Avrupa ve Anadolu yakaları, ortalarından geçen İstanbul Boğazı ve iki yakadaki yaşamı da tek çatı altında harmanlayan İstanbul… İstanbul’un birçok güzelliği var elbette ama en çarpıcı noktası, iki ayrı kıtası ve bu iki kıtada yaşanan farklı farklı hayat hikayelerinin tek bir noktada birleşebiliyor olması. Milyonlarca farklı insanın yuvası olan bu şehrin iki yakası da bambaşka deneyimler sunuyor. Avrupa Yakası’nı gezip bitirdiysen ya da Anadolu Yakası gezilecek yerleri merak ediyorsan senin için dopdolu bir liste hazırladım.  

Kız Kulesi

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

İstanbul’un simgeleri arasında en zarif ve en güzel olanı Kız Kulesi, Anadolu Yakası gezilecek yerler listemizin ilk sırasında yer alacaktı tabii ki. Hakkında birçok efsane olan kulenin geçmişi neredeyse 2500 yıl öncesine kadar uzanıyor. Günümüzdeki görünümü ise 1995 yılında yapılan restorasyon çalışmaları sonrasında kazanıyor.

Kız Kulesi şu an hem müze hem de bir restoran olarak haftanın her günü ziyarete açık. Akşam saatlerinde de restoran romantik akşam yemeklerine uygun oluyor. Kız Kulesi’ne gitmek için haftanın her günü 09.15 ve 18.30 saatleri arasında 15 dakikada bir Salacak’tan kalkan teknelere binebilirsin. Kabataş’tan geleceksen sadece hafta sonu 09.00 ve 18.45 arası seferler mevcut.

Beylerbeyi Sarayı

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Sultan Abdülaziz’in isteği üzerine Dolmabahçe Sarayı’nın mimari Sarkis Balyan tarafından inşa edilen Beylerbeyi Sarayı, doğu ve batının mimari özelliklerinin bir sentezi. Sultan Abdülaziz Han’ın donanma sevdası nedeniyle sarayın iç dekorasyonunda gemi halatları ve askeri gemi çizimleri görülüyor. Dış mimarisinde barok anlayışının ön plana çıktığı sarayda altın işçiliğinin en güzel örnekleri de sunuluyor.

Günümüzde Beylerbeyi Sarayı’nın Mabeyn ve Harem bölümlerini gezebiliyorsun. Pazartesi günleri ziyarete kapalı olduğunu hatırlatmak isterim. Gidip de sarayın içini gezemeden dönmek istemezsin. Haftanın diğer günleri 09.00-18.00 saatleri arasında sarayı ziyaret edebilirsin.

Çamlıca Tepesi

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

İstanbul’un en yüksek noktasından şehre bakmaya ne dersin? Eğer cevabın evetse, önümüzdeki ilk hafta sonu doğru Çamlıca Tepesi’ne! Çamlıca Tepesi küçük ve büyük olmak üzere ikiye ayrılıyor aslında. Küçük Çamlıca Tepesi denizden 230 metre yüksekteyken Büyük Çamlıca Tepesi ise deniz seviyesinden 268 metre yükseklikte. En yüksek noktada durduğunda Marmara Denizi, Haliç, Prens Adaları ve Karadeniz’i panoramik olarak görebilirsin.

Tertemiz havayı içine çekebileceğin tepede çok güzel fotoğraflar çekeceksin. Akşam saatlerinde de manzara fazlasıyla güzelleşiyor. Bana sorarsan akşam saatlerinde orada olup bu manzarayı mutlaka fotoğraflamalısın. Büyük Çamlıca Tepesi’nde kahve içip yemek yiyebileceğin tesisler de var. Manzara eşliğinde keyifli bir akşam yemeği yiyebilirsin.

Polonezköy

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Anadolu Yakası’nda kahvaltıya ya da mangala nereye gitmeliyiz sorusunun ilk cevabı genelde Polonezköy oluyor desem yanılmış olmam. İstanbul’un kaotik atmosferinden uzaklaşmak istediğin bir hafta sonu Polonezköy’e kahvaltıya gitmelisin.

İstanbul’un en büyük parklarından biri olan Polonezköy Tabiat Parkı yemyeşil bir manzara ve tertemiz bir havayla doğanın kollarında kahvaltı yapmak, sana tüm sıkıntılarını unutturacak. O kadar çok kahvaltıcı var ki tek sıkıntın hangi kahvaltıcıya gitmek istediğine karar vermek olacak. Kahvaltı sonrasında da bisiklete binebilir ya da trekking yapabilirsin. Eğer mangal sever arkadaşlarınla piknik keyfi yapmak istersen de Polonezköy de piknik alanları bulabilirsin. Polonezköy otelleri de doğayla iç içe bir hafta sonu geçirmek isteyenleri ağırlıyor.

