Yatırım enstrümanlarını konuşurken Türk halkının en çok konuştuğu ancak bana göre yatırım aracı olmayan Dolar’dan bahsediyoruz. En uygun yatırım araçlarını karşılaştırırken, ortalama getiri düzeylerini sizlerle paylaşmıştım. Bu yılın en çok getiri sağlayan araçlarından bir tanesi Dolar/TL paritesi oldu. Dolar kuru, TL karşısında son dönemde oldukça değerlendi. Yerli yatırımcı Dolar almaya kalkarken, ellerinde Dolar bulunduranlar da satmak istemedi.

Ancak Merkez Bankası, TL’deki değer kaybını aşırı buldu ve buna müdahale etmekte ki ısrarını net şekilde göstermeye başladı. Piyasaya döviz satım ihaleleri ile müdahalede bulunan Merkez Bankası, doğrudan müdahaleyi de uzun süre sonra yapmaktan kaçınmadı. İki aylık süreçte rezervlerini 4 milyar dolara yakın şekilde eritmekten kaçınmadı. Yurt dışındaki Dolar lehine olan olumlu süreç, yurt içinde Merkez’in hamlelerini sınırlı bıraksa da, son günlerde hem yurt dışı ayağının Euro lehine dönmesi hem de müdahalenin faiz boyutuna kayması ile Dolar/TL paritesinde geri çekilme yaşandı.

Hal böyle olunca en çok soru aldığımız nokta yine ‘ Ne olacak bu Dolar’ın hali? ‘ şeklinde olmaya başladı. Dolar/TL’de Merkez Bankası için en üst sınır 1.80 TL gibi duruyor. Bunun üzerindeki her nokta Merkez için istenmiyor. Bu nedenle müdahaleden çekinmiyor. Hal böyle olunca paritede volatile seyir hüküm sürüyor. Ancak burada artik –di’li geçmiş zaman kullanmamız lazım. Bunun nedeni ilk olarak, global çapta Dolar’ın ateşinin sönmesi, ikinci sırada ise Merkez Bankası’nın yeni eylem planı.

Merkez Bankası parasal sıkılaştırmaya gidiyor, faizlerde oynaklık artıyor

Bugün açıklanan Eylem Planı çerçevesinde TL’nin değerlenme politikalarının başlayacağı net şekilde açıklandı. Son yapılan zamların ardından enflasyonda sert bir yükseliş hareketi yaşanması açık bir gerçek olurken, enflasyon canavarının tekrar hortlamaması için, diğer bir sorunumuz olan faiz gözardı edilmeye bırakıldı.

"Amacımız finansal istikrar ve fiyat istikrarına katkı yapmak" diyen Başçı, enflasyonun görünür şekilde yükselmesini beklediklerini vurgulayarak "Enflasyona karşı gereken parasal sıkılaştırmayı yapmaya başladık. Fonlama kanalından sağlanacak sıkılaştırma günlük olarak yapılabiliyor. Orta vadeli enflasyon görünümünün bozulmasına izin vermeyeceğiz. TL zorunlu karşılıklarının yüzde 40'a kadar olan bölümü döviz olarak tutulabilecekken TL zorunlu karşılıkların yüzde 10'luk bölümü altın olarak tutulabilecek. AB zirvesine bağlı olarak TL zorunlu karşılıklarında indirime gidebiliriz." açıklamasında bulundu.

Bu açıklamanın anlamı Dolar/TL paritesinde oynaklığı azaltmak ve artık piyasaya faiz yoluyla günlük ve direkt müdahalelerde bulunmak…

Makro detaylara fazla girmeden bireysel yatırımcılar açısından neler olacağını değerlendirirsek; Dolar’ın 1.80 TL seviyesinin üzerine çıkmasının zor olacağını ve eylül ayından beri görülen hareketli seyirlerin artık gözlenmesinin zor olacağını söyleyebiliriz. Dolar üzerindeki hareketi yavaşlatan Merkez, faizler üzerindeki oynaklığı artırıyor. Türkiye’de faizler yeniden çift hanelere ulaşmış durumda.

Bankalara, kredi verme konusunda maliyet artırıcı etkiler ortaya çıkınca tüketiciler açısından kredi alma konusunda zorluklar yaşanabilir. Bu da düzeni etkileyebilir. Kredi büyümesinde istenilen yavaşlamanın olmaması nedeniyle daha ‘sert’ gibi görünen müdahalelerin yansımalarını takip edeceğiz. Tüketiciler de planlama yapmak zorunda kalacak. Çünkü borçlu bireylerin, artık kredi maliyetlerinde yükselme olacağını hesaplayarak, bütçelerini nasıl kontrol altında tutabileceklerini planlamaları gerekiyor.