Dünyayı gezip görmek kadar güzel bir şey yok. Yeni yerler görmeyi, farklı kültürlerin bir parçası olmayı hepimiz çok seviyoruz. Peki dünyayı gezerken bir yandan da onu koruyor muyuz? Her yaptığımız aktivitede olduğu gibi seyahat ederken de dünyaya birtakım izler bırakıyoruz. Bu izler, kimi zaman doğayı olumsuz etkileyebiliyor. Peki seyahat ederken doğaya bıraktığımız olumsuz izleri nasıl azaltabiliriz? Gel birlikte karbon ayak izimizi azaltmanın yollarını inceleyelim.

Karbon ayak izi nedir?

Ekolojik gezgin olma rehberi

Küresel ısınma, dünyamız için çok önemli bir sorun. Küresel ısınmanın en temel nedeni de sera etkisi yaratan gazları oluşturan ve fosil yakıtlar kullanıldıkça atmosfere yayılan karbondioksit salınımı. Atmosferde karbondioksit ve metan gazı arttıkça dünyanın sıcaklığı yükseliyor. Yüzeyi ısınan dünya, buzulları eritmeye başlıyor. Eriyen buzullar yerini kara parçalarına ve suya bırakıyor. Kara ve su güneş ışığını daha fazla emiyor. Güneş ışığı daha fazla emildikçe de buzulların erimesine engel olunamıyor.

Bizler hem bireysel hem de toplumsal olarak kullandığımız ürünlerle bu karbon salınımını artırıyoruz. Evde kullandığımız elektrik, doğalgaz, kömür başta olmak üzere uçarken, araba ya da otobüs kullanırken karbondioksit salınımı artıyor. Karbon ayak izi de bizim günlük hayatta dünyaya zarar veren karbondioksit salınımına verilen isim.

Ekoturizm nedir?

Ekolojik gezgin olma rehberi

Yaşanılabilir bir dünyaya sahip olmak için karbon ayak izimizi azaltmamız gerekiyor. Dünyayı gezip görmeyi seven biz gezginler de seyahat ederken karbon ayak izimizi minimuma indirmek istiyoruz ki elimizde gezilebilecek, görebileceğimiz bir dünya olsun. Ekoturizm de işte bunun için ortaya çıkıyor.  

Ekoturizm, doğamıza zarar vermeden, doğal yaşamın sürdürebilirliğini sağlayan ve yerli halkın gelişime katkıda bulunan turizm türü. Sürdürebilir Turizm ve Yeşil Turizm gibi tanımlarla da anılan bu tür, seyahat etmenin çevreye olan olumsuz etkilerini en aza düşürmeyi amaçlıyor. Ekoturizme gönül vermiş gezginlere de ekolojik gezgin diyebiliriz. Hadi beraber ekolojik gezgin olmanın yollarını inceleyelim.

Nasıl seyahat etmeliyiz?

Ekolojik gezgin olma rehberi

Yolculuk yöntemlerimizi değiştirerek ekolojik gezgin olma yolunda önemli bir adım atabiliriz. Özellikle uçak yolculuğu yaptıkça karbon ayak izimiz artıyor. Dünyanın genelindeki karbon salınımının %2’sini uçak yolculukları oluşturuyor. Özellikle atmosfer ve üst katmanlarına karbon salınımı yaptığı için uçak yolculuklarındaki salınımın etkisi çok daha fazla oluyor.

Evet olumsuz etkileri var ama hiç uçmayacak mıyız? Tabii ki hava yolu ulaşımını kullanmaya devam edeceğiz ama bazı değişikliklere gitmemiz gerekiyor. Mesela gideceğin yer eğer yakınsa ve otobüsle gideceğin süre kısaysa uçak bileti yerine otobüs bileti alabilirsin. Eğer trenle gidebileceğin bir destinasyonsa treni tercih edebilirsin. Böylece kendi karbon ayak izini mümkün olduğunca azaltmış olursun.

Eğer otobüsle gitmek çok zamanını alacaksa ve tek çare uçak yolculuğuysa doğayı koruyacak önlemleri alarak uçabilirsin. Gideceğin yere direkt uçuş imkânı varsa direkt uçuşlara bilet almayı tercih ederek karbon ayak izini azaltabilirsin çünkü uçaklar kalkarken ve inerken çok fazla yakıt kullanırlar. E-bilet ve mobil biniş kartlarıyla da kâğıt israfını önleyebilirsin.

Uçak bileti alırken seçeceğin hava yolunun da ekolojik olmasına dikkat etmek faydalı olur. Bazı hava yolları sürdürebilir bir doğa için çok fazla çalışma yapıyor. Yakıttan tasarruf eden, enerji israfını önleyen uçaklar kullanıyorlar. Hatta kimi hava yolu uçuş esnasında çıkan atıkları geri dönüştürmek için çalışıyor. Böyle hava yollarını destekleyerek sen de ekolojik gezgin olma yolunda önemli bir adım atabilirsin.

Nereye gitmeliyiz?

Ekolojik gezgin olma rehberi

Hepimizin mutlaka görmek istediği yerlerden oluşan bir listesi var. Eğer gitmek istediğin yerler çok popüler olan yerlerse bu destinasyonları da korumak adına en az kalabalık olduğu dönemlerde gitmeyi tercih edebilirsin. Mesela Venedik’e yazın değil de sonbahar ya da kış aylarında gidebilirsin.

Seyahat planların için kafanda belirli destinasyonlar yoksa ve gidebileceğin yerler arıyorsan sürdürebilir turizm için özel çalışmalar yapan yerleri görmeye gidebilirsin. Mesela Yeni Zelanda’da Kaikoura kasabası, İzlanda’nın Snaefellsnes yarımadası ya da Colorado’daki Vail kasabası tercih edebileceğin destinasyonlar olabilir.

