Biraz otantik, biraz Alaçatı kokan ama sakin, havası temiz, denizi güzel ve de ucuz bir tatil beldesi arıyorsanız Gökçeada tercihini mutlaka değerlendirin. Gökçeada Türkiye'nin en büyük adası aynı zamanda da en batı ucu. Güneşin en son battığı yer.

1-Madamın Dibek kahvesi

Ada çok sakin yani sakin tatil isteyenler için biçilmiş kaftan. Ama artıları kadar eksileri de var. Öncelikle son yıllarda hızla bir büyüme gösteren Alaçatı ya da Bozcaada kadar çok mekan yok. Gerek konaklama için gerekse de yeme içme konusunda. Ama hala Rumların yaşadığı doğallığını yitirmemiş çok güzel Rum köyleri de var. Bunlardan en ünlüsü Zeytinli köyü. Bu köy halkının tamamı Rum. Yazın Yunanistan'a giden Rumlar da geldiği için sayıları daha çok artıyor. Adanın merkezinde bir kaç lokanta, pastahane, kahvehane gibi yerler var. En meşhuru Madamın Dibek Kahvesi. Şu anda oğlunun işlettiği bu kafede eski usul dibekte dövülen Türk kahvesi satılıyor. Tam karşısındaki pastahaneden de sakızlı muhallebi yemenizi tavsiye ederim.

2-En hareketli yeri Kaleköy

Zeytinliköy'de bazı taş evler otele dönüştürülmüş. Daha otantik bir konaklama istiyorsanız böyle bir yerde kalabilirsiniz. Adanın en hareketli yeri Kaleköy. Tepede eski bir Rum köyü var aşağıda ise kafe ve barların yer aldığı Aşağı Kaleköy. Burada çok güzel taze balıklar bulabilirsiniz yanında da lezzetli Rum mezeleri. Adanın en hareketli yeri burası. Ama ben tamamen adanın en batı ucunda Gizli Liman bölgesinde salaş bir lokantada yediğim balık ve etin lezzetini unutamıyorum. Evet adada her daim taze balık var ama etleri de olağanüstü bir lezzette.

kale köy

3-Ağustos'ta Meryem Ana Panayırı

Tepeköy'de ise her yıl 14-16 Ağustos tarihlerinde büyük bir festival yapılıyor. Meryem Ana Panayırı olarak adlandırılan bu şenlikte köy meydanında büyük sofralar kuruluyor. Yemekler şaraplar ikram ediliyor. Bu dönemde Yunanistan'da gitmiş kökleri Gökçeada olan çok sayıda Rum da adaya geliyor. Panayır zamanı konaklama yapmak için yer bulamayabilirsiniz.

4-Kekik kokan lezzetli etler

Çünkü adanın her yeri kekik tarlalarıyla kaplı. Hayvanlar tamamen organik, serbestçe dolaşarak bu dağ kekiklerinden yiyerek besleniyor. Düşünün böyle bir hayvanın etinin lezzetini. İşte Gökçeada bu anlamda organik beslenmekten hoşlanan ve doğal tatlara düşkünler için biçilmiş kaftan. Adanın bu en batı ucuna yani gizli liman bölgesinin denizi de çok güzel ama öyle plaj falan beklemeyin. Zaten kanımca adanın en büyük handikabı bu. Ama bizim çocukluğumuzdaki gibi arabanızda plaj koltuğu şezlongunuz falan varsa keyfini sürün.

5-Türkiye'nin ilk Sualtı Milli Parkı

Bademli Köyü ise pansiyonların en yoğun bulunduğu yer. Eski ve yeni Bademli köyü olarak ayrılıyor. Buradan Semadirek Adasına doğru gün batımı izlemek şahane. Peynir kayalıkları ve Türkiye'nin ilk sualtı milli parkı olan Kuzu Limanı'na da da mutlaka denize girin. Özellikle dalış tutkunları ya da şnorkelle bile dalmaktan hoşlananlar için şahane bir yer. Burada sadece Yıldızkoy'da yüzmeye ve balık tutmaya izin verilmiş. Daha profesyonel dalış için izin almanız gerekiyor.

6-Gezmek için araba şart

Öncelikle Gökçeada büyük bir ada ve mutlaka arabayla gitmeniz lazım. Çünkü merkezi başka yerde, denize girilecek yer, gezilecek yer hepsi farklı bölgelerde. Bir de gezmesi keyifli. Çünkü sizi şaşırtan manzaralarla karşılaşıyorsunuz. Kekik tarlaları, orada beslenen hayvanlar, sörf yapan insanlar Rum köyleri. Adanın orta kısmı çok yeşil. Bir göl bile var. Yani buralarda yürüyüş bile yapabilirsiniz. Yani doğal güzelliklere sahip adanın biraz daha turistik olmaya ihtiyacı var. Hoş kimine göre adanın böyle bakir kalması daha iyi. Tercih sizin tabi ama. Ama çok bangır bangır eğlencesi ve lüks plajları olan bir tatil beldesi arıyorsanız Gökçeada'ya yolunuz düşmesin. Ancak denizi doğası havası güzel tarih kokan bir ada arıyorsanız o zaman Adanın en keyifli zamanları olan Ağustos ayını kaçırmayın.

7-Banka ve hastane var

Gökçeada'ya aslında uçak seferleri de başlamıştı. Bir süre sonra kaldırıldı yeniden başlayabilir bu yüzden gitmeden önce bir sorgulama yapın. Onun dışında Kabatepe'den yani Gelibolu yarımadasından kalkan feribotlarla adaya ulaşabilirsiniz. Buradan yolculuk yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Ya da Bozcaada ve Çanakkale'den de direkt vapur seferleri bulunuyor. Adada 3 banka şubesi var bir de devlet hastanesi. Ancak elzem ilaç çocuk maması vs. gibi her yerde bulunamayacak ihtiyaçlarınızı mutlaka yanınıza alın.