Tamamen insan eliyle meydana gelmiş olağanüstü güzellikteki hem mimari hem tarihi öneme sahip yapıtlar Dünya Harikaları olarak anılıyor. Eski ve Yeni olarak iki ayrı listesi bulunan yapıtların hepsi görülmeye değer. Gel, bu harika eserler neler birlikte öğrenelim!

Dünyanın Eski 7 Harikası

Dünya harikaları fikri ilk olarak M.Ö. 5. yüzyılda Heredot tarafından ortaya atıldı. Dünyanın Eski 7 Harikası’nın günümüzde kabul gören haliyse M.Ö. 2. yüzyılda son halini aldı. Ancak eski 7 harikadan şu anda yalnızca Keops Piramitleri ayakta duruyor. Geri kalanı ise zaman, doğa ve insan etkileriyle ya tamamen yok oldular ya da harabe halindeler.

1. Keops Piramidi – Mısır

Khufu Piramidi ya da Büyük Piramit olarak da bilinen Keops, antik Mısır’ın en büyük anıtsal eserlerinden biri. Günümüzde Mısır’ın başkenti Kahire’de yer alan Keops Piramidi’nin M.Ö. 2560 yıllarında, Mısır firavunu Khufu için inşa edildiği düşünülüyor.

Anıtsal mezarlar olan piramitler; şekilleri, büyüklükleri ve yapıldığı zaman dilimi sebepleriyle defalarca gizemli ve doğa üstü hikayelere konu oldular. Kireçtaşı ve granitten oluşan yapı, 4000 yılı aşkın bir süre boyunca insan eliyle yapılmış en yüksek yapıt idi.

2. Babil’in Asma Bahçeleri – Irak

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

Eski 7 Harika arasındaki en gizemli yer Babil’in Asma Bahçeleri. M.Ö. 600 yıllarında yapıldığı düşünülen antik harikanın yerini maalesef hala bilmiyoruz. Yüz yıllardır konuyla ilgili yapılan çalışmalarsa yetersiz kaldı. Tahmini olarak günümüzde Irak’ın Hille şehrinin yakınlarına düşen Babil kentinde kurulduğu düşünülüyor.

Antik edebi yapıtlara göre burası Babil kralı II. Nebukadnezar tarafından memleket hasreti çeken eşi Semiramis için yaptırılmış. Çölün ortasında adeta bir vaha olan bu yemyeşil yapının varlığına dair fiziki bir kanıt halen bulunamadı. Cennet gibi tasvir edilen Babil’in Asma Bahçeleri’nde çağın ötesinde bir mühendislik ile su taşıma çözümleri geliştirilmiş. Bu sayede de kurak topraklar yeşillenmiş.

3. Artemis Tapınağı – Türkiye

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

Dünya harikaları içerisinde Türkiye’de bulunan iki yerden biri Artemis Tapınağı. Tanrıça Artemis’e ithafen inşa edilen bu tapınak, İzmir’in Selçuk ilçesinde konumlanıyor. Günümüzde Efes Antik Kenti’ne yaklaşık 4 km uzaklıkta yer alan tapınağın M.Ö. 550 yılında yapıldığı düşünülüyor.

Tamamen mermerden yapılmış olan Artemis Tapınağı’ndan günümüze yalnızca birkaç mermer parçası ulaşabilmiş. Hikayelere göre tapınak M.Ö. 356 yılında, hiçbir zaman unutulmamak istediğini söyleyen Herostratus tarafından yakıldı.

Tapınak sadece ibadet merkezi değildi, aynı zamanda finans ve ticaret açısından da Efes’in en önemli yerlerinden biriydi. Lidya Kralı Kroisos tarafından temelleri atılan Artemis Tapınağı’nın yapımının tamamlanması yaklaşık 120 yıl sürmüş.

4. İskenderiye Feneri – Mısır

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

Tarihte inşa edilen en yüksek deniz feneri olan yapı; Knidoslu Sostratus’un mimarlığında, MÖ 300 yıllarında yapılmış. Günümüze ulaşamayan fener, uzun yıllar Akdeniz’deki gemicilerin yol göstericisi olmuş.

