Gökçeada'da tatil yapmak için 12 cezbedici sebep


setenay.gokdag
Setenay Gökdağ
4 Şubat 2020 | 147

Ülkemizin en büyük adası olan Gökçeada, iyi korunmuş doğası ve sakin atmosferiyle özellikle şehrin kalabalığından kaçmak isteyenler için tam anlamıyla bir vaha gibi. Üstelik burayı sevmek için çok sayıda sebep sayabiliriz. Bakalım bu sebepler senin için yeterli olacak mı?

1. Adanın tarihi 

Antik Yunan döneminden 1970’e kadar İmroz ismiyle bilinen ada, 1970’te şu anki adı olan Gökçeada ismini almış. Tarih boyunca pek çok önemli uygarlığın yerleşim yeri olan bölge, meşhur İlyada destanında Yunan tanrısı Poseidon’un adası olarak geçer. 1453’te Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesine kadar çeşitli ülkelerin sınırlarında bulunuyordu. Fetih sonrası Bizans güçleri adayı terk edince Gökçeada da, Osmanlı topraklarına bağlandı. Osmanlı’nın saltanatı boyunca Venedik-Osmanlı savaşlarında el değiştirmeye devam etti.

1. Dünya Savaşı’nda Yunanlılar tarafından ele geçirilen Gökçeada, 1923 yılında yapılan Lozan Anlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti topraklarına dahil edilerek Çanakkale iline bağlandı.

Ucuz Uçak Bileti Bulun

2. Adadaki tarihi yapılar

Adanın tarihinin bu kadar derin olması, tarihi eser bolluğunu yanında getiriyor. Şehir merkezinin 18 km ötesinde bulunan Kaya Mezarları’nın Antik Roma Dönemi’nden kaldığı tahmin ediliyor.

Tarih boyunca çeşitli dinlere ev sahipliği yapan adada kilise, manastır ve camiler birbirlerine oldukça yakın konumlanmış. Toplamda 11 adet kilise bulunan bölgenin en eskisi Agios Georgios Kilisesi. Bu kilise Zeytinliköy mevkiinde bulunuyor. Hem ibadet etmek hem kötülüklerden korunmak hem de bolluk bereketi arttırmak amaçlı inşa edilen yaklaşık 360 şapele ise adalılar manastır da diyor.

Cenevizliler tarafından inşa edilip hala bir kısmı ayakta olan İskiter Kalesi de görülebilecek tarihi alanlardan biri. Ayrıca kadınların belli günlerde buluşup hem çamaşır yıkadığı hem de kendilerinin yıkandığı, sosyalleşmenin en önemli mekânı olarak görülen Çamaşırhaneler de adanın çeşitli yerlerine dağılmış.

3. Ulaşımın kolay olması

Rotanı Gökçeada'ya çevirmeye karar verdiğinde adaya ulaşmak için feribotları kullanman gerekiyor. Çanakkale açıklarında yer alan adaya Kabatepe'den ve yaz aylarında şehir merkezinden hareket eden feribotlarla doğrudan geçebilirsin. Arabanla geldiysen, arabalı feribotlarla adaya aracınla geçerek Gökçeada'nın yemyeşil doğasını daha rahat keşfedebilirsin. Kabatepe'den adaya feribotlarla yapılan yolculuk yaklaşık 1 saat 20 dakika sürüyor. Gökçeada'da önceki yıllarda kullanılan bir de havalimanı var ancak buraya yapılan uçuşlar uzun süredir durdurulmuş halde. Adaya gelmek için dilersen önce Çanakkale'ye uçarak daha sonra şehirden feribotlara binebilirsin. Tarihi zenginliğiyle her yıl birçok ziyaretçiyi çeken Çanakkale’ye en uygun uçak biletini buradan alabilirsin.

