İstanbul'da bazı mekanlar var ki seni ilk başta duruşuyla cezbeder. İşte yıllarca Cerrahpaşa'nın yokuşlu sokaklarında sessizce duran ve adeta bir şatoya benzeyen Bulgur Palas, tam da o mekanlardan biri.
Yıllarca metruk kalan ve şimdilerde geçirdiği dönüşümle sosyal bir yaşam alanına dönülen Bulgur Palas, İstanbul'un yeni kültür ve sanat merkezi konumuna geldi. Hadi birlikte bu dönüşüm hikayesine tanıklık edelim.

Bulgur Palas’ın yapımına 1912 yılında, İttihat ve Terakki döneminde Bolu Milletvekili olan Mehmed Habib Bey tarafından başlanıyor. Habib Bey, o dönemde tahıl ve bulgur ticaretiyle büyük bir servet kazanıyor ve halk arasında "Bulgur Kralı" olarak biliniyor. Adından da anlaşılacağı üzere bu isim, bir tarihi yapıya yön veriyor.
Dönemin ünlü İtalyan mimarı Giulio Mongeri'ye (Onun St. Antoine Kilisesi'nin de mimarı olduğunu da söyleyeyim) hazırlatılan bina, "Birinci Ulusal Mimarlık Akımı"nın en nadide örneklerinden biri olarak tasarlanıyor. Fakat Habib Bey’in borçları nedeniyle hazırlattığı bu bina bankaya devroluyor.
Bina uzun bir süre banka arşivi ve lojman olarak kullanılıyor. 2021 yılında ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından alınarak İstanbulluların kullanımına sunuluyor.

Binanın bir şatoya benziyor olması İstanbul’un klasik yapılarından ayrılıyor. Kapıdan girer girmez yüksek tavanlar ve tuğla duvarlar ile karşılaşıyorsun. Şu an içeride hem çalışma alanları hem de kültür sanat etkinlikleri bulunuyor.
Kütüphane: Öğrenciler ve freelancer çalışanlar için oldukça uygun. Yaklaşık 20 bini aşkın kitaplık bir koleksiyonu var. Ayrıca çalışma masaları, priz, kitap okuma koltukları gibi imkanlar da yer alıyor. Ayrıca ücretsiz çay ikramı da bulunuyor.
Sergi Alanı: Yapının giriş ve orta katları süreli sergilere ev sahipliği yapıyor. Açıldığı dönemde dünyaca ünlü Magnum Photos sergisine de ev sahipliği yapmıştı.
Beltur Kafe & İstanbul Kitapçısı: Avluda ve giriş katında mola verebileceğin alanlar mevcut. Çay-kahve alıp çalışmana mola verebilirsin.
Seyir Terası: Binanın en üst katına çıktığında Tarihi Yarımada'nın, Sarayburnu'nun ve Marmara Denizi'nin geniş bir panoramik manzarasını seyredebilirsin. Gün batımında buradaki manzara, İstanbul'da görebileceğin en iyi karelerden biri.

Bulgur Palas, İstanbul'un Fatih ilçesinde Kocamustafapaşa-Cerrahpaşa hattında yer alıyor. Ve tam olarak İstanbul'un yedinci tepesinde yer alıyor.
Tramvay: T1 Kabataş-Bağcılar hattı ile Haseki veya Yusufpaşa durağında inebilirsin. Buradan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi yönüne doğru yaklaşık 10-15 dakikalık bir yürüyüşle ulaşabilirsin. Bu arada bu yol biraz yokuşlu.
Metro: M1A veya M1B hattını kullanarak Aksaray istasyonunda inebilirsin. Yine buradan yürüyerek 10-15 dakikada ulaşım mümkün.
Marmaray: Marmaray ile geleceksen U3 Sirkeci-Kazlıçeşme tren hattının Cerrahpaşa durağında inersen 2-3 dakika sonra Bulgur Palas’a ulaşabilirsin. Burada da hafif bir yokuş seni bekliyor.
Otobüs: Taksim ya da Eminönü’nden bineceğin Kocamustafapaşa otobüsleri Bulgur Palas’ın bulunduğu durakta indiriyor.
Dolmuş: Taksim’den geleceksen sarı dolmuşlarla da hızlıca gelebilmen mümkün.

Konumu oldukça merkezi olduğu için Bulgur Palas’ı gidip görmen kolay. Ziyaret gün ve saatleri de oldukça kolaylık sağlıyor.
Ücretsiz
Açık olduğu saatler
Pazartesi hariç her gün 10.00-19.00
Sosyal medya
İstanbul’un kentsel hafızasına tanıklık etmek için İstanbul’a yeniden kazandırılan yapılar yazımıza da göz atmalısın.