Gaziantep gibi, yemekleri ve mutfak kültürü ile dünyaya nam salmış bir hazineye sahipken gidip görmemek, yemeklerini tatmamak olmaz. Uzun bir gezi planı yapmak zaman ve bütçe açısından şimdilik mümkün değilse, iyi planlanmış günübirlik bir gezi mükemmel bir başlangıç olabilir.

Günübirlik bir gezi için en önemli kaynak zaman. Önemli detayları kaçırmayacak kadar sıkı, koşturarak gezinin tadını kaçırmayacak kadar esnek planlamak önemli. Böyle bakınca kulağa zor ve sıkıcı bir iş gibi gelebilir ama aslında oldukça kolay.

İlk adım olarak gidiş için en erken, dönüş için de en geç uçağı seçerek zaman aralığınızı belirleyin. Bunu yaparken havalimanına gidiş ve limandan eve dönüşünüzü de hesaba katmayı unutmayın. Örneğin otobüsle döneceksiniz, son otobüs saatini gözeterek tercih yapın. Hatta şimdi bilet almak için tıklayın.

Ucuz Uçak Bileti Bulun

 

Uçak saatlerinize göre Gaziantep’te geçireceğiniz zamanı belirledikten sonra önceliklerinizi belirleyip gerçekçi bir zaman planı yapın. Gaziantep’te trafik sadece şehir merkezi ve Bakırcılar Çarşısı civarında sıkıştığı için risk hesabına girmenize gerek yok ama yine de gereksiz heyecanlar yaşamamak adına gün içinde toplam 1-1,5 saati boş bırakmakta fayda var.

Küçük bir şehir olduğu için araba çok da şart değil. Araba gerektiren durumlar için taksiyi tercih edebilirsiniz. Araba kiralamak da ayrı bir seçenek ama şehir merkezinden çıkmayacaksanız otoparkta yatacağı gerçeğini göz ardı etmeyin.

Benim Gaziantep gezimdeki ana konu yemekti. Özellikle İstanbul’da tadamadığım yöresel tatların en iyi örneklerini tadabilme hedefiyle lokal dostlarımdan ve Gaziantep’e vardığımda araçlarına bindiğim taksicilerden fikir aldım. Size de fikir vermesi için tüm detayları ile paylaşıyorum.

Kahvaltını seç: Beyran mı, katmer mi?

Kahvaltını seç: Beyran mı, katmer mi?

Gaziantep, kahvaltıda sıra dışı tatları barındıran bir mutfak kültürüne sahip. Alışılmış menüleri de en iyi örnekleriyle bulabilirsiniz tabii ama gitmişken yöresel tatları denememek çok da anlamlı olmaz.

Kahvaltını seç: Beyran mı, katmer mi?

Kahvaltı konusunda, birbirine tamamen zıt iki seçenek öne çıkıyor: kemik suyu ve baharatlarla pişen, sıcacık, şifasıyla ünlü beyran çorbası ve çıtırtısıyla kulağa, tadıyla damağa bayram ettiren katmer. Tavsiyem ikisini de tatmanız. Çünkü birbirinden çok farklı tatlara sahipler ve biri birinden daha iyi değil. O yüzden bu mükemmel tatların birinden mahrum kalmak yerine, beyran ile sıcak bir başlangıç yapıp katmer ile tatlı bitirin derim. Ben kahvaltı için Küşleme Kebaphan’ı tercih ettim. Biraz şehirden uzak olsa da özellikle dondurmalı katmeri çok başarılı. Tabii tam tadını almak için dondurmasız, orijinal olan versiyonu önceliğiniz olsun.

Ruhu doyuran binlerce yıllık eserler

Ruhu doyuran binlerce yıllık eserler

Gaziantep kültürel varlıklar konusunda da oldukça zengin. Savaş Müzesi, Emine Söğüş Mutfak Müzesi, Gaziantep Kalesi gibi pek çok müze ve tarihi mekân var ama bunların en ünlüsü uluslararası alanda üne sahip Zeugma Mozaik Müzesi. Müzekart ile girebileceğiniz bu önemli müzeye 1-1,5 saat gibi bir süre ayırırsanız hakkıyla gezebilirsiniz. Sesli rehber kiralayarak eserlerin özelliklerini ve mozaiklerin mesajlarını detaylarıyla dinlemenizi tavsiye ederim. Çoğunluk Çingene Kızı mozaiği için gitse de, şaşkınlık uyandıracak kadar ince işçiliğe sahip pek çok eser var. Çıkıştaki hediyelik eşya dükkanına da muhakkak göz atın, anı olarak almak isteyeceğiniz ve mozaiklerden esinlenilmiş pek çok ürün bulabilirsiniz.

Bu kadar müze yeterse sırada öğle yemeği var!

Bu kadar müze yeterse sırada öğle yemeği var!

Müzelerin arasından Zeugma’yı seçmemin ikinci önemli sebebi, küşlemesiyle meşhur Kebapçı Halil Usta’ya yürüme mesafesinde olması. Zeugma Mozaik Müzesi’nden birkaç sokak yukarı yürüyerek ulaşabileceğiniz Halil Usta’nın ünü ülke sınırlarını aşmış durumda. Bu sebeple sıra beklemeyi göze almalısınız. Beklerken gelen bol sumaklı salata ve lavaş ekmekleriyle kendinizi şişirmeyin demeyi çok isterdim ama dayanamayacağınızdan ve doymuş olsanız bile küşlemelerin kendini yedireceğinden emin olduğumdan o konuya hiç girmiyorum. İsterseniz karışık kebap da sipariş verebilirsiniz ama akşam da kebap yiyeceğinizi düşünürsek, sadece küşleme sipariş edip tadına varmanız daha akıllıca olur. Zira hiçbir yerde böylesini bulamayacaksınız.