İstanbul Oyuncak Müzesi

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

2005 yılında Sunay Akın tarafından kurulan İstanbul Oyuncak Müzesi, şehirdeki en güzel müzelerden biri. Tarihi bir binada geçmişi neredeyse 300 yıl önceye dayanan oyuncakların sergilendiği müze, yaklaşık 4000 adet oyuncağa ev sahipliği yapıyor.

İstanbul Oyuncak Müzesi, ülkemiz için de önemli bir yer taşıyor. 2012 yılında Avrupa Oyuncak ve Çocuk Müzeleri’nin buluşması dünyada ilk kez olarak İstanbul Oyuncak Müzesi’nde düzenlendiği için İstanbul “oyuncak müzeleri başkenti” unvanını aldı. Ayrıca Antalya ve Gaziantep gibi ülkemizin başka şehirlerinde de oyuncak müzeleri açılmasına öncü oldu. Ülkemizin kültürel büyümesi açısından böyle önemli bir yeri olan müzeyi mutlaka gezmelisin. Müzede göreceğin oyuncaklardan birçoğunun seni de çocukluğunda bir yolculuğa çıkaracağına emin olabilirsin.

Anadolu Hisarı

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Avrupa Yakası’nın Rumeli Hisarı varsa Anadolu Yakası’nın da Anadolu Hisarı var. Yıldırım Beyazıt tarafından inşa ettirilen Anadolu Hisarı, Rumeli Hisarı’nın tam karşısında boğazın en dar olduğu yerde konumlanıyor. Yaklaşık olarak 7000 metrekarelik bir alanı kaplayan Anadolu Hisarı, yapıldığı dönemde yabancı ülkelerin boğaza girişlerini kontrol etmek amacıyla kullanılıyordu ama İstanbul’un Fethi gerçekleştikten sonra stratejik önemini kaybetti.

Hisar, Göksu Deresi’nin boğaza döküldüğü yerde olduğu için de güzel bir gezi planına olanak sağlıyor. Anadolu Hisarı’nı gezip deniz manzarasına hayran kaldıktan sonra Göksu Deresi’nin kenarına kurulmuş olan kafelerde bir şeyler içip yemek yiyebilirsin. Hatta derede tekne turlarına çıkabilirsin.

Küçüksu Kasrı

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Sultan I. Mahmut, Göksu Deresi’nin kıyısını çok sevdiği için burada ahşap bir konak yaptırmış. Ondan sonra gelen padişahlar da uzun yıllar boyu bu konağı kullanmışlar. Sultan Abdülmecit zamanında ise bu ahşap konak o kadar yıpranmış ki Abdülmecit konağın yerine Küçüksu Kasrı’nı inşa ettirmiş. İşte böylece günümüzdeki halini almış bu harika yapı.

Batı mimarisinin esintileriyle tasarlanan Küçüksu Kasrı’nın iç dizaynı da Batılı tarzda mobilyalarla, sanat eserleriyle ve İtalyan mermeriyle göz alıcı. Küçüksu Kasrı’nı gezdikten sonra kafesinde mutlaka zaman geçirmelisin. İstanbul Boğazı’nın harika manzarası eşliğinde kahvaltı yapabilir ya da kahveni yudumlayabilirsin.

Adile Sultan Sarayı

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Hababam Sınıfı’nı izlerken hepimiz onların okuduğu okulun binasına hayran kalıp böyle bir okulda okumaya özeniyoruz. Belki o binada artık okuyamayız ama filmlerin çekildiği Adile Sultan Sarayı’nı gezebiliriz.

Adile Sultan Sarayı, adını Osmanlı hanedan üyeleri arasında divan yazarı olan tek kadın şair olan Adile Sultan’dan alıyor. Sultan Abdülmecit’in burayı kız kardeşine hediye etmek için inşa ettirmiş. Adile Sultan, ölümünden kısa bir süre önce de bu yapıyı kız okulu olmasını şart koşarak devlete bağışlamış. Saray o dönemin ilk yatılı okulu olarak kullanılmış. Daha sonralarda yangın sebebiyle harap olmuş ve restore edilmiş.

Günümüzde sarayın içinde bir de Hababam Sınıfı Müzesi bulunuyor. Yani sarayı gezmeye gittiğinde yapıya ve manzaraya hayran kalıp bir de kendini Hababam Sınıfı’nın çekildiği sıralara bakarken geçmişe dalmış olarak bulabilirsin.