Gitmek istediğin ülkelerde çevresel konulara ne kadar önem verdiklerini ve ne kadar dikkat ettiklerini de araştırmanı öneririm. Yale Üniversitesi, bu konuda bir rapor yayınlıyor ve 2018’deki rapora göre İsviçre çevreye özen verme konusunda ilk sırada. İsviçre’yi Fransa ikinci, Danimarka’da üçüncü olarak takip ediyor.  

Yanımıza neler almalıyız?

Ekolojik gezgin olma rehberi

Genelde seyahatlerimizde yanımıza ne alsak eksik kalıyormuş gibi hissediyoruz ama ekolojik bir gezgin olmak için çantamıza mümkün olduğu kadar az şey koymaya alışmalıyız. Uçaklar ne kadar hafif olurlarsa o kadar az yakıt kullanıyorlar. Bu yüzden valizimiz ne kadar hafif olursa karbon ayak izimizde o kadar az oluyor.

Şampuan, duş jeli gibi çantana koyduğun temel eşyaların paketlerinin ufak ve eğer mümkünse doğa dostu olmasını tercih etmelisin. Böylece sadece seyahatini değil, genel anlamda eşyalarını da doğa dostu hale getirmiş olursun. Özellikle güneş kremlerinin doğa dostu olması ve çevreye zarar vermeden toprakta çözülebilmesi çok önemli çünkü yüzerken güneş kremin vücudundan denize karışıp denizaltındaki yaşamı olumsuz etkilememeli.

Çantana koyman gereken iki önemli eşya daha var. Birincisi, kişisel su şişen. Doğa dostu bir su şişen varsa çantana koymalısın ki plastik şişede su almak zorunda kalmayasın. Ayrıca birçok Avrupa ülkesinde çeşmeden su içebiliyorsun. Böylece kendi şişene su doldurabilirsin. İkincisi ise kumaş alışveriş çantası. Plastik poşetlerin zararları malum. Gittiğin ülkede alışveriş yaptığında plastik poşet tercih etmek yerine yanında taşıyacağın kumaş çantayı kullanabilirsin.

Nerede kalmalıyız?

Ekolojik gezgin olma rehberi

Kalacağın otelin doğa dostu olmasına dikkat etmelisin. Birçok otel çevre dostu politikalarla hizmet veriyor. Oda anahtarları ile odadan çıktığında elektriğin kesilmesini sağlayan, banyoda da küçük küçük şişelerde şampuanlar vermek yerine daha büyük ve yeniden doldurabilir şişelerde şampuanlar veren otelleri tercih edebilirsin. Tabii ki bunlar en görünür ve en küçük tedbirler. Kalacağın otelin enerji kullanımını azaltmak, atıkları geri dönüştürmek ya da karbon salınımını en aza indirmek için yaptığı çalışmaları da incelemelisin.

Otelimizi doğa dostu seçmekle kalmıyor tabii yapmamız gerekenler. Bireysel karbon ayak izimizi artırmak için otel konaklamamız esnasında yapabileceğimiz şeyler de var. Mesela havlularını ve çarşaflarını her gün değiştirmene gerek yok. Sonuç olarak evde de her gün havlu ya da çarşafını değiştirmiyorsun. Otelde kaldığında da havlularını ve çarşaflarını zorunlu olmadıkça değiştirme. Böylece otelin su, elektrik ve deterjan kullanımını azaltmış olursun. Klima kullanımını da minimumda tutmaya çalışmalısın. Odadan çıkarken klimayı açık bırakmak yerine camları açabilirsin ve perdelerini kapatabilirsin. Böylece odan gün içinde de serin kalır.

Tatilimizi nasıl geçirmeliyiz?

Ekolojik gezgin olma rehberi

Gitmek istediğin ülkede görülmesi gereken her yeri görmek için büyük turist otobüslerini tercih etmemekle başlayabilirsin. Yürümek her zaman daha güzel bir opsiyon. Hem turist otobüslerinin uğramayacağı yerlere bile gidebilirsin. Eğer yürümeyi sevmiyorsan bisiklet kiralamayı değerlendirebilirsin. Toplu ulaşımı tercih edersen daha ucuza da seyahat etmiş olursun. Bir taşla iki kuş.

Tatilin esnasında vakit geçirmek için seçeceğin aktiviteleri de dikkatle seç. Tırmanma, kayak ya da dalış gibi sporlar, ATV ya da jetski gibi motorlu araçlarla yapılan sporlardan daha doğa dostu. Golf yapmayı seven bir gezginsen sana üzücü bir haberim var. Ne yazık ki golf sahalarını göründükleri şekilde tutmak için çok fazla su, gübre ve böcek ilacı kullanılıyor ve bu da doğaya çok fazla zarar veriyor.

Tatile gittiğimiz yerlerde yerli halka kazandırmaya çalışmak da ekolojik gezgin olmanın önemli bir parçası. Senin tatil için harcadığın para yerel ekonomide kaldıkça kalkınma oranları yükseliyor ve böylece sürdürebilir bir turizm ortaya çıkıyor. Yerel marketlerden alışveriş yapıp yemek ya da bir şeyler için yerlilerin işlettiği restoran ve barlara gitmelisin. Böylece hem yerel ekonomiyi destekler hem de daha uygun fiyatlarla karşılaşabilirsin.

Nihan Bayram
452 Yazı
Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Bir süre bir marka ajansında içerik editörlüğü yaptı. Hürriyet Kitap bünyesinde "Ün, Aşk ve Diğerleri" adlı kitabı yayınlandı. Ajans deneyiminden sonra Enuygun ekibine katıldı.