Dokuz günlük Ramazan Bayramı tatili çoktan bitti, iş başı yapıldı. Üstelik kısa bir süre sonra okullar da açılıyor. “Tatil sezonu bitti“ diye hayıflananlar için kısa bir süre sonra gelecek “beş günlük” Kurban Bayramı tatilini hatırlatmak istedik. 05-09 Kasım arası gerçekleşecek “Kurban Bayramı tatili” için şimdiden programlar yapılmaya, uçaklarda uygun fiyatlara bilet alınmaya başlandı. Bizden söylemesi…
Enuygun.com olarak biz de; “Kurban Bayramı” ya da hafta sonu tatili için aklının bir köşesinden yurtdışı seyahat geçirenlere turistik amaçlı vizesiz gidilebilecek ülkeleri derledik. Aralarında adını yeni duyduğumuz ülkeler bile var. Gözden geçirmenizi, ucuza uçak bileti bulabilmek için planınınızı şimdiden yapmanızı tavsiye ederiz.
Ekonomiyi soğutma politikası çerçevesinde alınan önlemler sonrasında kredi faizlerinde artışlar göze çarptı. Yüzde 0.80 dolaylarına kadar düşen konut faizlerinde minimum yüzde 0.1 dolaylarında artış yaşandı. Merkez Bankası’nın son aldığı faiz indirim kararı sonrasında kredi faizlerinde düşüş görülmesi pek mümkün olmasa da, bu oranların artması da bir o kadar mümkün değil gibi görünüyor.
Tüketicilerin konut kredilerindeki artış karşısında nasıl bir tutum sergileyecekleri merak ediliyor. Ancak BDDK’nın verilerine göre kredilerin hızında çok ciddi bir yavaşlama yok. Yani ihtiyacı olan kesim kredi kullanmaya devam ediyor. Peki konut kredisi faizlerindeki bu artış hayallerinizi ertelemeli mi?
Bayram rehaveti, bugün mesai bitimi itibarıyla başlayacak. Öncelikle Enuygun.com ekibi adına mutlu, huzurlu bir bayram diliyorum herkese.
Bayram tatili biter bitmez sonbaharı selamlayacağız, okul dönemi başlayacak ve kış bütün haşmetiyle gelecek. Tabi küresel ısınma vs. derken nasıl bir kış yaşayacağımız merak konusu.
Kışı özleyenler bir yana, yaz severlerin içini karartmayalım!
Türk ekonomisi 2001 krizinden sonra, özellikle bankacılık sektöründe otomatik pilot uygulamasına başladı. BDDK’nın önlemleri ve özellikle sermaye yeterlilik rasyosunda yaptığı düzenlemeler ile bankaları kontrol altına aldılar. Sistem ve politika belirlendi, işleyiş buna göre otomatik olarak serbest bırakıldı. Yani sistemin düzene girmesi ve sektörün sağlamlaşması için gereken ihtiyaçlar belirlenmiş ve sistem buna göre işletilmeye başlanmıştı.
Otomatik pilot sistemini bireysel finans yönetiminde de uygulayabiliriz. Para yönetimi en zor konulardan bir tanesidir ve sapmalara çok açıktır. Çünkü para harcamak insanoğlunun nefsini engelleyemediği ender konulardan biridir. Kontrol altına almak için mutlaka bazı sınırlamalar ve özel uygulamalar geliştirmek gerekli.
İstanbulda toplu taşıma ile yolculuğa bir bakalım istedik. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi toplu taşıma ücretlerine zam yaptı. Tam bilet 1.75 TL, indirimli bilet ise 1.00 TL oldu. Tam mavi kart 140 TL, indirimli mavi kart ise 70 TL'ye yükseldi.
Tüketicilerin şu sıralar endişeleri; ev kredisi ödemelerini, finansal standartlarını etkileyecek günlük sorunlar ile daha da sarsıcı ve kalıcı olabilecek ekonomik gelişmeler ekseninde. Bunu besleyen nedenler ise; ekonomik kriz söylenceleri, yükselen euro-dolar fiyatları, yükselen benzin fiyatları...
Eğer siz de geceleri rahat bir uyku çekemiyorum diyorsanız, bütçenize nefes aldırabilecek, birikim planlarınıza etki edebilecek önerilerimiz var.