Gökçeada'da tatil yapmak için 12 cezbedici sebep

4. Ege'nin serin sularına açılan plajları

Adada tarihi köylerin yanında denize girebileceğin çok güzel plajlar da var. Kendini ada sahillerinden Ege'nin masmavi sularına atmak istediğinde Aydıncık adıyla da bilinen Kefaloz Plajı'na veya adanın en batısında yer alan Gizli Liman'a yolunu düşürebilirsin. Sakin bir denizde yüzmeyi seviyorsan adanın güneyinde yer alan Laz Koyu tam senlik. Yakınlarında hiç yerleşim yeri olmayan, sakin ve taşlık plajı ile Marmaros Koyu, benim favori yerim. Ancak araç trafiğine kapatılan yoldan ulaşılabildiği için yaklaşık bir saat sürebilecek bir yürüyüşü göze alman gerekiyor.

5. Şifalı çamur banyoları

Aydıncık Mevkii’nde bulunan Tuz Gölü, yaz aylarında buharlaşan su sebebiyle tuzla kaplı bir krater halini alıyor. Adını buradan alan gölün kıyısındaki çamurun ise çok sayıda hastalığa şifa olduğu ve cildi güzelleştirdiği söyleniyor. Sahilde çamurla kendini kapladıktan sonra güneşlenerek kurumayı beklemelisin. Ardından denize ya da duşa girerek çamurdan arınabilirsin.

6. Adanın doğal güzellikleri

Misafirlerini kendine hayran bırakan Gökçeada’da mutlaka görülmesi gereken doğal yapılar bulunuyor. Bunlardan biri Marmaros Şelalesi. Şelale özellikle doğa yürüyüşü ile ilgilenenlerin çok sevdiği bir rotayı oluşturuyor. Su miktarı göz önüne alındığında burayı İlkbahar aylarında ziyaret etmek daha mantıklı geliyor.

Adada koruma altına alınmış çınar ağaçlarından en yaşlısını barındıran Tepeköy Çınaraltı bölgesinden adanın en güzel manzarasını görebilirsin. Ayrıca sadece tekne ile gidip görme şansını yakalayabileceğin Peynir Kayalıkları da ilginç bir doğal oluşum. Kayalıkların şekli üst üste konulmuş tekerlek peynirlere benzediği için bu ismi aldığı düşünülen yapı için çeşitli efsaneler de söyleniyor.

Gökçeada'da tatil yapmak için 12 cezbedici sebep

7. Birbirinden nefis lezzetler

Gökçeada'da tatil yaparken uzunca bir süre aklından çıkmayacak doğal lezzetlerin tadına bakabilirsin. Sabahları kahvaltı için yemyeşil ağaçların altındaki masalarda oturup taze ada lezzetlerini deneyebileceğin Mustafa'nın Yeri bu anlamda tercih edilebilecek belki de en doğru seçeneklerden. Öğle saatlerinde gelirsen de damla sakızlı muhallebinin ve nefis kahvelerin tadına mutlaka bak!

Öğleden sonra, hava iyice ısındığında ise adanın merkezinde yer alan dondurmacılardan alacağın karadutlu veya kavunlu dondurmalarla serinletici bir mola vermeyi unutma. İstersen tarihi kaleye çıkarak buradan Semadirek Adası'nın manzarasını izleyebilirsin.

Adaya özgü Cicirya, Efibadem, Koliva, Kılıç Rosto ve Ahtapot Yahni de gelmişken muhakkak denemen gereken lezzetlerden.

8. Sakin ve huzurlu ada yaşamı

Adada sakin başlayan sabahlar, yaz dönemlerinin kalabalığına aldırış etmeyenler için, tüm gün sakince devam edebiliyor. Rum mimarisine sahip taş evleri, çiçeklerin çevirdiği sokaklarıyla 10 köyü bulunan Gökçeada’nın sokaklarında gezmekten çok büyük keyif alacaksın. Köylerin çoğunlukla açık olan eski kahvehanelerine uğrarsan yöre halkıyla sohbet etme şansı yakalayabilirsin.

Hafta sonunu adada geçireceksen; pekmez, bal, keçi peyniri ve salça gibi adanın doğal lezzetlerinin yan yana tezgahlarda sıralandığı pazardan alışveriş yapabilirsin.