Şile

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Şile, İstanbul’a bağlı olan ama gittiğinde İstanbul’da gibi hissetmeyeceğin bir ilçe. Yaklaşık 1,5 saatlik bir yolculuk sonrasında ulaşacağın Şile’de istersen denize gir, istersen piknik yap, istersen de doğa yürüyüşüne çık sana kalmış.

Karadeniz kıyısında olduğu için denizi tertemiz. Şile Halk Plajı hafta sonları fazla kalabalık olabiliyor. Sakinlik istersen, kamp severlere uygun Sahilköy Plajı, şemsiye ve şezlongunu kendin götürmen gereken Doğancılı Plajı ve denizinin sığlığıyla güven veren Sofular Plajı’nı tercih edebilirsin.

Şile’ye gitmişken Ağva’yı da mutlaka görmeni öneririm. Göksu ve Yeşilçay derelerinin geçtiği Ağva’da dere kenarına kurulu mekanlarda kahvaltı yaptıktan sonra derede tekne turlarına katılmak çok keyifli oluyor. Hem Ağva’ya gittiğinde sadece 2 kilometre uzaklıktaki Kilimli Plajı’nın sakin suyu ve bembeyaz kumlarının tadını da çıkarabilirsin. Bu kadar yol gelmişken konaklama için bir yer ararsan Ağva otelleri arasından sana en uygun olanı seçebilirsin.

Adalar

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Prens Adaları ya da İstanbul Adaları adlarıyla da bilinen Anadolu Yakası’nın açıklarında yer alan Adalar; Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Sedefadası, Kaşıkadası, Tavşanadası, Sivriada ve Yassıada’yı kapsıyor. Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada’da yerleşim mevcut ve İstanbulluların gitmeyi en çok tercih ettikleri adalar.

Hem gezilecek tarihi yerler hem de plajlarıyla Büyükada ve Heybeliada yaz mevsiminde çok kalabalık olabiliyor. Aşağıda detaylı olarak Büyükada ve Heybeliada’da denize girebileceğin ve gezebileceğin yerleri anlattım.

Bostancı, Kabataş ve Eminönü’nden kalkan vapurlarla adalara ulaşım çok kolay. Vapura binmeden önce hangi adaya gitmek istediğine karar vermene bile gerek yok. Vapur tüm adaları sırayla dolaşıyor. O an hangisini gezmek istersen karar verip o iskelede inebilirsin.

Büyükada

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Prens Adaları’nın en büyüğü olan Büyükada, Anadolu Yakası gezilecek yerler listelerinin olmazsa olmazları arasında. Bisikletle gezebileceğin adada huzurlu bir tatil geçirebilirsin. Hem dinlenmek hem de gezip görmek için ideal olan Büyükada’da Aya Nikola Plajı, Eskibağ Plajı, Halik Koyu Plajı ve Prenses Koyu Plajı gibi birbirinden güzel plajlar da bulunuyor.

Adada önce 1751 yılında inşa edilen Aya Yorgi Kilisesi’ni gezebilirsin. Bu kilise, Türkiye’de bulunan ikinci hac noktası olarak kabul ediliyor. Kiliseyi gezdikten sonra Adalar Müzesi’nin koleksiyonunu inceleyebilirsin. Meryem Ana Kilisesi, Reşat Nuri Güntekin’in Evi, Rum Yetimhanesi ve Adakule’yi gezebilirsin. Bana sorarsan Büyükada’da hem görülecek her yeri görmek hem de denize girmek için 1 gün yeterli değil. Bu noktada devreye Büyükada otelleri giriyor. Bir gece konaklamalı bir Büyükada tatili planlayabilirsin.

Heybeliada

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Genelde Büyükada yazın çok kalabalık olduğunda Heybeliada tercih ediliyor. Daha sakin ve daha yeşil olan Heybeliada’yı da bisikletle turlayabilirsin. Bu ada da hem gezebileceğin hem denize girebileceğin bir ada. Denize girmek için Akvaryum Plajı, Alman Koyu Plajı ve Ada Beach Club’ı tercih edebilirsin.

Heybeliada Deniz Lisesi, 1773 yılında inşa edilmiş ama 2016 yılında eğitim amacıyla kullanımı durdurulmuş. Ziyaretçilerin gezmesi için bina hala açık olan liseyi gördükten sonra Aya Yorgi Uçurum Manastırı, İsmet İnönü Evi, Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi ve Beet Yaakov Sinagogu’na gidebilirsin. Adanın en yüksek noktasında konumlanan Rum Ortadoks Ruhban Okulu’ndan da manzarayı izlemeye gidebilirsin.

