Gelişmiş ülkelerin durumu malum; büyüme varla yok arasında gidip geliyor. Gelişmekte olan ülkelerde durum daha parlak; büyüme devam ediyor ancak pazarlar kesiştiği için giderek krizden çok daha fazla etkilenmeleri olasılığı artıyor. Türkiye ve birkaç ülke diğer gelişmekte olan ülkeler arasında ayrışıyor olsa da hem finansman hem de dış ticarette dışa bağımlılığının devam etmesi nedeniyle oldukça tedirgin günler yaşıyoruz biz de…

Merkez Bankası da bunların ve henüz çözüme kavuşmayan Avrupa krizinin altını çizerek dün 2012 para ve kur politikasını açıkladı. 2011’de uygulanmaya başlayan programdan çok farklı değil. Küçük ilaveler var sadece diyebiliriz. Belirsizlikler nedeniyle sıkı para politikasına devam ama bu kez biraz daha öngörülebilir olmayı, en azından, hedefleyen bir program…

Kredi faizlerinde değişikliğe neden olabilecek hiçbir işaret bulunmuyor bu programda… Ancak kredi büyümesinin 2011’den daha az olması bekleniyor ve temenni ediliyor. Bu çerçevede kredi faizlerinde ne aşağı ne de yukarı yönlü bir hareket beklemiyoruz biz de... Ama 2012, bankaların kredi verirken daha fazla ince eleyip sık dokuduğu bir yıl olabilir 2011’e kıyasla!

2012 Para ve Kur politikasına dair kısa notlarımız ise şöyle:

  • Geniş faiz koridoru aktif politika aracı olarak kullanılacak. Böylece seyre göre faizler ayarlanabilecek. Esnek ama öngörülebilirliği tartışılır.
  • Türk Lirası ve döviz için bir aylık repo ihaleleri açılacak.
  • Zorunlu karşılıklar politika aracı olarak kullanılmaya devam edilecek.
  • 2012, 2013 ve 2014 için enflasyon hedefi %5.  +/- 2 puan sapma yapabilir. Bunun üstüne çıkarsa Merkez Bankası hesap verecek. Bu yıl %10 civarında gerçekleşmesi beklenen enflasyonda sapmanın yüksek kurdan kaynaklandığı belirtiliyor.
  • Dalgalı döviz kuru rejimine devam, kur hedefleme yok. Ancak gerekirse döviz satım ihaleleri ya da diğer araçlarla TL’nin aşırı değer kaybetmesine engel olunacak.
  • 2012 kredi artışında daralmanın devam ettiği bir yıl olacak. Makul görülen büyüme %10-%15 arasında…