Kapitalizm çağında paranın önemi kimse tarafından küçümsenemez. Hele ki global krizin boy gösterdiği ve özel sektörde şirketlerin verim anlayışının değiştiği, iş yapış şeklinin yeni bir düzene girdiği dönemde garantinin ortadan kalkması ile para yönetiminin önemi bir kat daha arttı. Çünkü geleceği planlamak çok daha zorlaştı.

Çok önemli bir soruya cevap vermek zorundasınız.

Öncelikle kendinize şu önemli soruyu sormalısınız: ‘ Bugünüm için harcayacak mıyım’ yoksa ‘Yarınım için biriktirecek miyim?’

İşte bu önemli soruya cevap verirken, bazı detayları düşünmek zorundasınız. Para yönetimi, geleceği yönetmenin bir parçasıdır. Eğer geleceğinizi düşünüyorsanız mutlaka paranızı yönetmeyi bilmek zorundasınız. Kazandığınız parayı bugün için harcamak yolunu seçerseniz, geleceğinizi ciddi oranda bir risk altına almış olacaksınız. O parayı kazanmak için emek harcıyorum, çok yoruluyorum şeklinde düşünüp, kazandığımı harcayacağım ve psikolojik olarak rahatlayacağım diyorsanız günlük rahatlama yolunu seçenlerden olursunuz. Çünkü gelecekte, geçiminizi sürdürmek için şimdikinden daha fazla çalışmak zorunda kalabilirsiniz.

Kazandığını harcamayı biraz açarsak; görüp beğendiği bir şeyi hiç düşünmeden almak, günlük rahatlamaya bir örnek olabilir. Bir şeyin ihtiyaç olmadığı takdirde, satın alınması demek bunun açıklamasıdır. Eğer parayı, yani geleceğinizi yönetmek istiyorsanız ikinci adımda diğer bir önemli soru ile karşı karşıya kalacaksınız. Bu soruya vereceğiniz cevap, para yönetimi konusunda size çok yardımcı olacak.

Almak istediğiniz şey ihtiyacınız mı yoksa özel isteğiniz mi?

İnsanoğlunun en büyük özelliğinden bir tanesi sınırsız isteme duygusuna sahip olması. Ekonomi ne kadar kıt kaynaklardan oluşuyorsa, isteklerde sınırsız bir kaynağın bütünü olarak karşımıza çıkıyor. İstemenin sonu asla yok. Binlerce güzel şey arasında beğeneceklerinizin sayısı da çok fazla olacaktır. Ancak burada durup, kendi kendinize düşünmeniz gerekiyor. İsteklerimin sonu yok ve bu istekler bana neye maloluyor?

İstemek ve beğenmek güzel bir duygudur. Ancak sadece istekler sınırsızdır, bütçe değil. Eğer ki isteklerinizi bütçenize göre şekillendirmezseniz ya da isteklerinizi bütçenize uygun şekilde törpülemezseniz, sonunda bütçenize açık bindirerek içinden çıkılamaz bir zorluğa düşersiniz. Bu nedenle kritik bir karar verme zamanınız geldi. Para yönetimi ile birikimlerinizi değerlendirin, birikiminizin tadına bakmak istiyorum diyin.

Birikim yapmaktan korkmayın.

Bu kararı vermekte size biraz yardımcı olmak istiyorum. Şöyle başlayalım; önce bir düşünün. Bugün çok güzel bir ürün beğeniyorsunuz ve bunu almak istiyorum diyorsunuz. Fiyatı n’olursa olsun o ürünü alıyorsunuz. Bütçeniz sarsılsa da, ya da bir hafta sadece o ürünü almak için çalışsanız da farketmiyor ve gözünüzü karartarak alıyorsunuz. Ancak yarın yeni bir ürün beğeniyorsunuz. Dün, bir haftalık maaşınızı feda ettirecek kadar gözünüzü karartan ürünü görmüyorsunuz ve bu yeni beğendiğinizin hayalini kuruyorsunuz. Daha bir hafta açığa girmişken, onu da alarak gelecek haftanızı da bağlıyorsunuz.

Ekonomide marjinal fayda diye bir terim vardır. Bir tüketici bir malın tüketim miktarını artırırsa o mal miktarının marjinal faydası azalır. Yani tüketim miktarı arttıkça o mal tüketiminden marjinal fayda azalma gösterir. Parayı da bu şekilde düşünmek gerekli. Sahip olduğunuz kaynakla yaptığınız tüketimi ne kadar çok artırırsanız, o tüketimden elde edeceğiniz fayda da azalır. Bunu ben şu şekilde örnekliyorum; evinizi düzenlerken veya taşınırken, ne kadar çok gereksiz eşyanız olduğunun farkına varıyorsunuz değil mi?

Birikim yapmaktan korkmayın. Parayı harcamanın verdiği zevkten fazlasını size sağlayacak kadar önemlidir birikim yapmak. Hele ki geleceğinizi korumanın tadına varırsanız, hiç vazgeçemezsiniz!