Nakit ihtiyacımız olduğunda eskiden eşe dosta sorardık. Artık aklımıza ilk gelen bankalar oluyor. Bu durumda da “nasıl borç isteyeyim” sorusunun yerini “yüzde kaç faizle kredi alabilirim” aldı. Tabi asıl soru önemini koruyor: “Acaba kredi alabilir miyim?”

Bu sorunun yanıtından krediyi alana kadar emin olamazsınız. Ama bilin ki bankalar da sorunun yanıtından çok da emin değiller. Size bankaların bu konudaki bakış açısını kısaca yansıtmaya çalışayım.

Bankanın kredi seçeneğinde sunduğu faiz oranı ve aldığı ücretler, bankanın kredi için maliyetini, kredi riskini ve karlılığını taşıyor. Yani kredi alırken bize ödenen paranın maliyetine, o bankanın kredi verdiğinde geri alamayacağı ödemelerin maliyeti ekleniyor ve ödediğimiz faiz ile aradaki fark, bankanın operasyon gideri öncesi karı oluyor.

Bunun daha basit açıklaması şu: Eğer kredi faiz oranları düşükse, banka daha az karlıdır. Bu durumda müşteri sayısı fazla olan banka daha az kar etmeyi göze alabilir, çünkü çok sayıda kişiden kar edeceğinden toplam karı yüksek olur. Ama müşteri sayısı az, nispeten küçük bankalar, faiz oranını artırıp bir de kredi vermeye istekli olamazlar.

Yani aynı faizde banka ne kadar büyükse kredinizi onaylama olasılığı da o kadar artar.

Tabi ki kredi onay kararında tek değişken bankanın büyüklüğü değil; geçen hafta değindiğim gibi banka kredi verirken başka bir çok kriteri değerlendirir. Ama bankaların büyüklüğünün onay oranında çok önemli bir etkisi olduğunu akılda tutmakta fayda var.

Yine de size önerim, kredi almak istiyorsanız tek bankaya başvurup sonucu beklemeyin. Farklı bankalara başvurun, ve kredi olasılığınızı artırın. 

Yazar : Filiz Kütaş