Burgazada

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Hem Büyükada hem Heybeliada çok kalabalık olduğunda Burgazada tüm sakinliğiyle seni bekliyor olacak. Çam ormanları ve sahilleriyle seni tüm yorgunluğundan uzaklaştıracak. Günbatımı manzarasıyla meşhur adada günü Kalpazankaya’da batırmanı öneririm. Bu manzarayı unutmak pek mümkün değil. Burada bulunan restoranda manzaraya karşı güzel bir yemek yiyebilirsin.

Adanın tek tepesi olan Bayrak Tepe’de bulunan Hristos Manastırı, Sait Faik’in ruhumuza işleyen hikayelerini yazdığı evi, Türkiye’nin en eski sanatoryumu olan Burgaz Adası Sanatoryumu görmen gereken yerler arasında.

Kınalıada

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

İstanbul’a en yakın Prens Adası, Kınalıada. Burası ufak bir ada olduğu için bisiklet kiralamakla uğraşmadan yürüyerek de gezebilirsin. Kınalıada genelde Ayazma Plajı adıyla bilinen beach club nedeniyle tercih ediliyor. Diğer adalara göre daha sakin oluşu, bu plajı ve denizi de sakin ve temiz oluyor.

Kadıköy Barlar Sokağı

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Anadolu Yakası denilince akla gelen ilk ilçe Kadıköy. Bu ilçe için Anadolu Yakası’nın kalbinin attığı yer desem abartmış olmam. Tüm İstanbullulara hitap edecek bir mekâna sahip olan Kadıköy’de eğlence mekanlarının çoğunlukla toplandığı sokak, Kadıköy Barlar Sokağı olarak biliniyor.

Anadolu Yakası’nın en hareketli gece hayatını deneyimleyebileceğin sokakta her türlü müziği dinleyebileceğin kafe, bar ve restoran bulabilirsin. Kadıköy Barlar Sokağı’nda genelde insanlar ellerinde içecekleriyle barların önünde kaldırımlarda toplu bir şekilde bir araya gelip eğlenirler. Bu sokağı farklı yapan da bu grupların eğlencesine katılmak oluyor.

Kadıköy Boğa Heykeli

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Kadıköy denince ilk akla gelen yerlerden biri Boğa Heykeli. Kadıköy’de bir buluşma organize edildiğinde genelde “Boğa’nın orada buluşalım” diye anlaşılır ya da Kadıköy’de bir yer tarif edilirse genelde Boğa’ya göre anlatılır.

Günümüzde Kadıköy’ün simgesi haline gelen heykelin geçmişi Almanya ve Fransa’nın Alsace bölgesi hakkında yaşadıkları soruna kadar uzanıyor. Bu bölgenin hakimiyeti bir dönem Fransa’da, bir dönem Almanya’da oluyormuş.

1860 yılında burası için bir savaş yapılmış ve savaşın kazananı Fransa olmuş. Bunun üzerine Fransız heykeltıraş Isidore Bonheure, Almanya’yı temsil eden kızgın boğa heykeli yapmış. Ancak Fransızlar biraz erken sevinmiş çünkü 1870’teki savaşı Almanlar kazanmış ve heykel Almanların olmuş.

O yıllarda Osmanlı ile Almanya arasındaki ilişkiler iyiymiş ve Alman Kral II. Wilhelm bu dostluğun simgesi olarak heykeli Osmanlı İmparatoru’na hediye etmiş. Heykel, İstanbul’da ilk olarak Yıldız Sarayı’na, daha sonra Taksim’deki Hilton Otel’in bahçesine konulmuş. Sonra Gezi Parkı, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi ve Kadıköy Belediyesi bahçesi olmak üzere birçok kez yer değiştirmiş. Şu anki yerine ise 1990’da yerleştirilmiş.

Moda Sahili

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Kadıköy’ün en güzel sahil şeridinden bahsetmeden olmaz. Moda Sahili, özellikle yaz aylarında herkesin akın attığı bir alan. İstersen sabah yürüyüşüne çık, istersen çayını ve yiyeceklerini al kamp sandalyelerin ve masanla bir piknik ortamı yarat.

Sahilde deniz havası aldıktan sonra Moda Parkı ve Yoğurtçu Parkı’nı da gezebilirsin. Sahile doğru inerken önünde uzun kuyruklar olan bir dondurmacı göreceksin. “Bu kadar sıra beklenir mi ya?” diye düşünme, o sıraya gir ve Dondurmacı Ali Usta’nın dondurmasının tadına bak. Moda’ya kadar gelmişken Barış Manço Müze Evi’ni de gezebilirsin.

