2011 yılının bitmesine sadece bir çeyrek kaldı. Ancak bu son çeyrek çok zor geçecek gibi görünüyor. Eğer ekonomik açıdan değerlendirmeler yapıyorsak, hem ekonomik konjonktürü hem finansal konjonktürü yakından takip etmemiz gerekiyor. Bütçe planlaması yaparken günümüz şartlarına göre plan yaparken, gelecekte oluşabilecek riskleri tahmin ederek risk yönetimini bu plana dahil etmek zorundayız. Bireysel bütçe planlamasında da, güne aldanıp geleceği ihmal etmeden hareket etmemiz gerekiyor. Tasarrufların değerlendirilmesinde de dikkatli olmamız gerekiyor.

Global finansal krizin ikinci ayağı tüm dünyayı sardı. Finansal olarak başlayan kriz, reel olmaya dönerken – büyüme beklentileri düşüyor, işsizlik artıyor – halen daha finansal sorunlar çözülemiyor. Yani bankaların sorunları ciddi şekilde devam ediyor ve bunlar azalacağına artıyor. Bir yandan da ülkelerin büyümeleri yavaşlıyor ve dünya genel bir daralma eğilimine giriyor.

Türk mantığı işe yaramaz; bize bir şey olmaz demeyin!

Türk ekonomisi ne kadar güçlü olursa olsun, global bir dünyada yaşıyoruz. Yani tek başına kimse yaşayamaz ve herkes birbirine bağlı durumda. Sonuç olarak petrol ve doğalgaz zengini bir Rusya değiliz. Kendi gücümüzün farkında olarak, dikkati elden bırakmamamız gereken bir dönemdeyiz. Ülke olarak böyle bir durumdayken, bireysel olarak da bu şartlara dikkat ederek harcamaları ve yatırımlarınızı düzenlemek zorundasınız.

Euro Bölgesi sorunları inanılmaz derecede artarken, siyasi otoritenin kararsızlığı ve sürekli kurtarma paketi altında para basması sonucunda kriz daha da büyüyor. Son olarak yapılan Merkel-Sarkozy görüşmelerinden de sonuç alınamadı ve süre uzatılmak istendi. Sonuç olarak belirsizlik tırmandı ve bu önümüzdeki bir ay çok zor geçecek gibi görünüyor. Özellikle finansal piyasalarda yeni arayışlara girmek çok yanlış olacak.

Bu dönemde lütfen uzun vadeli harcama planları yapmayın. Burada sürekli hatırlattığım; özel sektör çalışanlarının bu tip dönemlerde risklerinin bir kat daha arttığını unutmayın. Bu dönemde israftan kaçının ve geleceğiniz adına birikim yapmayı düşünün.

Finansal piyasalarda bilmediklerinizden ve risklerden uzak durum

Çok çalkantılı bir denizde yolculuğa çıktığınızı düşünme vaktiniz geldi. Global ekonomik düzende yer alan her ülke bir gemide aslında. Yüzülen deniz ise artık hem berraklığını kaybetti hem de hava şartları kötüleşti. Genel meteorolojik görünüm fırtınaların kesilmeyeceğine işaret ediyor.  Yani bir süre kısa süreli güneş açsa da, karanlığın daha çok görüneceği yönünde. En azından yeni yıl başına kadar, bu üç aylık sürede bu olumsuz görünümün olduğunun farkına varıp risklerden uzak durmak önemli.

Yatırım araçlarının getirilerini iyi analiz edin

2011 yılında yatırım araçlarının getirilerini iyi analiz ederek, son dönemde ne yapabileceğinize karar verebilirsiniz. Kısaca yatırım araçlarındaki 9 aylık değişime bakalım:

İMKB 100: 2011 yılının başında 67.600 puan seviyesinde bulunan endeks, bugün itibariyle 57.800 puana gerilemiş durumda. Hisse senetlerinin ortalama değer kaybı yüzde 17 olarak gerçekleşti.

Dolar/TL: 2011 yılının başında Dolar/TL paritesi 1.5380 seviyesinde bulunuyordu. Bugüne baktığımız zaman parite 1.84 seviyesine kadar yükseldi. Dolar/TL paritesinde 9 ayda yaşanan artış yüzde 20’ye yaklaşmış durumda.

Euro/TL: 2011 yılının başında Euro/TL paritesi 2.06 seviyesinde bulunurken, günümüze geldiğimiz zaman parite 2.50 seviyesine kadar yükselmiş durumda. Euro/TL paritesinde 9 ayda yaşanan değer artışı yüzde 22’ye yakın.

Gram Altın: 2011 yılının başında altının gramı 70 TL seviyesindeydi. Bugün ise altının gram fiyatı 98 TL civarında bulunuyor. Buna göre sene başından bu yanına altının getirisi yüzde 40 olarak gerçekleşti.