Piyasalarda yeni yıl için olumsuz görüşler hakimken, yatırımcıların finansal piyasalarda aldıkları pozisyonlar risk yaratmaya devam ediyor. Bu dönemde borsa ile ilgili bazı ince kuralları hatırlatmakta fayda görüyorum. Tasarruf sahiplerinin borsayı yatırım aracı olarak görmek yerine, kısa vadede bol para kazanacağı bir ortam olarak görmesi, bu günlerde aşırı zarar etmelerine neden olabilir.

Bu nedenle her şeyden önce bu günlerde trendleri takip etmekte çok büyük fayda var. Trend dönüşlerini kollamak önemli. Bazı spekülatörler, alım/satım kararlarını oluştururken, dikkatlerini bu noktaya toplarlar. Fiyatın trend çizgisi dışına çıkması ve orada kendini ispat etmesi çoğunlukla trend dönüşünü ortaya koyar. Yükselen çizginin aşağı doğru geçilmesi sat, alçalan çizginin yukarı doğru geçilmesi al sinyali olarak algılanır. Ancak burada genel trendin çok daha büyük önemi var.

Burada da momentum devreye giriyor. Pazarın değişen momentumuna dikkat etmeniz gerekiyor. Eğer borsa hergün yükseliyor fakat yükseliş hergün daha azalıyorsa, bu piyasanın aşağı döneceğini gösterir. Bu da momentum zayıfladığı anlamına gelir. Borsa günlerdir düşüyor fakat düşüş hızı gittikçe azalıyorsa, yön değiştirme zamanı yaklaşmaktadır. Piyasanın momentumu artmaktadır. Piyasadaki momentumu izlerken, genel makro trende de bakmak gerekmektedir.

Bir hisse çok düştü daha ne kadar düşecek demeyin!

Alım/satım kararlarınızı o günkü fiyatlara dayandırmayın. Fiyat çok düştü, artık düşmez veya çok yükseldi artık yükselmez sanmak hata olabilir. Fiyatların alt ve üst seviyelerine kendi kendinize sınır koyamazsınız. Çünkü fiyatlar sınır tanımaz, bunu unutmayın.

Yatırımcılar zarar ile yaşamayı öğrenmeliler. Fon yönetimi yaparken zararla karın kardeş olduğunu öğrenmek lazım. Bu nedenle stop-loss ( zarar kesme ) gibi bir kavram vardır. Bir hissenin fiyatı düşüş trendine girdiği zaman, zararı kesmek yani hisseye belli bir zarar seviyesinde veda etmek başarı olabilir.

Bunun yerine düşen fiyattan alım yapayım ve maliyeti düşüreyim hesabı bu dönemlerde daha fazla zarar ettirebilir. Kaybeden bir pozisyona ek alım yapmaktan kaçınmakta fayda olabilir. Kendinize ve aldığınız hisseye ne kadar güvenirseniz güvenin, eğer zarar ediyorsanız ek alım yapmak, duygusala bağlamak gibi olacaktır.. Aldığınız hissenin düşüyor olması, sizin piyasanın yönüne uyum sağlayamadığınızı gösterebilir. Yani piyasada trendi ve momentum yakalayamadığınız anlamını taşıyabilir. Maliyet düşürme çabası pozisyonu daha da kötüleştirebilir.

Borsa kuralı der ki; Aşağı doğru ortalama yapmayın. Önceden aldığınız bir hisse ucuzlayınca ek alımlar yaparak maliyetlerinizi düşürmeye çalışmayın. Aşağı giden fiyatlarda hiç bir zaman ortalama yapılmaz. Eldekilerin satışı daha doğrudur.Yükselen fiyatlarda ek alım yapılması mümkündür. Bunun da piramit gibi kademeli olması gerekir.

Herkes gider Mersin’e, piyasa gider tersine!

Borsada her gün alım yapmak zorunda değilsiniz. Bir gün boş durmak size fayda sağlayabilir. Çünkü bu dönemde yapacağınız yatırımdan emin olmalısınız. Borsadaki hareketleri belli bir süre izleyin. Borsa yükselirken, o yükselişin kalıcı olup olmayacağını anlamak için fiyat hareketleri ile beraber işlem hacimlerini de izleyin. İşlem hacmi yükselişi desteklemiyor ve seans içindeki yükseliş oranları azalan bir yükseliş gösteriyorsa, borsada satış için fırsat aranıyordur. Bu nedenle gemiye binen kaybedenlerden olmayın.

Yapılan istatistiklere göre, çoğunluğun her zaman yanlış düşündüğüne ilişkin veriler ortadadır. Herkesin bildiği fikirlerden, haberlerden kaçınmak önemli olabilir. Bazı istatistik büroları, bankalar ve aracı kurumları arayarak borsa hakkında görüşlerini düzenli olarak sorar. Bu görüşler iyimserlik yüzdesi olarak her hafta yayınlanır. % 85'in borsayı çok iyi görmesi, düşüş belirtisi olarak kabul edilir. İyimserliğin % 25'in altına düşmesi ise, yükseliş belirtisi olarak algılanır.

Beklenenin tersini yapmak kazanç sağlayabilir.. Piyasada beklenen bir olayın, beklenen reaksiyonu görmemesi al/sat sinyali olarak algılanabilir.. Beklenen olumlu bir haberin açıklanmasından sonra fiyatlar hala yükselemiyorsa, düşüş olacaktır. Ki bu durum son dönemlerde sıkça rastladığımız bir olay haline gelmiştir. Olumsuz olay ve haberler piyasayı aşağı doğru etkilemiyorsa, yükseliş olacağı algısı görebiliriz.

Ancak burada dikkat etmeniz gereken husus, yalnızca yurt içi ile değil global anlamda her haberin her piyasayı etkilediği günlerden geçtiğimiz noktasıdır. Bu nedenle yatırım yaparken, yalnızca içerideki haberleri ve trendleri değil, dışarıdaki havayı da iyi solumanız gerekir. Bu da yatırım yaparken iki kere düşünmenize neden olmalıdır.