Bu arada, küşleme ile gelen közlenmiş biberler ağızda ciddi bir yangın çıkarabiliyor. Eğer acıya dayanıklı değilseniz denemeyin. Ama yok, ben acı biber severim diyorsanız ikincisini isteyebilirsiniz.

Gaziantep’in zaman tüneli: Bakırcılar Çarşısı

Bakırcılar Çarşısı ve çevresindeki diğer çarşılar Gaziantep’in en kalabalık ve en hareketli yerleri. Yerel halkın da alışveriş noktası olan bu çarşılarda sizi oldukça eskilere götürecek pek çok detay var ama bunlardan en göz alıcıları bakırlar.

Büyük bir ustalık ve emekle dövülen bakır, gözlerinizin önünde ince bir işçilik ile süslenip bir sanat eserine dönüşüyor. Siniler, tencereler, bakraçlar, ehl-i keyfler ve daha pek çok eşya arasında kendinizi kaybetmişken bile usta-çırak ilişkisi net bir şekilde dikkat çekiyor. Bakırcılık unutulmaya başladıysa da hala babadan oğula, ustadan çırağa geçen bir zanaat. Örneğin, meşhur Zincirli Bedesten’teki Osmanlı Bakır üçüncü nesil tarafından işletilmeye devam ediyor. Bu önemli zanaatı babalarından öğrendikleri şekilde devam ettirdiklerini şevkle anlatan iki kardeş ve diğer pek çok genç usta, kalfa ve çırak bu zanaatın geleceği için umut veriyor.

Gaziantep’in zaman tüneli: Bakırcılar Çarşısı

Belirtmem lazım, bakır ürünler sadece güzellikleriyle değil, fiyatlarıyla da şaşırttılar beni. Gitmeden önce bir tencere ve bir tepsi almayı planlamış ve kafamda bir bütçe ayırmıştım. Seçtiğim ürünleri bu bütçenin yaklaşık 3’te 1’ine alınca İstanbul’da yaptığım alışverişleri sorguladım.

Baklava ve fıstık her yerde

Çarşıda ve çevresinde gözünüzü çevirdiğiniz her yer baklavacı. Bu kadar yakın olunca ve en kötüsünün bile ortalamanın çok üstünde olduğunu düşününce sık sık baklava molası veriyorsunuz. Benim favorilerim kare baklavası ile Sofuoğlu, havuç dilimi ile İmam Çağdaş ve önceden sipariş vermemiz gerektiği halde şans eseri tadabildiğim özel bülbül yuvası ile Ömer Güllü oldu. Hatta bülbül yuvası bir tık önde diyebilirim. O kadar hafif ve o kadar leziz ki, farkında olmadan bir tepsiyi yiyebilir insan. Hipnotize eden bir tadı var.

Baklava ve fıstık her yerde

Meşhur Antep fıstığını ise yine her yerde bulmak mümkün. Tahmin edersiniz ki çoğu da gayet taze ve lezzetti. Alışveriş yaparken fıstığın üç türü olduğunu da öğrendim: kendiliğinden olgunlaşıp düşen ağaç altı, küçük boyutlu elek altı ve biraz daha irice olan elek üstü. İşi bilen tatlarını ayırt edebiliyor ama biz şanssız şehirlilere hepsi aynı oranda enfes. Ama söylenenlere göre en güzel ağaç altı dedikleriymiş.

Gaziantep’te gün akşam yemeği için akıyor

Gaziantep’te gün akşam yemeği için akıyor

Gaziantepliler için akşam yemeği çok önemli ve genellikle evlerinde yemeği tercih ediyorlar. Sofra, Gaziantepli ailelerin en önemli toplanma noktası. Bu nedenle akşama doğru sokaklar fark edilir şekilde tenhalaşıyor. Aynı saatlerde restoranlar da turistler sayesinde kalabalıklaşmaya başlıyor. Ben akşam yemeği için çarşı civarında bulunan İmam Çağdaş’ı tercih ettim. 130 yıllık köklü bir tarihi olunca beklenti de büyük oluyor. Ki beklediğim gibi oldu ve hayatımda yediğim en iyi ali nazik (şişten) ve patlıcan kebabını yedim. Bu arada ilgimi çeken şöyle bir nokta var, Gaziantep’te sadece et değil kullanılan sebzeler de oldukça lezzetli. Ben böyle bir patlıcan yemedim mesela. Ayrıca, ben denk gelemedim ama İmam Çağdaş’ın soğan kebabı, yeni dünya kebabı gibi mevsimsel kebaplarından da oldukça söz ediliyor. Bu lezzetleri tatmak için baharda tekrar gideceğim.

Gece hayatı beklentiniz olmasın

Gece hayatı beklentiniz olmasın

Gaziantep’te hareketli bir gece hayatı yok. Daha doğrusu İstanbul’daki gibisi yok. İçkili mekân sayısı da oldukça az. İçki içmek isterseniz otelleri ya da tarihi Bayazhan’ı tercih edebilirsiniz. Ayrıca kebap yemek için de ortalama üstü bir mekân olduğu söylenebilir.

Havalimanı yolunda ve girişinde genellikle yoğunluk olmadığı yereller tarafından da söylenmişti ama ben de yaşayarak öğrendim. Uçuşumdan 1 saat 15 dakika önce yola çıkarak sorun yaşamadan uçağıma yetiştim. Hatta, havalimanında son kez baklava yiyecek zamanım bile kaldı. :)