Sosyal medyada şirketler artık kendi kendilerini temsil ediyorlar. Kendileri adına ileti göndertmekten vazgeçmek üzereler. Bu tavsiye edilen ve gerçek bir bağ kurmanızı sağlayan adımlardan biri. Bu aşamada, kuralı kitabı yaşarken yapılmakta olan bu işin hatalarına düşmek kaçınılmaz. Peki siz aşağıdaki efsaneler hangisisiniz?
Ekonomide en çok karıştırılan iki kavram 'spekülasyon' ve ‘manipülasyon‘dur. Spekülasyon mevcut piyasa yapısının değerlendirilmesi sonrasında oluşan beklentiler dikkate alınarak ve risk üstlenilerek kazanç sağlayabilme çabasıdır. Manipülasyon ise insanları kandırarak bir menkul kıymeti almaya veya satmaya sevk etmeye veya menkul kıymetin fiyatını yapay bir seviyede tutmaya yönelik davranışlardır.
İçinde bulunduğumuz global ekonomik sorunlar çerçevesinde tartışılabilecek birçok konu mevcut. Hisse senetleri ve altın piyasalarında yaşanan hareketler spekülatif hareketlerdir. Almanya ekonomisindeki daralma, Avrupa ekonomisinin küçülmesi ya da beklenenden az büyümesi için önemli bir sinyaldir. Yatırımcıların bu gelişmeyi fiyatlayarak hisse senetlerinde satış yapıp, altında pozisyon açmaları normal ve spekülatif bir harekettir. Zaten piyasa spekülatif hareketlerle işler ve fiyatlandırmalar buna göre yapılır. Burada bir suç unsuru yoktur.
Ne tehlikesi demeyeceksiniz; elbette tahmin ediyorsunuz ama yine de cebinize sığan ve bu son derece kişisel cihazın size bunu yapmayacağını düşünüyorsunuz. Tıpkı benim gibi. Sonra olan oluyor, bir cafede internete giriyorsunuz, hesaplarınız alaşağı ediliyor. Bana damdan düşen birini getirin misali, biraz araştırdım. Forumlarda sık konuşulan bir konu haline gelmiş. Türkiye'de internet kullanıcı sayısı 40 milyonun üzerinde. İstatistikler ise, önümüzdeki 4 yıl içinde mobil internet kullanıcılarının sayısının masaüstü internet kullanıcı sayısından daha fazla olacağını öngörüyor. Ardarda çıkan mobil uygulamalar ve geliştirilen yazılımlar da bunun göstgergesi.
Bankalar, her bayram olduğu gibi “2011 Ramazan Bayramı” öncesinde de ihtiyaç kredilerinde kampanyalarını çoktan başlattı. Bayram kredisi kampanya sürelerinin sona ermesine ise sayılı günler kaldı. Bazı bankaların bayram kredisi kampanyaları 29.08.2011’de sona ererken bazıları ise kampanyalarını bayramdan sonraki haftanın sonuna kadar (09.Eylül.2011) devam ettirecek.
Bugün 17 Ağustos 2011… Türkiye’nin başına gelen en ciddi felaketlerden birinin 12. yıldönümü. Duygusallık; tüylerinin diken diken olması, o günü tekrar hatırlamak ve sonrasında yaşanılanların gözlerin önüne gelmesi apayrı ve üzücü. Ancak burada çok önemli bir konuya değinmeden geçmek, daha doğrusu o konunun önemini anlatmak bize düşüyor.
Türkiye’nin başının belası cari açık nedeniyle ekonomide başlayan soğutma politikaları ile BDDK’nın aldığı önlemler sonrasında ilk etki kredilerde olmuştu. Kredilere getirilen yeni düzenlemeler ile kredi faizlerinde bir miktar yükseliş yaşandı. Türkiye’nin bu soğutma çalışması sonrasında dünya ekonomisinde patlak veren yeni global ekonomik sorunlar dalgası sonrasında, yerel politikalarda biraz geri adım atılmış gibi gözüktü.
