Çocukken bayramların en güzel yanı yeni kıyafetler almak değil, bayram harçlıklarını lunaparkta harcamaktı diyenler el kaldırsın. Sırf lunaparkta harcayarak daha fazla paran olsun diye tüm komşuları dolaşıp hepsinin elini öptüğünü biliyorum çünkü ben de yaptım. Sonra bütün kuzenlerle toplanıp lunaparka gider, eğlenirdik.

Büyüdük artık ne lunaparkı diye düşünüyor ya da düşünmeye çalışıyor olsan da içindeki çocuk lunapark kelimesini duyunca heyecanlanıyor, birbirimizi kandırmayalım. Ben de kendi içimdeki çocuğu dinledim ve en eğlenceli lunaparklarını listeledim. Bu listeyi okuduktan sonra sen de karşı koyamayacak ve uçak bileti alacaksın.

Europa Park – Almanya

Avrupa’da kime sorarsan sor lunapark olarak ilk önce Europa Park’ı önerecektir çünkü Avrupa’nın en uzun hız trenlerinden biri bu parkta. Bu yüzden de hız trenlerinin önünde, özellikle hafta sonları, upuzun bir kuyruk oluyor. Oraya gidip kuyruğu görünce sakın ha vazgeçeyim deme. Sonuçta o bekleyişin sonunda unutulmaz bir eğlence yaşayacaksın, beklemeye değer.

Ucuz Uçak Bileti Bulun

Europa Park seyahatini planlarken tüm gününü bu parkta geçirmeye ayırdığından emin olmanı tavsiye ederim. “Bana 3-4 saat yeter ya” diye düşünüp günü başka planlarla doldurursan, lunaparktan ayrılırken daha çok vakit geçirmediğin için üzülebilirsin.

Europa Park – Almanya

PortAventura – İspanya

PortAventura da Europa Park gibi kendi ülkesinin sınırlarını aşıp Avrupa’ya mal olmuş bir lunapark. Bu yüzden de dünya üzerinde en çok ziyaret edilen lunaparklardan biri. Nedir bu lunaparkın sırrı dersen de PortAventura’nın bir de aquaparkı var. Adamlar büyük düşünmüşler, lunapark deyip geçmemiş bir de aquapark yapmışlar.

PortAventura’da Mediterrania, China, Polynesia, Far West, Mexico ve Sesamo Aventura olmak üzere 6 farklı alan var. Yani bunların hepsini gezmek, her birindeki eğlenceleri deneyimlemek için tüm gününü ayırman gerekiyor. Hatta 1 gün bile yetmez. Hepsini görürsün ama tadı damağında kalır çünkü PortAventura öyle güzel bir yer.

PortAventura – İspanya

Alton Towers – Birleşik Krallık

İngiltere’nin en meşhur lunaparkından bahsetmezsem çok ayıp olur. Alton Towers’ın mimarisi hiçbir lunaparkın ya da tema parkınınkine benzemiyor. Sıra dışı gotik mimarisini görür görmez içinde garip bir his uyanacak ve bu hisse teslim olacaksın. Lunaparkın atmosferinin sende yarattığı küçük korkudan dolayı korku evlerine girmekten çekinebilirsin ama şöyle düşün mimarisi böyleyse korku evinde yaşayacağın deneyim unutulmaz olabilir.

Alton Towers’daki hız trenlerinin yarattığı adrenalin efsaneleri dilden dile dolaşıyor ama bir tanesi var ki bence ona binmek cesaret istiyor. Oblivion adı verilen tren dünyadaki ilk dikey hız treni olarak biliniyor. Serbest düşüş deneyimini yaşayacağın bu hız trenini sona saklasan iyi edersin çünkü ona bindikten sonra bir süre hız trenine binmek istemeyebilirsin.