Mihrabat Korusu

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Sultan II. Abdülhamit’in egemenlik yıllarında Berlin Büyükelçisi olarak görev yapan Sadullah Paşa, Mısırlı Abbas Halim Paşa’nın kızı Rukiye Hanım’a bir hediye vermek istemiş. Bu isteğin üzerine 200 bin metrekarelik bir alana inşa edilen Mihrabat Korusu yıllar boyunca padişahlara ve sultanlara ev sahipliği yapan bir yer olmuş. İçinde bir de Nevşehirli İbrahim Paşa’nın inşa ettirdiği düşünülen Mihrabat Kasrı bulunuyormuş ama yeniçeri isyanı sırasında çıkan bir yangın nedeniyle yok olduğu düşünülüyor.

Mihrabat Korusu için Anadolu Yakası’ndaki en güzel koru desem abartmış olmam. Yapının kendisi ayrı, manzarası da ayrı güzel. Ortaköy, Rumeli Hisarı ve İstinye Koyu’nun tam karşısında konumlanıyor, sana sadece bu harika manzaraya dalıp gitmek kalıyor. Düğün, konser ve toplantı organizasyonları için de sıklıkla tercih edilen korudaki kafe ve restoranlarda keyifli bir yemek yiyebilirsin. Kanlıca sınırlarında olduğun için tabii ki Kanlıca yoğurdunun da tadına bakmalısın.

Bağdat Caddesi

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Avrupa Yakası’nda İstiklal Caddesi varsa Anadolu Yakası’nda Bağdat Caddesi var. Anadolu Yakası’nda gezilecek yerler arasında en meşhur yerlerden biri. Alışveriş yapmak istiyorsan ama alışveriş merkezlerinde kapalı kalmak istemiyorsan Bağdat Caddesi tam sana göre. Açık havada alışverişin tadını çıkarabileceğin Bağdat Caddesi’nde her bütçeye uygun mağazalar var. Mağazaların yanında üçüncü dalga kahveciler, tanıdık kahve zincirlerinin şubeleri ve birçok farklı restoranı bir arada bulabilirsin.

Caddebostan Sahili

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Bağdat Caddesi’ni gezdikten sonra deniz havası almak istersen doğruca Caddebostan Sahili’ne gidebilirsin. İstanbulluların özellikle yaz aylarında sıklıkla tercih ettiği sahile gidip keyifli zaman geçirebilirsin. Sahile inerken marketlerden veya büfelerden yiyecek ve içeceklerini alıp çimlere uzanabilirsin.

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Anadolu Yakası’nda doğayla baş başa olabileceğin bir yer arıyorsan Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi senin için en ideal destinasyon. Ataşehir’de konumlanan bahçe, Türkiye’de en zengin bitki çeşitliğinin bulunduğu yer. Bu bahçeye ücretsiz olarak Ataşehir kapısından ya da Ümraniye kapısından girebiliyorsun.

Eğer bahçeye ya da bitkilere meraklıysan burada yetişkinlere özel bahçıvanlık, bitki ressamlığı ve bitkisel tasarım gibi eğitim ve atölyeler düzenleniyor. Bunlara katılarak ilgi alanın hakkında bilgi sahibi olabilirsin.

Haydarpaşa Garı

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Haydarpaşa Garı, bundan yaklaşık 10 yıl kadar önce İstanbul’a trenle gelenlerin İstanbul’a kavuştuğu ilk nokta. Türk filmlerinde “İstanbul seni yeneceğim” cümlesinin söylendiği yer olarak gösterilen garda gerçekten de bu cümleyi söyleyenler olduğunu da görmüşlüğüm var.

Haydarpaşa Garı’nın binası, Sultan II. Abdülhamit’in emriyle inşa edilmiş. II. Abdülhamit, İstanbul ve Bağdat arasında bulunan demir yolunun başlangıç noktası olması için bir gar yapılmasını istemiş. Bu amaçla inşa edilen Haydarpaşa Tren Garı, 1908 yılında tamamlanmış.

İnşasından beri birçok kez zarar gören bina, 2010 yılında çıkan yangından sonra tren seferleri durduruldu. Banliyö seferleri 2013 yılına kadar sürdü ancak restorasyon çalışmaları ve Marmaray’ın yapılmasıyla Haydarpaşa kullanıma kapatıldı. Haydarpaşa Garı’nı gidip gezmek mümkün değil çünkü müze olarak ziyarete açılmadı. Ancak her yıl garda kitap fuarı düzenleniyor. Sen de kitap fuarına katılarak garı gezme şansını yakalayabilirsin. Fuarın olduğu döneme denk gelemezsen de vapur yolculuğu yapıp binayı uzaktan görebilirsin.