Fener, 135 metre yüksekliğinde olup tepesine yerleştirilen tunç ayna sayesinde 70 kilometre uzaklıktan görülebiliyordu. İskenderiye liman kentinin kıyısında konumlanan Pharos Adası üzerinde bulunan İskenderiye Feneri, deprem ve fırtına gibi doğal sebeplerle yıkılmış.

5. Halikarnas Mozolesi – Türkiye

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

Ülkemizdeki diğer eski dünya harikası ise Halikarnas Mozolesi. Günümüzde popüler tatil beldesi olan Bodrum’un sınırları içerisinde bulunan mozole, M.Ö. 350 yılında yapılmış. Karia Kralı Mausolos için karısı ve kız kardeşi tarafından yaptırılan anıt mezar, mimari olarak hem Yunan hem Mısır izleri taşıyormuş. Eşsiz bir yapıt olan Halikarnas Mozolesi, mimari özelliği sayesinde kendinden sonra gelen tüm anıt mezarlara “mozole” denmesine sebep oldu.

15. yüzyıldaki büyük depremde zarar gördüğü düşünülen mozole, bölgeye gelen Saint Jean Şövalyeleri tarafından yıkıntı halinde bulunmuş. Şövalyeler mozolenin taşlarını Bodrum Kalesi’nin yapımında kullanmış. Bu yüzden Halikarnas Mozolesi’nin kalıntıları çoğunlukla eksik ve alan açık hava müzesi olarak görülebiliyor.

6. Zeus Heykeli – Yunanistan

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

Antik Yunanistan’ın önemli şehri Olympia’da bulunan heykel, altın ve fildişi kullanılarak yapıldı. Baş tanrı Zeus’a adanan heykel, Zeus Tapınağı’nın içerisinde yer alıyordu. Ünlü heykeltraş Fidias tarafından yapılan heykel 13 metre uzunluğundaydı ve başı neredeyse tapınak tavanına değiyordu. Büyüklüğü, parlaklığı ve detaylı süslemeleriyle hayran bırakan Zeus Heykeli’nin M.Ö. 430-438 yılları arasında yapıldığı düşünülüyor.

M.S. 391 yılına kadar tapınak içerisinde kalan Zeus Heykeli, tapınağın kapanmasıyla birlikte Konstantinapolis’e taşındı. M.S. 462 yılında çıkan büyük yangında neredeyse tamamen yanan heykelden kalan parçalar Paris’in Louvre Müzesi’nde sergilenmeye devam ediyor.

7. Rodos Heykeli – Yunanistan

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

Antik dünyanın 7 harikası listesinin son ismi Rodos Adası’nda konumlanıyor. Döneminin önemli bir ticaret kenti olan Rodos’un liman girişinde bulunan heykel, Antik Yunan’ın Güneş Tanrısı Helios’a ait. M.Ö. 304 yılında Makedonyalı Antigonitler ile barış sağlanması sonucu, şükran sunmak amacıyla yaptırılan heykel yaklaşık 32 metre yüksekliğindeydi.

Yapımının 12 yıl sürdüğü düşünülen Rodos Heykeli’nin ayakları kara parçalarında dururken ayaklarının arasından gemilerin limana giriş yapabildiği söyleniyor. Ancak dönemin teknik dezavantajları sebebiyle böyle bir şeyin yapılmasının neredeyse imkânsız olduğu düşünülüyor. Tamamen tunçtan yapılan yapıtın büyük depremler sebebiyle önce yıkılarak yana yattı ve birkaç yüzyıl kadar ayağa kaldırılamadan kullanıldı. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ünlü Özgürlük Anıtı için ilham olan Rodos Heykeli aynı zamanda pek çok efsaneye de konu oldu.

Dünyanın Yeni 7 Harikası

Dünyanın Antik 7 Harikası’nın ardından 2007 yılında, İsviçre’de kurulan New 7 Wonders isimli bir kuruluş tüm dünya vatandaşlarını 7 Yeni Harika’yı seçmeye davet etti. İnternet üzerinden yapılan oylamaya 10 milyondan fazla insan katıldı. 7 Temmuz 2007 yılında sonuçlanan anket çalışmasında seçilen ve zamana meydan okuyan Dünyanın Yeni 7 Harikası hemen aşağıda!

