşin tadını çıkarabilirsin.

Maşukiye, Kocaeli

Maşukiye, Kocaeli

İstanbul’dan yaklaşık 128 kilometre uzaklıkta olan Maşukiye, özellikle İstanbul’un yaz sıcaklarından uzaklaşmak için birebir. Doğa içinde piknik yapabileceğin Maşukiye’de trekking ve kamp da yapabilirsin. Tertemiz havası ve kuşların cıvıltısı arasında trekking yaparken huzur bulacağına emin olabilirsin. Kartepe’nin zirvesinden akan Aygır Deresi, Sapanca Gölü manzarasına karşı yeşile doyacağın Kuzu ve Kirazlı yaylalarını da görmeni öneririm. Maşukiye, Sapanca Gölü’ne ve Kartepe’ye de yakın olduğu için hepsini bir arada gezebilirsin. İstanbul’dan Maşukiye’ye özel aracınla 1 saat 45 dakikalık bir yolculuk sonrasında ulaşabiliyorsun. Eğer otobüsle gitmek istersen Kocaeli otobüs bileti alıp otogardan Maşukiye’ye giden otobüslere binerek hızlıca doğaya kavuşabilirsin.

Kerpe, Kocaeli

Kerpe, Kocaeli

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde konumlanan Kerpe, İstanbul’a 168 kilometre uzaklıkta. Özellikle İstanbul’un nemli havasından uzaklaşıp denize girmek isteyenler, yaz aylarında Kerpe’yi tercih ediyorlar. O kadar çok kişi Kerpe’ye denize girmeye gidiyor ki sahili fazlasıyla kalabalık olabiliyor. Kerpe’nin sıklıkla tercih edilmesinin en önemli sebebi de Kocaeli’ndeki en ünlü mavi bayraklı plajlara sahip olması. Kerpe’nin Karadeniz kıyısında olduğu için suyun çok dalgalı ve derin olduğunu düşünüyor olabilirsin ama Kerpe’nin suyu Karadeniz’in hırçınlığından etkilenmemiş ve oldukça sığ.

Kefken, Kocaeli

Kefken, Kocaeli

Kerpe’den sonra Kefken’i de yazmadan olmaz. Kandıra’da konumlanan ve İstanbul’a 168 kilometre mesafede olan Kefken de denizi nedeniyle İstanbulluların akınına uğruyor. Çok fazla misafir ağırladığı için plajları fazlasıyla kalabalık olabiliyor ama merak etme, ben sana daha tenha plajları önereceğim. Mesela Kapri Plajı kayalıklarla çevrili bir alan olduğundan dolayı genelde aileler tarafından tercih edilmiyor. Bu yüzden de çocuk kalabalığından uzak oluyor. Kapri Plajı’nın hemen yanı başındaki Midye Koyu da tenha noktalardan biri. Tüm gün yüzdükten sonra gün batımı saatinde Pembe Kayalar’ı görmeye gitmelisin. Tamamen doğal yollarla oluşan bu kayaların renginin pembeliği tam gün batımı saatinde iyice belirginleşiyor. Eminim harika fotoğraflar çekeceksin.

Sapanca Gölü, Sakarya

Sapanca Gölü, Sakarya

İstanbul’da sadece 2 saatlik bir araç yolculuğu kadar uzak olan Sapanca Gölü, sana şehrin tüm stresini unutturacak. Erken saatte yola çıkarak 16 kilometre uzunluktaki gölün kenarında kahvaltıyla güne harika bir başlangıç yapabilirsin. Piknik yapmaya bayılanlardansan göl çevresindeki piknik alanlarını değerlendirebilirsin. Eğer hava güzelken gidersen göl üzerinde kano turuna mutlaka çıkmanı öneririm. Hele bir de romantik bir tatil için gittiysen kano turu bu romantikliği iki katına taşıyor benden söylemesi. Günübirlik gidilebilecek yakınlıkta ama bir gece konaklamayı da düşünebilirsin. Sapanca otelleri göle yakın konumlandığı için harika manzaralara uyanabilirsin. Özellikle kışın Sapanca Gölü’ne gitmeyi tercih edersen otelde şömine başında keyifli dakikalar geçirebilirsin.