Gözdağı Korusu

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Yalova ve Adalar manzarasını panoramik olarak seyretmek istersen rotana Gözdağı Korusu’nu eklemelisin. Pendik’te bulunan Gözdağı Korusu, deniz seviyesinden 206 metre yüksekte olduğu için harika bir manzara seni bekliyor. Ahşap bir mimariye sahip olduğu ve bir sürü farklı bitki türünü barındırdığı için doğayla iç içe olabileceğin bir yer.

Girişi ücretsiz olan koruda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen sosyal tesisler bulunuyor. Belediye tarafından işletildiği için fiyatlar gayet uygun. Manzaraya karşı keyifli bir yemek yiyebilir, çayını ya da kahveni yudumlayabilirsin. Ayrıca çocuk parkı ve piknik alanları da bulunuyor. Evde hazırladığın yiyeceklerle güzel havalarda piknik de yapabilirsin.

Çubuklu Korusu

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

İstanbul’da lale mevsimi geldiğinde akla hep ilk olarak Emirgan Korusu geliyor ama kimse bilmiyor ki Anadolu Yakası’nda da lale mevsiminde Çubuklu Korusu da muhteşem görüntüler sunuyor. Beykoz’da bulunan korunun rakımı çok yüksek ve dik bir eğimi var. Bu nedenle günlük geziler için pek de uygun değil diyebilirim. Trekking severler ve doğa gezginleri tarafından daha sık tercih ediliyor.

Yürüyüş için pek de uygun bir rota olmayınca koru, içindeki Hidiv Kasrı ile ünleniyor. Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa’nın emriyle 1907 yılında inşa edilmiş olan kasrın en önemli özelliği buharla çalışan ilk asansöre sahip olması. Günümüzde kasrın içinde Beltur’un işlettiği sosyal tesis bulunuyor. Hidiv Kasrı’na giriş ücretsiz ve saat 09.00 ile 22.30 saatleri arasında ziyaretçilere açık.

Çinili Camii

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Üsküdar’daki Murat Reis Mahallesi’nde bulunan Çinili Camii, I. Ahmet’in eşi Mahpeyker Kösem Sultan’ın emriyle inşa edilmiş. 1640’ta tamamlanan caminin içi, ön cephesi, İznik çinileriyle kaplı. Bu nedenle de Çinili Camii adını almış ama Orta Valide Camii ya da Mahpeyker Kösem Valide Sultan Camii adlarıyla da biliniyor.

Dünyaya mal olmuş bir değer olan İznik çiniciliğinin en güzel halini görmek için bu camiyi mutlaka ziyaret etmelisin. Özellikle minber başlığında kullanılan çini ve oymalara hayran kalabilirsin. Ayrıca camide şadırvan, mektep ve hamam da bulunuyor. Çinili Hamam Sokağı’nda bulunan Tarihi Çinili Hamam, bu caminin inşaatı sırasında işçilerin yıkanması için yaptırılmış. Ne yazık ki bu caminin çinileri inşaat sırasında çalınmış. Günümüzde hala hizmet veren hamamın kadınlar tarafı 08.00-19.30, erkekler tarafı 07.00-22.00 saatlerinde açık.

Anadolu Kavağı

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

İstanbul’da sahil kasabası gezmek istersen hemen seni Anadolu Kavağı’na alalım. Beykoz’da bir mahalle olan Anadolu Kavağı, İstanbul Boğazı’na nazır bir sahil kasabası. Şehrin kalabalığından kaçmak isteyen İstanbullular’ın aklına gelen ilk adreslerden olduğu için yaz mevsiminde kalabalık olabiliyor.

Anadolu Kavağı’nda Doğu Roma döneminde inşa edilmiş Yoros Kalesi bulunuyor. Anadolu Yakası’nda konumlanan en geniş tepede yer alan kale, boğazı kontrol etmek amacıyla yapılmış ve Ceneviz Kalesi adıyla da biliniyor. Kaleden panoramik bir manzara izleyebilirsin, üstelik kahvaltı eşliğinde. Kalenin içinde bulunan kafede oturup keyifli bir Pazar kahvaltısı yapabilirsin. Anadolu Kavağı’na piknik yapmak için gelmek istersen Karadeniz yönüne doğru gidip Poyrazköy’e ulaşabilirsin. Mesire alanları ve restoranlar bulunan Poyrazköy’de Poyrazköy Kalesi’ni de görebilirsin.

Dragos Tepesi

Anadolu Yakası’nda İstanbul’un hayran bırakan manzarasını seyredebileceğin birçok yer bulunuyor. Bunlardan en güzellerinden biri de Dragos Tepesi. Prens Adaları’nı en net şekilde görebileceğin Dragos Tepesi’nde gün batımı manzarası eşsiz oluyor.