9. Meryem Ana Panayırı

Her yıl 14 – 16 Ağustos tarihlerinde yapılan Meryem Ana Panayırı, adada renkli görüntüler yaratıyor. Hristiyan inancına göre azizlerin ölüm günleri kutlama havasında geçtiği için Meryem Ana’nın ölüm günü olduğu düşünülen 15 Ağustos tarihinde, onun anısına kutlamalar yapılır. Eğer bu tarihlerde adaya gidecek olursan adanın en kalabalık zamanına denk gelebilirsin. Panayır için köylerin meydanlarında yemek pişirmek için büyük kazanlar koyuluyor. Meydan masalarla donatılarak geleneksel yemek ve tatlılar dağıtılıyor, ardından da sabaha kadar müzik eşliğinde dans ediliyor. Bu eğlenceli zamanda otellerde yer bulmak da bir o kadar zor oluyor. Erken rezervasyon otelleri için yardımcı olmamızı istersen buraya bir göz atabilirsin.

Gökçeada'da tatil yapmak için 12 cezbedici sebep

10. Sualtı zenginlikleri

Dalış sporuyla uğraşanların çok sevdiği Gökçeada’da, Yıldızkoy başta olmak üzere birçok koy ve sahilde şnorkelle dalabilirsin. Kuzulimanı ile Yıldızkoy arasında yer alan Gökçeada Sualtı Milli Parkı ülkemizin ilk ve tek sualtı parkı. Burada sevimli yunusları ve Akdeniz foku gibi türleri doğal yaşam alanlarında görebilirsin. Dalış sırasında su yosunları, deniz yıldızları, deniz kestaneleri ve süngerler ile izmarit, karagöz, gümüş ve papaz balığı gibi pek çok balık türüyle doğal bir akvaryumda yüzüyor gibi hissedecek bir sonraki Gökçeada tatilinin hayalini kurmaya başlayacaksın.

11. Rüzgarla dans etmek

Adanın Ege'ye açılan plajlarından denize girmek yetmez dersen ve sörfe merakın varsa, Kefaloz'da kendini rüzgâra teslim etme şansın var. Rüzgârlı havasıyla ünlü bölgede, 2004 yılında açılan sörf okulu dezavantaj olarak görülen bu durumu avantaja çevirdi. Kite board ve rüzgâr sörfü eğitimi veren bu okul, 2,5 km uzunluğunda bir sahile kurulmuş. Yılda yaklaşık 300 gün rüzgârlı olan bölgede dalgalı, sığ ve dalgasız denilen 3 parkur bulunuyor. İstersen bireysel istersen grup eğitim alabilir, deneyimin ve eğitimin varsa yalnızca ekipman kiralayabilirsin.

12. Eşsiz gün batımı

Ülkemizin en batı noktası olan Gökçeada, güneşin en son battığı yer aynı zamanda. Bu nefes kesici gün batımını deniz kenarında yer alan tek yerleşim yeri, Kaleköy’de izlemek bambaşka oluyor. Denizin üzerinde batan güneşi fotoğraflamak istersen doğru zamanı sakın kaçırma derim. Havanın açık olduğu zamanlarda Semadirek Adası’nı da görebilir ve görüntüleyebilirsin.

 

Gökçeada ile ilgili diğer merak edilenler 

  • Gökçeada nüfusu ne kadar?

Gökçeada’da en son sayım 2018 yılında yapıldı. Bu sayıma göre adada 5.701’i erkek, 4.082’si kadın toplamda 9.783 kişi yaşıyor.

  • Gökçeada’ya nasıl gidilir?

Gökçeada’ya gitmek için önce Çanakkale’ye ulaşım sağlamak gerekiyor. Çanakkale şehir merkezinden veya Kabatepe’den kalkan feribot ve arabalı feribotlarla adaya ulaşmak mümkün.

  • Gökçeada hangi ilde?

Gökçeada, Marmara Bölgesi’nde bulunan Çanakkale’ye bağlı bir ada ilçesi.

  • Gökçeada'nın büyüklüğü ne kadar?

Türkiye’nin en büyük adası olan Gökçeada, 279 km2 büyüklüğünde.

setenay.gokdag
Setenay Gökdağ
259 Yazı
Antalya doğumlu İstanbul ikametli metin yazarı-editör. Okumak, yazmak ve gezmek en büyük üç hobisi. Yarı zamanlı olarak kamp ve doğa yürüyüşü ile meşgul.