Abant Gölü, Bolu

Abant Gölü, Bolu

İstanbulluların gitmeyi Sapanca Gölü kadar sevdiği bir diğer yer ise Abant Gölü. Yazı ayrı kışı bambaşka bir güzel olan Abant Gölü, İstanbul’a yaklaşık olarak 3 saat uzaklıkta. Gölün etrafında yürüyüşlere çıkabilir, bisiklete binebilir ya da piknik yapabilirsin. Gölün manzarasına karşı yeşiller içine kurulmuş Abant otellerinde konaklamayı tercih ederek sabah harika bir manzaraya uyanabilirsin. Doğayla daha da iç içe olmak istersen çadırını yanına alarak kamp da yapabilirsin. Bana sorarsan Abant’ı her mevsimde en az bir kez görmelisin derim. Sonbaharda yaprakların kırmızısıyla romantikleşen ortam, kışın bembeyaz örtüye bürünen doğa, yazın ve ilkbaharda ise yemyeşil bitki örtüsü görülmeye değer.

Yedigöller Milli Parkı, Bolu

Yedigöller Milli Parkı, Bolu

Abant Gölü’nü görmeye gittiğinde mutlaka Yedigöller Milli Parkı’na da uğramalısın. Abant Gölü’nden sadece 80 kilometre uzakta olan bu milli park, yedi tane heyelan gölüne ev sahipliği yapıyor. Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl adlarındaki bu yedi gölün her biri ayrı güzel, ayrı büyüleyici. Özellikle kamp yapmayı seviyorsan bence burada mutlaka kamp yapmalısın çünkü bu göllerden herhangi birinin manzarasına uyanmak benzersiz bir deneyim. Kampla pek aran yoksa da buraya günübirlik uğrayabilirsin. Doğa yürüyüşleri yapıp küçük bir piknikle günü tamamlayıp dönüş yoluna koyulabilirsin.

Cumalıkızık, Bursa

Cumalıkızık, Bursa

Kınalı Kar dizisini hatırlayanlar el kaldırsın! 2002-2004 yılları arasında yayınlanan bu dizi, Cumalıkızık Köyü’nde çekiliyordu ve o dönemler bu köy Kınalı Kar Köyü olarak biliniyordu. O dönemleri hatırlayanlar eminim bu köyü gezmeye gitmişlerdir ama gitmeyenler hemen hazırlansın, yola çıkıyoruz. İstanbul’dan yaklaşık 165 kilometre uzaklıkta konumlanan Cumalıkızık, Bursa’nın tarihi bir köyü. Köyün tarihi 1300’lü yıllara kadar dayanıyor ve tarihi dokusunu günümüzde hala korumayı başarıyor. UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne de alınan bu köye sabah erken saatlerde gidip köylü teyzelerin el emeği gözlemelerinin tadına mutlaka bakmalısın. Zaten köye gittiğinde sokaklardaki gözleme kokusuna dayanamayıp tok olsan bile yemek isteyeceksin.

Mudanya, Bursa

Mudanya, Bursa

Bursa’nın mavi sulara açılan ilçesi olan Mudanya, özellikle yaz aylarında dolup taşıyor. Bursa’nın şehir merkezine 30 kilometre uzaklıkta olduğu için Bursalılar yazın serinlemek için Mudanya ve çevresini tercih ediyorlar. Ee İstanbullular durur mu? Deniz otobüsüyle ulaşım bu kadar kolayken durmaz tabii.  İstanbul’dan deniz otobüsüne binerek 1 saat 45 dakikada Mudanya’ya gelebiliyorsun. Mudanya’nın Marmara Denizi’ne kıyısı olduğunu hatırlatmak isterim. Marmara Denizi’nde yüzmeyi pek sevmiyorsan Mudanya’yı tercih etmeni pek önermem ama “Hangi deniz olduğu fark etmez, suya gireyim yeter” diyorsan Mudanya Halk Plajı, Kumbağ ve Zeytinbağı’nda denizin tadını çıkarabilirsin.

Trilye, Bursa

Trilye, Bursa

İstanbul’dan çıkıp yaklaşık 2,5 saatlik bir yolculuk yapıp eski bir Rum Köyü olan Trilye’ye ulaşabilirsin. Cumalıkızık gibi köklü bir tarihe sahip olan Trilye, Osmanlı ve Rum mimarisinin özelliklerinin bir arada görülebileceği yapılarla dolu. 12. yüzyıldan beri varlığını sürdürdüğü düşünülen Dündar Evi ve 13. yüzyıldan kalma Kemerli Kilise’yi görmeni tavsiye ederim. Hepsi tarihe özelliğe sahip ahşap ve taş evlerin bulunduğu sokaklarda Trilye’nin leziz zeytinleriyle hazırlanan bir kahvaltı yapmayı da unutma. Eğer özel aracınla gelmeyeceksen, İstanbul’dan kalkan deniz otobüslerine binip Mudanya’ya gelebilirsin. Mudanya’dan Trilye’ye minibüsler kalkıyor. Eğer deniz otobüsüne erken saatte binersen kahvaltıya yetişebilirsin.

