Türk insanı eskiden beri krizin göstergesi olarak Dolar’ı görür. Ondan kalan bir alışkanlık olabilir ancak şimdi şartlar değişti. Hazır döviz demişken, bu fiyatlardan dövize yatırım yapmak 2-3 yılınızı kaybettirmekten farksız olur. Çünkü piyasaları sakinleştirmek için müdahaleler güçlenerek gelmeye devam edecek. Bu da ilk etkiyi para piyasalarına yapacaktır ve TL’nin değer kaybı son bulacaktır.

Altın her zaman kazandırır mı?

Son iki yılda altının bu kadar konuşulmasının sebebi hedge fonlar. Finansal piyasalarda likiditenin gidecek yer araması ile altının hedge edilmeye başlanması ile piyasası oldukça büyüdü ve sanallaştı. Fiziki yatırım aracı olan ve yastık altını süsleyen altının işlevi dünyada değişti. Altın güvenli liman olarak adlandırılsa da, aslında kısa sürede büyük değişim gösterebilecek bir enstrüman olarak pek de güvenli durmuyor.

İnsanlar şu an neler olacağını kestiremiyor ve ekonomilerdeki endişeler nedeniyle altına kayıyor. Ancak normal bir durumda altına yükleniş olsa dahi bu fiyatlara ulaşması oldukça zor. Buradaki anormal durum, hisse senedi piyasalarından uzaklaşan güçlü fonların, altına yatırım yapmaları. Burada aldıkları külçe altın vb değil. Yalnızca milyar dolarla altın kontratı alıyorlar. Bu yüklü alımlar da, altın fiyatlarını artırıyor. Altının ONS bazında fiyatı artınca, bu da yurt içinde gram, çeyrek ve cumhuriyet altını fiyatlarına yansıyor. Fonların yarattığı bu spekülatif hareketler tarihinde hiç bu kadar oynaklık görmemiş çeyrek ve cumhuriyet altını fiyatlarını da etkiliyor.

Burada aklınızda bulunması gereken ve altın nasıl olsa yükselir diye yatırım yapma isteğinizi biraz azaltması gereken bir nokta var. Piyasalar, ekonomilerin düzeleceğine ilişkin bir umut ışığı görür - hatta daha pratik konuşayım – fonlar hisse senedi piyasalarından istedikleri satışları gerçekleştirirlerse, altın fiyatları geriler. Çünkü artık hisse senedi piyasalarında toparlanma başlar ve iki günde yaşanan altının onsundaki 100 dolarlık kazanç, iki saat içinde geri verilebilir. Çünkü bu piyasada elinize bir şey geçmiyor. Para transferi olduğu için, bu çok hızlı gerçekleşebilir.

Bu fiyatlardan altın almak çılgınlık olur!

Durmadan yükseliş diye bir şey olamaz. Hele ki burada balon oluşmuş şekilde bir yükselme hareketi varsa, bu hızlı söner. Altının ONS fiyatı 1.800 doları görecek gibi duruyor. Buraya çarptıktan sonra sert bir düzeltme hareketi gelebilir. Çünkü ABD hisse senetleri piyasalarında hisse senetlerinin tamamına yakını 52 haftalık en düşük seviyelere inmiş durumda. FED bugün yapacağı toplantıda muhtemelen ekonomiye yeni enjektelerinden bahsedecek ve piyasalar toparlanmaya çalışacak. Bu toparlanma hareketinde hisse senetleri piyasaları yükselişe geçerken, altın fiyatları düşüşe geçebilir. Bu düşüş de sert olacaktır.

Kısacası altındaki yükselişin nedenini ve bu fiyatlara nasıl çıkabildiğini iyi idrak etmeniz lazım. Üzümünü ye bağını sorma prensibi ile yükselişe katılayım prensibi, üzümün bağını elinizde bırakabilir! O nedenle altına bu fiyatlardan biraz temkinli yaklaşın.

Peki nereye yatırım yapalım?

Kötü ekonomik dönemlerde paranın değerini korumak önemli derler. Ancak paranın değerini değil, satın alma gücünü korumak önemlidir. Döviz yükseldiği zaman, sizin elinizdeki para değer kaybeder yani satın alma gücünüz azalır. Bu dönemde döviz yükseldiği için satın alma gücünüzü koruyacak hamleler yapmanız lazım. Eğer bu seviyelerden döviz alımı yaparsanız, döviz düşüşe geçtiğinde satın alma gücünüz normale dönecekken iyice azalır. Yani bunu yapmak için ters hareket etmeniz faydalı olabilir. Fiyatı yükselmiş enstrümanlar yerine, fiyatı düşmüş enstrümanlara yatırım yapmak, uzun vadede kazancınız olacaktır.

Bir tren hiç durmadan dünyayı dolaşacak derler ancak başlarda inanmaz ve binmezsiniz. Binmediğiniz o tren başlarda dünyanını en güzel yerlerine uğrar. Bunu duyduktan sonra heyecanlanıp, bu tren herhalde hiç durmadan devam edecek deyip kaçırdığınızı düşünüp hayıflanırsınız. Ancak belli bir noktadan sonra tren belli duraklarda durmaya başlar. Trene ilk binen, güzel yerleri görmüş kişiler bu duraklarda artık inmek ister çünkü. Siz de fırsat bu fırsat, nasıl olsa gidiyor diyerek binersiniz. Ve o trene son binen kişiler olarak en ücra köşelere yolculuk yapmış olursunuz ve en kötüsünü görürsünüz.

Sözün özü; kazananlar ilk adım atanlardır.