Piyasalar dalgalanıyor ve küresel ekonomilerde panik artıyor. Bu durumu bir süredir özetlemeye çalışırken, kişisel finansal bütçelerde de neler yapılması gerektiğini irdeliyorum. Öncelikle piyasalardaki bu kriz havasının neden kaynaklandığına değinmem gerekirse, değişen teknolojik ve finansal enstrümanlar şartları nedeniyle, dünyada yeni bir ekonomik düzen doğuyor. Özellikle bu dönemin iyi yönetilmemesi ve 2008 krizinden sonra politikaların uzun vadeli önlem değil, günü kurtarmaya yönelik olması nedeniyle, bugünlerde yeniden bir kriz havası ortaya çıkıyor.
Yeni bir küresel ekonomi düzeni fiyatlanmaya çalışılıyor.
Geçtiğimiz ay bankalar konut, taşıt ve ihtiyaç kredisi faizlerini bir miktar yükseltmişti. Son ekonomik gelişmeler ışığında, bir aydır durağan seyreden kredi faizleri bundan sonra nasıl şekillenebilir diye düşündük;
Piyasalarda çalkantılı bir hafta geride kaldı. ABD’nin kredi notunun düşürülmesi haberi ile borsalarda düşüş yaşanırken, USD kuruyükselişe geçti. Merkez Bankası’nın döviz satım ihalesi ile TL’nin daha fazla değer kaybetmesi engellenirken, ABD’nin faiz oranlarını iki sene kadar daha düşük tutacağı yönünde beyanatlar vermesi (parasal genişlemeye devam anlamına geldiği için) kurun yükselişini frenledi. Merkez, TL’nin daha fazla değer kaybetmemesi için gerekirse yine müdahalede bulunabilirmiş. Yani kur tarafındaki sorunun büyümesi şimdilik çözüme kavuşmuş gibi duruyor. USD cephesinde hal böyleyken piyasalarda tedirginlik yaratan diğer ve belki de çok daha önemli konu ise Merkez Bankası’nın yaptığı faiz indirimi idi. Bu konu kredi faizlerinin yönü açısından da bilgiler içerdiğinden kredi almayı planlayanları daha çok ilgilendiriyor.
Para yönetiminin üzerinde duruyoruz ve birikime yönlendirmeye gayret gösteriyoruz. Peki ama bu birikimleri nasıl değerlendireceksiniz? Bu sorulara da cevap vermem gerekli. Hisse senetleri piyasaları, emtialar, faiz ve aslında emtianın içinde sayılması gereken ancak Türk insanı için isminin telaffuz edilmesi gereken altını da sayarsak, finansal piyasalarda tasarruflarınızı değerlendirebileceğiniz birçok enstrüman karşınıza çıkıyor. Bunun dışında konut da birikimleri değerlendirme aracı olarak değerlendirilebiliyor.
Kriz söylentileri, doların uçuşu ve an be an güncellenen ekonomik değişimler, tasarruf dürtüsünü yükseltirken, kredi kartlarınızın bu konuda size yardımcı olabileceği ve günlük yaşam çözümlerinizi basitleştirebileceğini hatırlatalım istedik.
Hep para birikiminden bahsediyorum ancak biriktirdiğiniz parayı nasıl değerlendireceğinizi konuşmak da çok önemli. Bugünlerde piyasalar oldukça karışmışken, bu konuya da değinmemiz gerekli. Önce şunu söyleyeyim; döviz asla bir yatırım aracı değildir. Dolar ve Euro’nun akibetini sormak size bir şey kazandırmaz. He sizin için 3-5 yılda ortaya çıkacak bir ekonomik sorun ile hareketlenen bir finansal enstrüman yatırım amacı kazandırıyorsa onu bilemem. Ancak teoride de pratikte de döviz bir yatırım aracı olamaz.
Hayatımızda önem verdiğimiz ve değerli dediğimiz birçok şey vardır. Ancak bunlar içinde bana göre en değerlisi ‘zaman’dır. Zamanın, yönetim içinde de çok önemli bir yeri vardır. Muhasebe hesabı yapanlar genelde zamanı değerlendirmeye almaz ve yok sayarlar. Ancak her zaman bir alternatif maliyet vardır ve zamanın önemi yok sayılamayacak kadar büyüktür. Çünkü bir hamle yaptığınız zaman, diğer bir hamleden fedakarlık yapıyorsunuzdur. Yani seçim yapma hakkınızı kullanıyorsunuzdur. Bu da sizin alternatif maliyetiniz olmaktadır.