Gölyazı, Bursa

Gölyazı, Bursa

Gölyazı, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde bulunan Uluabat Gölü üzerinde konumlanan bir yarımada. Gölyazı’ya gitmek için onu karaya bağlayan taş köprüden geçerken bambaşka bir atmosferle karşı karşıya kalacağını anlıyorsun zaten. Köy hayatını özleyenler, organik ürünleri sevenler ve huzur arayanlar için cennetten bir köşe gibi adeta. Eski tip evleriyle dolu sokaklarında yürümek ve lokantalarında oturmak Türkiye’de sayılı yerde bulabileceğin bir deneyim. Ayrıca Uluabat Gölü’nde sandal turları da oldukça keyifli oluyor. Sana hatıra kalacak birçok güzel fotoğraf çekeceğine eminim. Özellikle gün batımı saatinde harika manzaralar oluyor, şarjını bu anları fotoğraflamak için saklamayı unutma.

Kıyıköy, Kırklareli

Kıyıköy, Kırklareli

Kırklareli’nin Vize ilçesinde bulunan Kıyıköy’e 2 saat 40 dakikalık bir yolculukla ulaşabilirsin. Küçük ve tatlı bir sahil kasabası olan Kıyıköy’ün çevresi ormanlarla çevrili ve tertemiz bir havası var. Küçük bir köy olmasına rağmen sunduğu huzurlu ortam oldukça büyük. Hayatında tüm olup bitenleri unutmak ve kendini bambaşka bir yerde hissetmek istersen kesinlikle trekking eşyalarını yanına almalısın. Trekking dışında aktiviteler ararsan geçimini balıkçılıkla sağlayan halkla birlikte balık tutabilir, dere kenarında piknik yapabilir ve Aya Nikola Manastırı’nı gezebilirsin. Kıyıköy’de denize de girebilirsin ama Karadeniz olduğu için dikkatli olmanı öneririm. Eğer su çok dalgalıysa risk almaman daha iyi olur. Falezler arasına gizlenen Selvez Koyu’nu keşfedebilirsen oranın denizi aşırı derecede sakin.

İğneada, Kırklareli

İğneada, Kırklareli

İstanbul’dan yaklaşık 222 kilometre uzaklıkta konumlanan İğneada, şehir hayatının gürültüsünden ve egzozundan kaçış noktası. Istranca Dağları’nın yeşili ve Karadeniz’in mavisi bir araya gelip doğanın en güzel halini sunuyor. Ev sahipliği yaptığı longoz ormanları, korunması gereken çok değerli bir ekosistem. Birçok farklı türde bitkiye ev sahipliği yapıyor. Eğer longoz ormanları arasında doğa yürüyüşüne çıkacaksan bu özel doğayı korumak için çok dikkatli olman gerektiğini tekrar hatırlatayım. İğneada tatilinde denize girmek istersen de çok şanslısın. İğneada’nın bembeyaz kumsalları ve masmavi denizinde keyifli vakit geçirebilirsin.  

Uludağ Kayak Merkezi, Bursa

Uludağ Kayak Merkezi, Bursa

Kış tatili için İstanbul’a yakın bir kaçamak arıyorsan 188 kilometre uzaklıktaki Uludağ’ı tercih edebilirsin. Ülkemizin en büyük kış sporları merkezi olan Uludağ Kayak Merkezi, her kış yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlıyor. Ağırladığı misafirlerine en iyi hizmeti sunmak için her yıl yenileniyor, daha da güzelleşiyor. 2543 metre yükseklikteki dağda kayak, snowboard, heliski ve kar motosikleti gibi farklı aktiviteleri deneyimleyebileceğin birçok pist bulunuyor. Uludağ otelleri, misafirlerine bu pistlerin kullanımı için kart imkânı sunuyorlar.

Kartepe Kayak Merkezi, Kocaeli

Kartepe Kayak Merkezi, Kocaeli

Kartepe Kayak Merkezi, İstanbul’dan yaklaşık 118 kilometre uzaklıkta konumlanıyor. İstanbul’a en yakın kayak merkezi olduğu için kış sporları yapmak isteyen İstanbullular kışın neredeyse her hafta sonu kendilerini Kartepe’de buluyorlar. Yakınlığının yanında bir de Kartepe’nin Uludağ’a göre daha uygun fiyatlı kış tatili imkânı sunması da oldukça cazip. Teleferikleri kullanmak için alacağın kartlardan tut ekipmanların kira ücretlerine kadar uygun fiyatlı olduğu için bütçe dostu bir kış tatili yapabilirsin. Uludağ’da olduğu gibi Kartepe otelleri de kayak pistlerinin kullanımı için kart ve ekipman kiralama imkânı sağlıyorlar.

