Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir haberden, cep telefonu sayısı dünya nüfusunun sollamak üzere olduğu bilgisine ulaştık. Türkiye açısından baktığımızda ise abone sayısının nüfusa oranında hala AB ortalamasının gerisinde olduğunu gözlemledik. Önemli olan abone sayısı değil, abonelerin nasıl bir kullanım tercih ettiği yönünde. Bunun için de BTK’nın verilerinden son yıllardaki kullanım oranlarını inceledik.

2008'de 13,42 milyon olan faturalı cep telefonu abone sayısı, son 3 yılda 10 milyon ön ödemeli abonenin faturalıya geçiş yapmasıyla 23,05 milyona yükseldi. Bu artışın olmasının önemli nedenlerinden bir tanesi, numara taşıma sisteminin gelmiş olması. Çünkü numara değiştirmek için GSM operatörünün işlem merkezine giden kullanıcılara, avantjlı olması nedeniyle faturalı hat öneriliyor. Bu hatlarda da belli bir ücrete fazla dakika konuşma hakkı sağlandığı için  Bu, abonelere cazip geldiği için faturalı hatlarda ciddi bir artış yaşandı.

Avantajları dinleyin ancak kararı iyi verin!

Her GSM operatörünün kendine göre avantajlı paketleri mevcut. Bunu inkar etmek doğru olmaz ancak abonelere uygun tarifeleri bir aylık kullanıma göre değerlendirmek çok mantıklı olmayacaktır. Şöyle ki; GSM operatörü değiştirmek için işlem merkezine gittiğinizde, yeni operatörünüzün yetkilisi, son faturanıza bakıyor. Bu faturada kaç dakikalık konuşma ve mesajlaşma yaptığınızı görüyor ve size ona göre bir tarife öneriyor.

Oysa ki konuşma tutarlarınız aydan aya farklılık gösterebilir. Genelde az konuşanlar için 60 ve 120 dakikalık konuşma sürelerine istenen, avantajlı tarife başlığı altındaki paketler, aylık maddi külfet oluşturabilir. Bu paketleri aldığınız ilk ay, konuşma yapayım diye bir yerleri arayabilirsiniz ancak herhangi bir konuşma zorunluluğunuz olmadığı takdirde ne olur olmaz şeklinde bu paketleri alıyorsanız, ilerleyen aylarda boş yere fazla fatura bedeli ödemekle yükümlü olursunuz.

Bu nedenle kendi konuşma tutarlarınızı iyi takip edin. Kendi kendinize aylık nerelerle görüşmeler yaptığınızı düşünün. Eğer ki sürekli olarak belli bir görüşme yapma zorunluluğunuz yoksa, yüksek dakikalı konuşma paketlerini kabul etmeyin. 5 TL daha fazla ödeyerek şu kadar daha dakika konuşma hakkına sahip olacaksınız şeklindeki ikna yöntemine yenilmeyin.

Unutmayın; paranın miktarı ne kadar olursa olsun, paranız değerlidir. 3 lira 5 lira diye parayı küçümsemezlik yapmayın. Para yönetiminde ne olacak diye bir söz kalıbı yoktur. Paraya değer vermezseniz, para da size değer vermez. O nedenle miktarın hiçbir önemi yoktur. Önemli olan parayı yönetme yetisidir.

Bu nedenle siz de hemen https://www.enuygun.com/gsm sayfasına girin ve size en uygun gelecek tarifeyi araştırmaya başlayın. Tarifeler hakkında bilginiz olsun ve en uygun alternatifi kendiniz seçin!