Bu yoğun ve karışık ekonomik durumlarla beraber bugünden itibaren Ramazan ayı ve oruç sezonu da başladı. Kısacası bayram ayı ve bu karışık ekonomik durumlar ile beraber enflasyon eğilimi de sürpriz değişiklik gösterebilir. Her zaman olduğu gibi ben makro gelişmeler dışında, mikro duruma bakacağım. Önemli olan bütçenizin enflasyonu diyerek, bu dönemde nelere dikkat etmeliyiz ona bakalım.

Dövizle asla borçlanmayın!

Türk halkına mesleğinizin economist olduğunu söylerseniz, size ilk olarak ‘ne olacak bu doların hali’ diye sorarlar. Dolar geliri olmayan, dolar gideri olmayan insanların doların halini merak etme nedeni nedir?

Bu sorunun cevabı çok basit. Çünkü Türkiye’de geçmiş yıllardan gelen bir kriz göstergesi alışkanlığı vardır. Doların fiyatı hızlı yükseliş eğilimine girerse, ülke kriz sinyali verir. Halk da buna göre hazırlık yapar. Ancak bu durum artık eskisi gibi değil. 2008 yılındaki büyük global krizde dahi TL, dolar karşısında çok güçlü bir performans sergiledi. Yani kriz çığırtkanlığı yapılmasına izin vermedi.

Fakat bu demek değil ki dövizle ilgili risk almak sakıncalı değil. Gelirinize göre gider kalemi oluşturmayı bilmeniz şart. Ve en önemlisi gelirinizin cinsine göre borçlanma yapmanız lazım. Yani; eğer ki geliriniz döviz cinsinden değilse, dövizle asla borçlanmayın. Döviz eskiden olduğu gibi çok dalgalı hareketler yapmıyor diye düşünürek, dövizle borçlanmak oldukça yanlış bir düşünce olacaktır. Basit bir muhasebe mantığından hareket edeceğiz ve kur riskinden korunacağız. Bütçede risk yönetimi de önemli olduğu için, kur riskini bu hesaba katmamak en doğrusu olacaktır. Geliriniz TL iken, euro veya dolarla borçlanmak, bütçenize ciddi bir risk katacaktır. Bu da kur riski olacaktır. Kurdaki yıllık hareket sapmasını hesaplamak çok da kolay değil. Çünkü Türkiye halen daha gelişmekte olan bir ülke ve bu ülkenin dış ticaret açığı riski olduğu gibi, siyasi riskleri de mevcut. Bu nedenle kur riski alınmayacak kadar büyük bir risk.

Ramazan harcamalarınıza dikkat edin, aşırıya kaçmayın

Gıda alışverişi yapmak için markete gittiğinizi düşünün. Karnınız aç olduğu zaman yaptığınız alışveriş ile tok olduğu zaman yaptığınız alışveriş arasında fark olduğunu düşündünüz mü? İnsanın karnı aç olduğu zaman mutlaka ekstra ürünler almak isteyecektir.

Ramazan ayında da alışverişlerde bu risk olacaktır. Bu nedenle alışverişlerinizi planlamanız faydalı olacak. Çünkü yaz aylarında bütçe genelde açık vermeye doğru yol alır. Bu açığa bir de ramazan ayının yaz ayına denk gelmesi kaldıraç etkisi yapabilir. Eğer ki geliriniz ekstra harcamalara el vermeyecek cinstense, özeni bir kat daha artırmanız gerekli. Ramazan alışkanlıklarınızı değiştirme yoluna giderek, günlük harcamalarınızı devam ettirmeniz bütçenize katkı sağlayacaktır.

Yaz tatilini bayram tatili ile birleştirmeyi düşünenler geç kalmasın

Ramazan ayının ağustos başına denk gelmesi tatil planlarını da değiştirdi. Ağustos ayında tatil yapmak isteyenlerin, ramazan nedeniyle tatillerini ertelemeleri ve bayramla birleştirme düşünceleri mantıklı olacaktır. Bütçe için bayram harcamaları ve yaz tatili harcamalarını bir kaleme toplayacaktır. Tabi ki bu plan için, otel düşüncesi olanların çok daha önceden harekete geçmesi gerekliydi. Rezervasyon sıkıntısı muhtelemen doğacaktır.

Ancak yaz tatilini yapmış olanların, yaz ayı içerisinde tekrar bir bayram tatili planı yapması bütçeye zarar verecektir. Bu nedenle bayram harcamalarını, bütçedeki duruma göre yapmalarında fayda var. Ekstra harcamalar için bütçede yer açmak, yaz ayında oldukça zor oluyor. Bu nedenle planlamalarda bir değişiklik yapmadan, fedakarlığı daha kısıtlı yaşayarak yapmakta fayda var.