Kartalkaya Kayak Merkezi, Bolu

Kartalkaya Kayak Merkezi, Bolu

Yaklaşık 3 saat 35 dakikalık bir yolculuk kadar uzaklıkta olan Kartalkaya Kayak Merkezi de İstanbul’a yakın kış tatili noktalarından biri. 2200 yükseklikte bir zirvede yer alan kayak merkezi, Ankara’ya da yakın olması sebebiyle kışın yerli turistlerin akınına uğruyor. Uluslararası standartlara göre inşa edilen pistler her seviyede kayak için uygun ve tüm kış sporlarına elverişli. Aralık ayında başlayıp Mart ayına kadar devam eden kayak sezonunu kaçırmadan güzel bir hafta sonu kaçamağı yapıp eğlenceli zaman geçirebilirsin. Kışın Kartalkaya otelleri çok çabuk dolabiliyor, benden sana tavsiye erken rezervasyon yapmayı unutma.

Şarköy, Tekirdağ

Şarköy, Tekirdağ

İstanbul’a 229 kilometre mesafede bulunan Şarköy, 60 kilometre uzunluğunda bir sahile sahip. Bu sahil uzunluğu ve deniziyle İstanbul başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden birçok misafir ağırlıyor. Denize girip serin suların tadını çıkardıktan sonra Şarköy’ün tarihi mirası olan köylerini gezebilirsin. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından korunması ve restorasyonu için özel ilgi gösterilen Uçmakdere, Güzelköy, Gaziköy, Eriklice ve Tepeköy’ü mutlaka görmelisin. Özellikle Uçmakdere, yamaç paraşütüne elverişli olmasıyla ön plana çıkıyor. Eğer yamaç paraşütüne ilgin varsa Şarköy’e kadar gelmişken deneyebilirsin. Ayrıca Uçmakdere leziz şarapların yapımında kullanılan kaliteli üzümlerin yetiştiği önemli yerlerden. Bu kaliteli şaraplardan da denemeni öneririm.

Avşa Adası, Balıkesir

Avşa Adası, Balıkesir

Marmara Denizi’nde bulunan ve Balıkesir’e bağlı olan Avşa Adası’na İstanbul’dan gitmek çok kolay. Avşa Adası’na Bostancı ve Yenikapı iskelelerinden deniz otobüsü seferleri düzenleniyor. Bu deniz otobüslerine binerek 2 saat 45 dakikalık bir yolculukla adaya ulaşabilirsin. Özellikle yaz aylarında seferler sıklaşıyor. Ayrıca Tekirdağ ve Şarköy’den de Avşa Adası’na giden motorlar var. Önce Tekirdağ ya da Şarköy’ü gezip oradan Avşa Adası’na geçeceğin bir plan yapabilirsin. Avşa Adası’nda deniz, kum ve güneş üçlüsünün tadını çıkarabilirsin. Adadaki tarihi Rum yapılarını görebileceğin Yiğitler Köyü’ne gidip tertemiz denizde yüzebilirsin. Avşa Adası’nda gece hayatı da çok renkli. Adanın arkasında konumlanan bir bölgede birçok disko ve gece kulübü sabahın ilk ışıklarına kadar eğlence vadediyor.

Enez, Edirne

Enez, Edirne

Enez, İstanbul’a yaklaşık 270 kilometre uzaklıkta olan tam hafta sonu kaçamağı yapılacak bir destinasyon. Tertemiz sahili ve huzurlu ortamıyla şehirden uzaklaşıp denizin tadını çıkarmak isteyenler için harika bir fırsat. Enez’in Altınkum Plajı, temiz bir denize girmek isteyenlerin en çok tercih ettiği plaj. 4 kilometre boyunca uzanan plaj, Enez’e gelenler tarafından sık tercih edilse de gayet sessiz ve sakin bir atmosfere sahip. Şaşalı, kalabalık ve gürültülü plajlardan sıkıldıysan tam da aradığın ortamı Altınkum Plajı’nda bulabilirsin. Bu plajın dışında Vakıf Plajı, Pırlanta Plajı ve Sultaniçe Koyu da tercih edilebilir. Hemen bir hafta sonu planı yapmak istiyorsan Enez otobüs biletleri için tıkla bakalım.

nihanbayram
Nihan Bayram
430 Yazı
Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Bir süre bir marka ajansında içerik editörlüğü yaptı. Hürriyet Kitap bünyesinde "Ün, Aşk ve Diğerleri" adlı kitabı yayınlandı. Ajans deneyiminden sonra Enuygun ekibine katıldı.