Sabah 08.30’dan akşam 23.00’e kadar ziyarete açık olan Dragos Tepesi’ne giriş için ücret ödemen gerekmiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen sosyal tesislerde manzaraya karşı yemek yiyip çay ya da kahve içebilirsin.

Selimiye Kışlası

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

III. Selim, Nizam-ı Cedid askerleri için Selimiye Kışlası yaptırmış ama bu kışla ahşap malzemeden olduğu için yeniçeriler isyan ederken bu kışlayı yıkmışlar. II. Mahmut, kışlayı Krikor Balyan adlı ünlü mimara taş ve tuğlalarla tekrar inşa ettirmiş.

Yeniden inşa edilen yapı, 1854 yılında Kırım Savaşı sırasında yaralanan İngiliz askerlerini tedavi etmek için kullanılmış. İngiliz askerlerin tedavisi için gelen hemşireler arasında Florence Nightingale de varmış. İngiltere, bu hemşirenin özverili çalışmalarını ödüllendirmek için Liyakat Nişanı vermiş. Selimiye Kışlası’na da onurlandırmak için Florence Nightingale Müzesi kurulmuş. Günümüzde bu müzeyi herhangi bir ücret ödemeden 10.00 ile 17.00 arasında gezebiliyorsun ancak gitmeden 2 gün önce 1. Ordu Komutanlığı’na kimlik ve ziyaret saati bilgilerini göndermen gerekiyor. Bu müzeyi gezerken Selimiye Askeri Okul Müzesi’ni de gezebilirsin.

Sabri Artam Vakfı Otomobil Müzesi

Anadolu Yakası’nda gezilecek yerler arayan otomobil tutkunlarını cezbedecek bir müzeye geldi sıra. Çengelköy’de yer alan Sabri Artam Vakfı Otomobil Müzesi, Türkiye’nin en büyük klasik araba müzelerinden biri.

Art Collection’ın başkanı olan Cengiz Artam, 1985 yılından beri 130 otomobil toplamış ve ülkemizdeki otomobil kültürü gelişsin diye bu müzenin kurulumu için koleksiyonunu sunmuş. 1998’de ziyaretçilerini ağırlamaya başlayan müze Uluslararası Tarihi Taşıtlar Federasyonu tarafından da tanınmış ve bu federasyon tarafından ülkemizde tanınan ilk müze unvanını almış.

5 kattan oluşan müzenin zemin katı 1960’lar ve sonrasında üretilen araçlara, ikinci katı 1950’lerde üretilen araçlara, üçüncü katı antika araçlara ve çatı katı maket araçlara ev sahipliği yapıyor. Müze koleksiyonundaki arabaların maddi değerleri tahmin edilebilecek seviyede değil.

1959 yılı yapımı Austin Healey, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndaki makam aracı olan Studebaker’ın aynısı, 1925 yapımı üç tekerleğe sahip Morgan, Türkiye’deki ilk Formula arabası 1909 model Humpmobile gibi araçlar sergileniyor. Avrupa’daki müzeler arasında en büyük ikinci olarak yer eden müzeyi Perşembe ile Pazar günleri arasında 10.00’dan 19.00’a kadar gezebilirsin.

Göztepe 60. Yıl Parkı

Bağdat Caddesi’nde uzun ve yorucu geçen bir alışveriş maratonundan sonra dinlenebileceğin bir parka ne dersin? Cadde üzerinde bulunan Göztepe 60. Yıl Parkı, 80 dönümlük bir alan üzerine kurulu. Bu alanın yaşlı bir kadına ait olduğu söylentileri var. Kadının parkı belediyeye hibe ettiği düşünülüyor.

Park uzunca bir süre boş kalmış olsa da 4,5 milyon TL değerinde bir harcama yapılarak tematik bir park haline getirilmiş. Ülkemizdeki ilk tematik park olan 60. Yıl Parkı’ndaki rengarenk çiçekler gününü şenlendirecek. Ağaçların şekillendirilmesiyle oluşturulan çim eserler, lale ve gül bahçeleri, kendi kendini temizleyen yapay gölet ile kendini sanki Avrupa’daymış gibi hissedebileceğin bir park burası.

Otağtepe Parkı

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Anadolu Yakası’nın en yüksek noktalarından biri Beykoz ve bu yüzden Beykoz’da birçok yüksek tepe ve park bulunuyor. Bunlardan biri de Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethini planladığı yer olduğu düşünülen Otağtepe Parkı. Buranın asıl adı aslında Fatih Korusu TEMA Vehbi Koç Doğal Kültür Merkezi.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü aynı anda görebileceğin parkta sosyal tesisler bulunuyor. Buradaki sosyal tesislerde manzaraya karşı yemek yiyip çay içebilirsin. Buraya gitmek için Üsküdar’dan 15M, Kadıköy’den 14M otobüslerine binebilirsin.