Alton Towers – Birleşik Krallık

Tivoli Bahçeleri – Danimarka

1843 yılında açılan Tivoli Bahçeleri dünya üzerindeki en eski lunaparklardan ikincisi. Şimdinin tema parklarının esamesi okunmazken burası varmış yani anlayacağın. Birçok yenilik gelmiş olsa da lunaparkın ilk hız treni hala duruyor. Zaten Kopenhag’a gittiğin zaman Tivoli Bahçeleri’ni görüp meraklanmaman imkânsız çünkü şehrin en merkezi yerinde bulunuyor.

Tivoli Bahçeleri en eskilerden ve en meşhurlardan olduğu için biraz pahalı tabii. Parka giriş ücreti ayrı, lunapark oyuncaklarının ücretleri ayrı. O zaman hiç uğramayayım diye düşünüp pes etme, ben sana en mantıklı çözümü söylüyorum: limitsiz bilet. Evet limitsiz bilet seçeneği de biraz pahalıya geliyor ama işin ucunda dünyanın en eski lunaparkında zaman geçirmiş olmanın dayanılmaz hafifliği var. 

Tivoli Bahçeleri – Danimarka

Ocean Park – Hong Kong

Ocean Park adının hakkını vererek okyanusa sıfır bir konumda bulunmasıyla çok ünlü. Daha parka giderken bile denizin altındaki tünellerden geçerek parka vardığında yaşayacağın eğlencenin heyecanıyla doluyorsun. Hem Ocean Park bir lunaparktan çok daha fazlası çünkü hayvanları doğal ortamlarında gözlemleyebileceğin akvaryum ve hayvanat bahçesi de bulunuyor. Parktaki koala ve pandaları görüp sevimliliklerinden çıldırmaman mümkün değil.

Ocean Park’ın hayvanlara ayrılan bölümünü gezdikten sonra fotoğraf makineni hazırla çünkü inanılmaz bir manzara izleyeceğin teleferik yolculuğu yapacaksın. Parkta yükseklere çıkan hangi oyuncağa binersen bin, okyanusun cezbedici görüntüsü o adrenalinde bile gözüne çarpacak emin ol. Hong Kong’a Disneyland açıldıktan sonra çoğu insan Ocean Park yerine Disneyland’a gitse de bence sen Ocean Park’ı tercih etmelisin. Sonuçta okyanus manzarasından bahsediyorum burada.

Fuji Q Highland – Japonya

Fuji Q Highland – Japonya

Ocean Park’ın okyanus manzarası varsa Fuji Q Highland’in de Fuji Dağı manzarası var. Dağın eteklerine kurulu lunaparkın seveni o kadar çok ki upuzun kuyruklar beklemek gerekiyor. Yani gittiğinde karşında uzun bir kuyruk bulacaksın. Tabii yine beklemeye değer cümlesini kuracağım çünkü burada bulunan hız treni Takabisha 121 derecelik düşme açısıyla dünyanın en korkunçlarından biri.

Hız treniyle ünlü olduğu kadar korku eviyle de ünlü bu park. Japon geleneklerinin en korkunçlarını almışlar, bu evi yapmışlar. Önce hız treni sonra korku evini duyunca biraz korkmuş olabilirsin normal ama cesur yürekli adrenalin meraklısı arkadaşların varsa onları yanına al. Eminim onlar seni yüreklendirecektir. Tabii sen onlardan biriysen o zaman ne duruyorsun?

Fuji Q Highland – Japonya

Belki eski bayramları, çocukluğunda yaşadığın lunapark heyecanını geri getiremezsin ama bu yazıdaki tüm lunaparklarda başka heyecanlar yaşayacağına eminim. Zaten şu an “Hadi bu yazı bitsin de uçak bileti alayım” diye düşünüyorsun. O zaman hemen tıkla ve ilk lunapark macerana uçak biletini al.

NOT: Şu an büyük ihtimalle bu yazıda neden hiçbir Disneyland’dan bahsetmediğimi merak ediyorsun. Disneyland’ı azıcık ucundan anlatmaya, bütün Disneyland’lardan bahsetmemeye gönlüm el vermedi ve onu bambaşka bir yazının konusu yapmaya karar verdim.