1. Çin Seddi – Çin

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

M.Ö. 7. yüzyılda yapımına başlanılan duvar, sınır komşuları ile ilişkilerin gerilmesi ve bölgeye saldırıların artması ile uzatıldı. Çin’in kuzeybatısı boyunca uzanan yapı, dünyanın en uzun duvarı. Huang-Ho Nehri’ni ikiye bölen duvarın uzunluğunun yıkılan kısımlarıyla birlikte 21.196 kilometre olduğu düşünülüyor. Yapının %8’i günümüze ulaşmış durumda.

Yüzyıllarca Moğol ve Türk saldırılarına karşı Çin’i koruyan duvar, çoğu gezginin “Mutlaka görülmesi gereken yerler listesi”nde ilk sıralarda yer alıyor. Hakkında uzaydan bakılınca görüldüğüne dair bir inanç olsa da bunu doğrulayan bir kanıt bulunmuyor.

2. Petra Antik Kenti – Ürdün

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

“Kayıp Cennet” ismiyle de bilinen ve 2000 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan Petra Antik Kenti, olağanüstü bir mimariye sahip. Petra, antik dünyanın en gelişmiş medeniyetlerinden biri olan Nebatiler tarafından kurulmuş. Ticaret yolu üzerinde kurulmuş olan şehir, Romalılar tarafından işgal edildikten sonra zenginleşmiş. Günümüzdeyse Ürdün’ün en popüler yeri.

Petra’nın görkemli giriş kapısı, güneş ışığı ile renk değiştiren kızılımsı taşları ve büyüleyici kanyonları kente masallardan çıkmış izlenimi veriyor. Çöl ortasında konumlanan Petra’ya gitmek istersen Akabe uçak bileti bakabilirsin. Üstelik İstanbul’dan direkt uçuşlar da bulunabiliyor.

3. Tac Mahal – Hindistan

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

Dünyanın 7 Yeni Harikası listesinin en romantik hikayesine geldi sıra. Hindistan’ın Agra şehrinde bulunan Tac Mahal, hüzünlü biten bir aşka adanıyor. Babür İmparatorluğu’nun hükümdarı Şah Cihan ile güzel ve genç eşi Ercümend Banu, çok küçük yaşlarda evlenmişler. Politik sebeplerle iki eşi daha bulunan Şah, devlet işlerinde de eşine çok güveniyormuş. Hatta seferlere bile birlikte gidiyorlarmış.

Şah tahta çıktıktan sonra “Mümtaz Mahal” adını alan Banu, 14. çocuğunu doğururken vefat etmiş. 40 yaşına bile ulaşamayan eşinin ardından derin bir bunalıma giren Şah Cihan bir yıl boyunca dışarı çıkmamış. Çıktığındaysa bu anıtsal türbeyi yaptırmış. Hem aşkının büyüklüğünü hem de hükümdarlığının gücünü anlatması sebebiyle göz kamaştırıcı şekilde inşa edilen Tac Mahal, ülkenin en önemli yapılarından biri. 20 bin işçinin yapımında çalıştığı Tac Mahal 22 senede tamamlanmış.

4. Kurtarıcı İsa Heykeli – Brezilya

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

1931 yılında, ülkenin Portekiz işgalinden kurtulmasının 100. yılı şerefine tasarlanan Christo Redentor (Kurtarıcı İsa Heykeli), dünyanın en bilinen yapılarından biri. Karnavallarıyla nam salan Rio de Janeiro şehrinin tepe noktasında yer alan anıt, 30 metre yüksekliğinde. İsa Peygamber’i kollarını iki yana açmış bir şekilde tasvir eden heykeli her yıl binlerce turist ziyaret ediyor.

Kurtarıcı İsa Heykeli’nin tamamlanması tam 5 yıl sürmüş. Yapıtın bulunduğu dağ olan Corcovado Dağı aynı zamanda Tijuca Milli Parkı sınırları içerisinde yer alıyor. Rio’ya gidip heykeli görmek istersen çeşitli seçeneklerin mevcut. Ama bence en keyiflisi Corcovado Dağ Treni ile yolculuk yapıp nefes kesici manzaranın tadını çıkarmak.