Fenerbahçe Parkı

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Anadolu Yakası’nda gezilecek yer arayıp çok uzağa da gitmek istemiyorsan sana Kadıköy’ün göbeğindeki Fenerbahçe Parkı’nı öneriyorum. Kadıköy’ün en güzel noktalarından birinde bulunan park, genelde yakın çevrede yaşayan Kadıköylüler tarafından biliniyor. Bu sayede de oldukça sakin bir yer.

Fenerbahçe Spor Kulübü Faruk Ilgaz Tesisleri ve Kalamış Marina’ya komşu olan park, geçmişte feneri bulunan bir ada üzerinde bulunuyormuş. Yat limanının inşasından sonra yaya ve araç köprüsü yapılmış ve Fenerbahçe Burnu’na bağlanmış. Adanın üstündeki fener nedeniyle Osmanlı döneminde Bağçe-i Fener adıyla biliniyormuş. Sonraları günümüzdeki adını almış.

İdealtepe 50. Yıl Korusu

Adından da anlayabileceğin üzere İdealtepe’de konumlanan 50. Yıl Korusu, doğayla iç içe olmak isteyen İstanbulluların en sevdiği yerlerden. Sabahları ve özellikle de hafta sonları yürüyüş ve koşuya çıkan insanlarla dolan koru, 72 dönüm alan üzerine kurulu.

Koruda piknik alanlarının yanında 2 çocuk parkı, 2 spor alanı, 1 basketbol ve voleybol sahası bulunuyor. Girişi ücretsiz olan koruya giriş ve çıkış için belirli saatler yok. Günün her saatinde gidip akşam geç saatlere kadar vakit geçirebilirsin. 7/24 güvenlik olduğu için herhangi bir problem yaşamadan keyfini çıkarabilirsin.

Kanlıca

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Anadolu Yakası’nda ne yenir diye düşünülünce akla ilk gelen yiyecek olan Kanlıca yoğurduğunu doya doya yiyebileceğin yere geldi sıra. Üzerinde pudra şekeri ile sunulan yoğurt için yerli ve yabancı birçok turist Kanlıca’ya akın ediyor. Tabii yoğurdun tek özelliği pudra şekeri değil. Manda, inek ve koyun sütlerinin karışımından yapıldığı için yediğin diğer yoğurtlardan oldukça farklı gelecek. Özellikle yaz aylarında gezerken serinlik için bu yoğurttan birkaç tane yemek isteyebilirsin.

Kanlıca yoğurdunu çok sevdiğim için çok övmüş oldum :) Benim de bahsettiğim ve genelde tüm Anadolu Yakası gezilecek yerler listelerinde görebileceğin Hidiv Kasrı ve Mihrabat Korusu da Kanlıca’da yer alıyor. Ayrıca buradaki en eski çay bahçesi olan Tarihi İsmailağa Kahvesi’nde bol köpüklü bir Türk kahvesi içebilirsin.

Kuzguncuk

Anadolu Yakası’nda gezilecek EN güzel 35 yer

Ekmek Teknesi ve Perihan Abla dizilerini hatırlıyor musun? Eğer hatırlıyorsan ve bu dizileri seviyorsan hemen Kuzguncuk’a bir gezi ayarlamalısın. Bu iki dizinin de çekildiği yerleri, Kuzguncuk’ta hala görebilirsin.

Kuzguncuk’ta göreceğin yerler sadece bu dizilerin çekildiği yerler değil tabii ki. Cemil Molla Köşkü, Marko Paşa Köşkü ve Fethi Ahmet Paşa Yalısı da semtte görebileceğin yerlerden. Tüm bu gezilecek yerleri, güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra gezmek istersen Kuzguncuk’ta birbirinden güzel birçok kahvaltıcı ve kafe bulunuyor. Arnavut kaldırımlı Kuzguncuk sokaklarında kendine uygun bir yer bulacağına eminim. Akşam saatlerine kadar gezip iskeledeki İsmet Baba’da güzel bir yemek yiyebilirsin.

Nihan Bayram
477 Yazı
Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Bir süre bir marka ajansında içerik editörlüğü yaptı. Hürriyet Kitap bünyesinde "Ün, Aşk ve Diğerleri" adlı kitabı yayınlandı. Ajans deneyiminden sonra Enuygun ekibine katıldı.