Küresel krizden bu yana gelişmiş ülkelerde benimsenen genişleyici para politikaları, 2013 yılında da devam edecek. Zira ABD’deki işsizlik, konut piyasası, büyüme verilerinden iyileşme sinyalleri gelse de normale dönme sürecine daha vakit var. Öte yandan Avrupa’da yaşanan kriz şimdilik kontrol altına alınmış gibi görünüyor. Henüz yapısal bir iyileşmenin gerçekleşmemiş olması piyasalarda Avrupa’ya dair soru işaretlerini her daim barındırsa da 2013’ün 2012 den daha iyi bir yıl olacağına dair beklentiler ön planda!

Parasal genişleme sürecinden nemalanan gelişmekte olan ülkelerden birisi olan Türkiye ise 2012’de Fitch’den gelen not artırımı ile ikinci bir not artırımının kapıda olduğu beklentisi ile 2013’te sermaye hareketlerinin hızlanacağı bir sürece hazırlanıyor. 2012 yılını yüzde 3 büyüme ile kapatması beklenen Türkiye için 2013 yılında büyüme beklentisi yüzde 4-5 aralığında şekilleniyor. 2023 hedeflerine ulaşmak için yıllık yüzde 6’nın altında büyümenin yeterli olmadığını savunanlar olmasına rağmen yüksek büyüme ile birlikte gelen cari açık artışı kontrollü büyümenin önemini korumasına neden oluyor. Merkez Bankası’nın cari açık ve enflasyonla mücadele için uyguladığı para politikasının başarısı ise piyasada güveni artırıyor.

Kredi faizleri

2012 yılı sonlarına doğru Merkez Bankası, artan sermaye hareketleri sırasında TL’nin aşırı değerlenmesini baskılamak için faizleri düşürme sürecine çoktan girmişti zaten. DİBS ve özellikle konut kredisi faizleri bu düşüşten oldukça olumlu etkilendi.

2012 yılını yüzde 0,85-0,90 aralığında kapatan konut kredisi faizlerinde aşağıya doğru marj azalmış olsa da konut kredisi faizlerin yüzde 0,70-0,80 aralığına kadar daha düşme potansiyeli taşıdığını düşünüyoruz. Bu faiz seviyeleri bankaların 120 ay vadeli sabit faizli konut kredilerini temsil ediyor. İndirimli, komisyonlu konut kredilerinde oranlar fiyatlama politikası gereği daha düşük görünebilir ama doğru karşılaştırma ile fiyatlama taktiklerinden arınıp, en uygun seçeneği siz de rahatlıkla görebilirsiniz. Refinansman düşünenler ya da yeni konut kredisi alacaklar indirim beklentilerini bu çerçevede değerlendirebilir.

Öte yandan yılın ilk yarısında beklenenin üzerinde bir kredi büyümesi gerçekleşir ve cari açıkta artış yaşanırsa Merkez Bankası zorunlu karşılıklar ya da 2013’ün sonlarına doğru uygulamaya koymaya başlayacağını dile getirdiği yeni kaldıraç oranı uygulaması ile kredi büyümesini yavaşlatmaya çalışabilir. Bu sebeple 2013 düşük faiz ortamının devam edeceği ama faizde dip göründükten sonra hafif yükselişlerin yeniden yaşanacağı bir yıl da olabilir.

İhtiyaç kredilerinde de faizlerin bir miktar düşmesini bekliyoruz. Masrafın gerçek kredi maliyetine etkisinin daha fazla olduğu bu kredilerde faiz oranı ile birlikte masrafları da değerlendirmeyi ihmal etmemek gerekiyor.

Mevduat faizleri

BDDK Başkanı’nın da dile getirdiği gibi bankalarda mevduat faizleri yüksek seyrediyor. Mevduatın kredileri karşılama oranın yüzde 100’ün üzerine çıktığı bir ortamda bankalar mevduat faizlerini indirmekte çok acele etmiyor gibi görünseler de burada da faizler aşağıyı işaret ediyor. Mevduattan vazgeçmem diyenlerdenseniz bu aralar paranızı daha uzun vade bağlamayı düşünebilirsiniz. Düşen faiz oranları nedeniyle tahvil-bono şu an sabit getiriden vazgeçmeyen mevduat yatırımcısına alternatif görünmüyor ancak bankaların ihraç ettikleri bonolar takip edilebilir.

Gayrimenkul:

Konut kredisindeki faizlerin düşmesi ve talebin canlanması ile 2013, gayrimenkul fiyatlarında geçtiğimiz yıla göre daha fazla artışların yaşanacağı bir yıl olacaktır diye düşünüyoruz. Öte yandan konutta yeni KDV uygulaması 2013’ten itibaren ruhsat almaya başlayacak yeni konut projeleri için geçerli olacağı için stoktaki konutlar yatırımcı için avantajlı olacak. Düşük faiz ile birlikte stok konutların bu vergi avantajı gayrimenkul almak için 2013’ün doğru bir sene olduğuna işaret ediyor. Yeni KDV uygulaması sonrası talebin ikinci el konutlara kayacak olması da bu sene alınacak evler için bir başka avantaj sunuyor.

Borsa:

50 binlerden 80 binlere kadar değer kazanan IMKB 100 endeksi ile hisse senedi piyasası, 2012’nin getiri şampiyonu oldu. Uzmanlar endeksin olası düzeltme hareketleri ile 90 binin üzerine çıkma potansiyeli taşıdığını düşünüyor. Daha yüksek endeks rakamları belirtenler de var. 2013’te de yabancı yatırımcı ilgisinin devam etmesinin beklendiği IMKB’de getirilerin bir önceki yıla göre az olsa da kazancın devam ettiği bir yıl olacağı beklentisi hakim. Yalnız 2013’te hisse senedi seçimine daha çok dikkat edilmesi gerekiyor. Fiyatı göreceli düşük kalan ve temettü getirisi yüksek hisseler öneriliyor.