5. Chichen Itza – Meksika

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

Kristof Kolomb’un kıtayı keşfinden önce Maya halkının yaşadığı antik şehir Chichen Itza, her yıl milyonlarca gezgini ağırlıyor. Chichen Itza içindeki “El Castillo” adıyla da bilinen Kukulkan Piramidi, Dünya Harikaları Listesi’nde yer alıyor. Meksika’nın Yucatan Yarımadası’nda konumlanan antik kentin M.Ö. 750-900 yılları arasında kurulduğu düşünülüyor.

7 Yeni Dünya Harikası’ndan biri olan Kukulkan Piramidi, Mayalar’ın matematik ve astronomi bilgisine dair çok şey anlatıyor. Tapınak amacıyla inşa edildiği düşünülen yapının hep cephesinde 91’er basamağı bulunuyor. 4 cepheye sahip yapının basamakları toplanıp tepe düzlüğü eklendiği bir yıldaki toplam gün sayısı olan 365’e ulaşılıyor. Piramidin tepesinden bakıldığındaysa 300 hektarlık şehir alanının tamamı görülebiliyor. Ayrıca yapının konumlandırılması sebebiyle ekinoks dönemlerinde, piramit basamakları üzerinde S şeklinde bir yılan gölgesi oluşuyor. Bu yılana da piramit ile aynı isim veriliyor. Bölgeyi ziyaret ettiğinde göreceğin bir diğer yapı olan Caracol ise gözlemevi amacıyla inşa edilmiş.

6. Machu Picchu – Peru

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

Güney Amerika’da bulunan diğer dünya harikası ise Peru’nun Cusco şehrine yaklaşık 90 kilometre uzaklıkta konumlanıyor. İnka İmparatoru Yupangui tarafından 1450 yıllarında yaptırılan antik kent, günümüze kadar çok iyi bir şekilde korunmuş. Tarım, mühendislik ve astronomide dönemine göre oldukça ileri bulunan İnkalar, şehri And Dağları’nın zirvelerinden birine inşa etmişler.

2430 metre yükseklikte yer alan Machu Picchu’nun kuruluşundan kısa süre sonra çiçek hastalığı salgını sebebiyle terk edildiği düşünülüyor. Şehrin kurulumunda kullanılan özel taşlar raylı halat sistemi ile taşınabilmiş. Şehir içerisindeki taş yapılar 200 kadar merdiven sistemiyle birbirlerine bağlanmış. Bu sistem sebebiyle şehirde 3000’den fazla basamak bulunuyor. Antik yerleşime ulaşmak için Cusco’dan Aguas Calientes köyüne raylı sistemlerle ulaşabilirsin. Buradan Machu Picchu’ya gitmek için yaklaşık 8 kilometrelik yolu yürüyerek veya otobüslerle tamamlayabilirsin.

7. Kolezyum – İtalya

Dünyanın Eski ve Yeni 7 Harikası

Listenin en popüler ismi olan Kolezyum, İtalya’nın başkenti Roma’da konumlanıyor. M.S. 80 yıllarında inşa edilen Kolezyum’un ana amacı sportif ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapmaktı. “Gladyatör Dövüşleri” ismi verilen sportif yarışmalar, dönemin en önemli sosyal etkinliğiydi. Kolezyum’da bu dövüşler dışında çeşitli savaş canlandırmaları, tiyatrolar ve halk gösterileri de yapılıyordu.

Roma İmparatorluğu’nun güçlü dönemlerinde etkinlikler düzenlenirken imparatorluk güç kaybettikçe yapının kullanım amacı değişti. Öncesinde “Arena” olarak bilinen Kolezyum, zaman içerisinde barınma, dini kışla, türbe, iş yeri ve taş ocağı olarak kullanılmaya başlandı. İtalya’nın en çok ziyaret edilen yerlerinden olan Kolezyum’u görmek istersen Roma uçak bileti bir tık uzağında!

Setenay Gökdağ
305 Yazı
Antalya doğumlu yazar, Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Lise yıllarından itibaren medyanın çeşitli alanlarında metin yazarı ve editör olarak çalıştı. Okuma, yazma ve seyahat etme tutkularını tek amaç altında birleştirmek adına, Enuygun’da seyahat yazıları yazmaya başladı. Şu anda da Turist Rehberliği bölümünde eğitim alarak seyahat yazılarına farklı bir gözle bakmayı hedefliyor. Boş bulduğu her an yollara çıkmayı, otostop çekerek seyahat etmeyi ve kamp yapmayı çok seviyor.